prometheus

Durum: 1624 - 0 - 0 - 0 - 09.08.2018 09:43

Puan: 6496 -

9 yıl önce kayıt oldu. 2.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 82

the fall

1981 yılında çekilen, bulgar filmi yo ho ho'dan esinlenilerek çevrilmiş filmdir. zaten filmin sonunda jeneriklerde de bu notu düşmüşler. ayrıca film bana fena halde the cell'i hatırlatmıştır. filmden sonra "kimmiş bunun yönetmeni?" diye bakıp tarsem singh olduğunu görünce taşlar yerine oturmuş oldu, zira the cell'i de bu zat çekmişti. siyah beyaz harika fotoğraflar ve klasik müzikle başlayan görsel bir şölen mi desem, gerçeküstü ve/veya avangard bir duruş bir rüya bir şiir mi desem bilemedim. yalnız esas oğlana "kızı da bizi de ne diye ağlatıyosun bre densiz" diyerek dalasım geldi bir ara...

bir de şu var: filmin sonunda hani siyah beyaz eski filmlerden sahneler vardı, hani evin ön cephesi yıkılıyorda adam tam pencereye denk gelip kurtuluyordu, işte o sahnelerdeki adam "gülmeyen komedyen" buster keaton idi. saygıyla analım...

tecavüze uğrayan doğursun gerekirse devlet bakar

sen devlet olarak, tecavüz etmeyecek bilinçte insanlar yetiştireme, tecavüze uğrayan kızlara "psikolojisi bozulmadı" de, tecavüzü bir sorun olarak ele alıp nasıl engelleyeceğine dair hiçbir girişim yapma, politika belirleme, sonra çık "gerekirse" devlet bakar de. gerekmezse ne olacak peki, gerekip gerekmediğine kim karar verecek? hadi diyelim gerekti, devletsin ya baktın, yetimhanelerinde o çocuklar ne şartlarda büyüyüp yetişecek? birbirlerine tecavüz ederek mi? veya personelin tecavüzlerini sineye çekerek mi? bunlar büyüyünce nasıl insanlar olacaklar, dindar mı? o kadının o yaratığın çocuğunu dokuz ay karnında taşımama hakkı yok mu? sorular uzaar gider, asıl anlamadığım ne tür bir sapıklığın kapsamına giriyor bu olanlar, bu duyduklarımız, bu yaşananlar?

sevgiliyi eski sevgilisinin sevgilisiyle aldatmak

sevgiliyi onun eski sevgilisinin sevgilisiyle aldatmak heteroseksüel ilişki, sevgiliyi kendi eski sevgilisinin sevgilisiyle aldatmak homoseksüel ilişkidir. tabii ki istisnalar olabilir.

nagehan alçı

kafayı okan bayülgen'e de takan şahsiyet. ha! atatürk'e diktatör dedikten sonra okan'a saldırması devede kulak gerçi. elite kitch olduğunu düşündüm bir an ama nazlı ılıcak'a da "katılmıyormuş"... reha muhtar'a göre elite kitch nazlı ılıcak... nagehan bacım sen nesin bu durumda, çözemedik yahu?

saçma sapan hayat felsefesi olan insan

hayatı işine geldiği yerden yontup kalanını felsefe edinen insan. bunlar asırlar evvel tartışılıp bitirilmiş konuları da kendi keşifleri sanarlar bazen...

- abi hepimiz atomlardan oluşmuyor muyuz? atomlardan oluşuyoruz, yani aslında akıp giden bir atom nehrinde biçim değiştiren atomlarız bizde.
- ne o demokritos mu kesildin başımıza?
...
- abi aslında zaman diye bir şey yok. madde enerji hepsi bir bütün. zaman dediğin biz insanların uydurduğu bir yanılsama.
- sen eve git istersen, ama bu saatte otobüs bulamazsın, sabaha kadar durakta beklersin! en iyisi ben sana yatak açayım sabah ben işe giderken beraber çıkarız.
...
- abi benim hayat felsefem aslında şu: ana bir bacı iki gerisini salla ziki!
- kulağa hoş geliyor, nasılolsa senin anan benim anam değil... anladın?

tevfik gelenbe

nam-ı diğer arap bacı... (karagöz hacıvatta ve ortaoyununda zenne karakterine tekabül eder.)

cehenneme gitmenin en kısa yolları

her şeye iyi gelen zaman sizi kanatır

'ey sanat, her şeyi hayata dönüştüren' son sözüyle biten şiirden bir dize. sadece bu iki dize, sanki bize "çareyi zamanda arama" der gibi değil mi?

comic sans ms

ilk görüşte sevilen, zamanla tanıdıkça vazgeçilen yazı karakteri.

hastasına acıyan doktor

hafefobi

insanlara temas etme, dokunma, dokunulma korkusu.

(bkz: haphephobia)

23 ekim 2011 van depreminde ölen öğretmenler

"oh olsun! yardım etmeyin, işte hakkın adaleti... " diyen, yardım kolileri içinde taş ve türk bayrağı gönderen dravdan milliyetçilerin, facebook kahramanlarının, klavye delikanlılarının, cahillerin, aptalların, şerefsizlerin, gericilerin, faşistlerin, concoşların, tatlı su liberallerinin, iyi gün dostlarının, şekilcilerin, utanmazların, insanlıktan nasibini almamışların, özal piçlerinin, apolitiklerin, bana dokunmayan yılan bin yaşasıncıların, insan müsfettelerinin vesair bilcümle akrabalarının, görmediği göremediği ve hiçbir zamanda göremeyeceği insan evlatlarıdır bu öğretmenler. sadece öğretmenlerde değil, mecburi hizmetini yapan doktorlar, puanı düşük olduğu için vana gitmek zorunda kalmış ve barındıkları öğrenci yurdu çöktüğü için altında kalan üniversite öğrencileri ve bilcümle benzerleri... ve onların eşleri, sevgilileri, anaları, babaları, akrabaları, arkadaşları ve afet bölgesinin günahsız yerel halkı... bilsinler ki kendileriyle aynı yolda başkaları da var ve bilsinler ki bu gün onlara "oh olsun!" diyenler veya onların çocukları da bir gün o göçüğün altında kalacaklar... bu olacak ve ben değil belki ama "bizden" biri o göçüğün üstünde, bir gün mutlaka kazma sallıyor olacak!

yalan söyleme belirtileri

acemice olunca tespiti kolay belirtilerdir. kişinin normalde sıkça kullanmadığı ifadeleri arka arkaya kullanması, söyleyecek bir şey bulamadığı için zaman kazanmaya uğraştığına yorulabilir. örneğin: "eliflerde ders çalıştık, ondan sonraaa, annesi babası evde yoktu kız kıza eğlendik, ondan sonraaa nilay dışarı çıkalım dedi ama çıkmadık, ondan sonraaa..."

şehit babasına hapis cezası

hakkari çukurcada şehit olan halil kömür'ün babası ahmet kömür'e, mahkeme salonunda başbakana hakaret ettiği gerekçesiyle verilen onbir aylık ceza. helal olsun devletime, helal olsun başbakanıma, yargı sistemimize helal olsun... sen kimsin başbakana laf söylüyorsun, "askerlik yan gelip yatma yeri değil" oğlum, "sayın öcalan"ın adamları alt tarafı oğlunu öldürdü, sinirlenip iki laf etmeye ne hakkın var? yürü be t.c., kim tutar seni!

kifayetsiz muhteris

çok konuşup, sürekli hareket edip, sırf lafla, kuru gürültüyle etraflarında çok şey yapıyormuş, her şeyi kendi yapıyormuş algısı yaratmaya çalışanlar da bunlardır. kendi başarılarını abartır, ekip arkadaşlarının başarılarını sürekli gölgelemeye çalışırlar, sonuçta aldıkları yol bir arpa boyu bile değildir.

ver gaz

kendi rızası var

18 yaşından küçükleri bağlamamasını beklediğimiz karar. reşit olmak diye bir şey var; sen rızası olsun olmasın 18 yaşından küçüğe ehliyet veriyor musun, vermiyorsun; bara girebiliyor mu, sigara alabiliyor mu, oy verebiliyor mu... e kendi rızası var, oldu mu şimdi, olmadı!

dog day afternoon

ülkemizde "köpeklerin günü" adıyla gösterilen film. al pacino ve arkadaşları banka soymayı denerler, derken işin içine medya karışır, olaylar gelişir...

kız mıdır kadın mıdır bilemem

kadındır; bu lafı edenin (laf çünkü bu) annesi de kadın, e cennette annelerin ayağının altında olduğuna göre, bu lafı edende iddialı müslüman olduğuna göre, ya artniyetli bir laftır, insanları itaatkar ve protestocu diye ayıran, ya kadınları sevişen - sevişmeyen diye ayıran, ama ille de ayıran, bölen, parçalayan bir laftır. evet kesin öyledir...

(bkz: mahkemeye versen donumu alırsın o da beyaz slip)

grubal enfeksiyon

  • /
  • 82
Henüz hiç başlık açmamış.
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1624

Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.