acil servis

yaşamak zorunda kaldığım olaylardan kaynaklanabilir, bana göre tam tanımı, can pazarının yaşandığı yerdir.
acı siren sesinin susup, umuda nefes aldığınız yerdir. yaşananları kelimelere dökmek neredeyse imkansızdır. bilinçsizce yanında koştuğunuz sedyede sevdiğiniz, canınız yaşamla ölüm arası ince bir çizgideyken, akvaryumda gibi hisseder insan kendini. sağlık görevlileri anlamadığınız terimler mırıldanırlar, nöbetçi doktor sedyeyi karşılar, bir sürü soru sorar. dikkati toplayıp cevap vermek lazım. detayları kaçırmamak lazım. sorular tamamlandığında, yolun sonudur refakat için. kocaman bir kapıyı yüzünüze kapatırlar.bekleyin! komutuyla. buradan sonrasına "giremezsiniz".
boş boş etrafa bakakalırsın. kimi acıyarak, kimisi duyarsızca size bakan insanlar olduğunu o zaman farkedersin. farklı acil alanlarını beklerler.hastanı düşününce neresi acillik bu bekleyenlerin? diye hızlı bir soru geçer zihninden. yanıtından vazgeçersin. hastandan, canından haber alabilmek için, uzun bir gece, bir sürü soruya gebedir.
o cevap çok uzun süreler sonra gelir, bazen umut yüklüdür. bazen tutar yere çarpar, kaldırır, bir daha vurur.
ama umut, ah o umut! taşınmasa ya o gizli cepte. hiç kalkamazsın yerinden ama, kaldırır.

(bkz:sarı alan)
(bkz:yeşil alan)
(bkz:kırmızı alan
düzeltme: yazarken, yaşamışım. çok fazla hata vardı. affola!