anne olmak

hayata kafa tutmanın en canhıraş yoludur. bir yanınız bahar bahçe bir yanınız zemheridir her daim. her doğan yeni gün yeni bir annelik öğretir size,yaptığınız hiç bir şey yetmez , hep az bulursunuz hep eksik. siz de çocugunuzla büyür bilmediğiniz yönlerinizi keşfedersiniz, örneğin ne çabuk ağlayabildiğinizi, yufka yürekli olduğunuzu.tüm yüklendiklerinize karşın bu sizin seçiminizdir çünkü annelik bir vazgeçiştir, her vazgeçiş acılarını da barındırır içinde .bu ''annem'' sözcüğündeki büyü sizi sarıp sarmalamıyorsa işiniz zor, işte tam da bu yüzden her kadın anne olmak zorunda değil bence, anne olmamayı seçmek de bir hak.
kesinlikle herkesin tercihi değil. bu doğru. hatta çocuk kadar aklı yok çocuk isteyenin dedi kuzenim geçen gün daha.
çocuklar bazen daha akıllı olabiliyorlar oysa ki.

ben de tercih etmiyordum. ama nasıl oldu bilemiyorum, çok istedim sonra. ne zaman oldu, onu da bilmiyorum. ama bunu farkettiğim anda vazgeçilmez bir tutku, uğrunda her şeyi yapabileceğim bir istek oldu. gerçekten de çok çabalamam gerekti anne olabilmek için.

şimdi düşünüyorum, bıraksaydım ucunu, peşinden koşmasaydım bu isteğimin, nasıl olurdu bugün hayatım. belki daha rahat hareket ederdim, istediğim zaman istediğimi yapardım bir sürü şeyi ayarlamaya gerek kalmadan. daha başıboş hareket edebilirdim ama daha özgür olabilir miydim emin diilim.
özgürlükten ne anladığı da çok farklı oluyor insanların.

sorumluluk alıyorsun mutlaka, karar vermeden önce düşünmen gerekiyor defalarca. bu özgürlüğü kısıtlayan bir durumsa özgür olmak diil sadece mutlu olmak tercihim. bundan eminim.

ben mutluyum peşinden gittiğim için, hiç bir şeyin peşinden gitmedim oysa başka, büyük tutkularım, hırslarım olmadı hayatta.
sadece eve döndüğümde onlarla kucaklaşmak, gülen yüzleri yetiyor her türlü sıkıntımı, yorgunluğumu unutmama.

anne olmak her şeyden üstelik kendinden vazgeçmek diil. bunu düşünen bence iyi bir anne olamaz zaten. kendinden vazgeçen hiç bir birey mutlu olamaz ve mutlu edemez kimseyi. mutlu olmayan bir annenin sadece çok severek çocuklarını mutlu edebileceğini düşünmek büyük hata.

yeni bir hayat başlıyor annelikle önünüzde. evet zor. ama kolay olan şeylerin de pek değeri olmuyor zaten.

kendini daha iyi tanıyorsun, yeniden keşfediyorsun. bir çok şeye çok farklı gözlerle bakmaya başladığınız anda aslında farklı bir özgürlük algısının kapıları açılıyor önünüzde. daha önce yapmaya üşendiğiniz ya da cesaret edemediğiniz pek çok şeyin karşısında daha atılgan daha istekli oluyorsunuz. her şeyi yeniden öğrenmeye başlıyorsunuz, takip etmeye çalışıyorsunuz, yeni kapılar açılıyor hayatınızda.

hayatla olan bağınızı güçlendiriyor bence annelik. vazgeçmemek, ısrar etmek gibi daha önce tanışmadığınız duygularla tanışıyorsunuz. sahip çıkmak, onlar için hayatı güzelleştirmek, güvenli kılmak duygusu daha önce adım atmadığınız bir çok alana çekiyor sizi, daha girişken oluyorsunuz.

ama kesinlikle tercih meselesi. tercih edilen edilmeyen her şeyde olduğu gibi sonunda zorluklar, pişmanlıklar olabilir.
dilerim hiç bir anne böyle bir pişmanlık yaşamaz ve anne olmayan, olmak istemeyen hiç bir kadın da eksikliğini hissetmez ömür boyu.
acayip şeydir, yavrucağın kakası ile bile gurur duymaktır, annem, canım ciğerim, ne güzel yaptın bravo, sonra onunla, bununla, komşunun kızıyla, oğluyla sizi kıyaslayan annenize gıcık kapmak gibi neticeler de verir kimi zaman.
kaka deyip geçilmesin tabi, herşeyin yolunda olup olmadığının en somut delilidir, sevinir insan,
seneler sonra kışın tatil yapmak demektir.
çalışmadığın zaman gün içinde yapılacak ne çok şey varmış farketmektir.
ölesiye sevmektir bazen ve bu ölüm benliğe dairdir çoğu kez.
çok özel bir duygudur. biz erkeklerin hiç bir zaman tam olarak bilemeyeceği.

yıllar geçip giderken yaşlandığınızı hissedersiniz.
işler güçler ile ilgilenmekten annenize zaman ayıramazsınız.
sonra anneniz ile geçirilecek çok zamanınızın kalmadığını fark edersiniz.
ömrü sizin iyiliğinizi düşünmekle geçmiş olan o vefakar kadını üzdüğünüz anlar geliverir peşi sıra aklınıza.
boğazınız düğümlenir gibi olur. gözleriniz yaşarır. iş çıkışı gidip dizine başınızı koyar öylece kalırsınız.
hiçbir zaman tadamayacağım bir duyguymuş gibi geliyor
bir söz vardır; “anlatılmaz, yaşanır” diye.

biz erkeklerin hiç bir zaman tam olarak bilemeyeceği.
sirkte çalışmak gibi bir şeydir:
sabahları uyandırabilmek için şaklaban,
bir tabak yemeği yedirebilmek için cambaz,
ders çalıştırabilmek için hokkabaz,
gece uyutabilmek için sihirbaz(u: artık var) olmak gerekir.
evde kalmadıkları gecelerde bebelerinin boş yataklarına hüzünle bakmak bazen.

hem "ne güzel, büyüyorlar artık" diyorsunuz
hem de "allaam büyüyor bu sıpalar, gün gelecek çekip gidecekler, kendi hayatları olacak, ben de gelseler de görsem, öpsem, koklasam diye bekleyen bir anne olucam hala burda" diye çaresiz düşüncelerle gözleriniz yaşlı yazıyorsunuz böyle salak salak.
doğada doğurganlıkla eşdeğer görülen durum.

bir penguen yumurtlar. yumurtasını, buza değdirmeden eşinin ayaklarına aktarır ve doğacak bebekleri için yiyecek bulmak için kilometlerece yol gider, gelir, bebeklerinin doğumuna yetişir ve onları kursağında öğütmeden tuttuğu besinlerin lapasıyla besler doğduklarında. vücut hacminin yarısını yumurtaları sıcak tutmak için hareketsiz ve besinsiz geçirdiği dönemde kaybeden erkek penguene gelir daha sonra beslenmek ve doğmuş yavruları beslemek sırası.

doğanın bu kadar net ve uyumlu düzeninde neler oldu da insan ırkından bir erkek, yuvasını terketti ve kadın doğurduğu ve büyümelerine şahit olduğu çocuklarını bir binanın tepesinden atacak bir psikopata bağlandı, merak ediyorum.

bence bu devirde sosyologlara, psikologlara çok ama çok ihtiyacı var toplumu yönetmekle, düzeni sağlamakla yükümlü devletin, sosyal kurumların ve sivil toplum örgütlerinin.

penguenler hala aynı hayatı aynı sağlıklı döngüde yaşıyorlar.
sorun uygarlaşmış olduğunu iddia eden insan türünde ve o türü düzen içinde tutmaya çalıştığını iddia eden doğasına aykırı düzenlemelerde, toplumda ve bilinçsizce oy verdikleri, kendi kuyularını kazan, insanı insana kırdıran, bireyi izole eden, yalnızlaştıran, bencilleştiren artık çalışması mümkün olmayan sosyal yönetimlerde.
an itibariyle 4 hafta 3 gündür aday olduğumu söyledikleri şeydir.<br />bekar girdim bu sözlüğe, evlendim, şimdi de anne oluyorum. tarihe not düştüm kendimi...
  • /
  • 2