fairy tale

alexander rybak'ın 2009 eurovision yarışmasına norveç adına azerbaycan'ın başkenti bakü'de katıldığı ve yarışmayı kazanığı parça

10 kasım

her yıl saygıyla ve minnetle andığımız atamızın ölüm yıldönümüdür.

oyun hamuru

ce işaretinin olup olmadığı takip edilmesi gereken aktivite ve gelişim aracı. zira işaret ürünün avrupa biriliği standartlarına uygunluğu ve sağlıklı olduğu konusunda bilgi verir.

bebekle uçak yolculuğu

seyahat sırasında oyuncak, boyama kitabı veya masal kitabı, atıştırmalık yiyecek veya sakız bulundurulması gereken seyahat.
olası her durumu gözden geçirip, "cabin crew double cross check" yaptıktan sonra uçun uçabildiğiniz kadar....

unicef

çocuklar üzerinden ülkelerde konuşlanan, sokaklarda topladığı yardım paralarının maalesef %40'ının dağıtıldığı ( kalanı organizasyonun yürümesi için harcanıyormuş), yaptığı kampanyalarla bilinçaltı pazarlama yapan yardım örgütümsü.

istanbul'da park yeri

bulamadığım için evin bulunduğu ada’nın etrafında 8 tur atıp sonunda arabayı 3 sokak arkaya bırakmak zorunda kaldığım istanbul’da boşu ender bulunan alan.
maltepe sahil parkında 2.800 araçlık bir otopark var. bazı günler orda bile yer bulunamıyorsa istanbullular için ne kadar değerli olduğunu anlayabiliriz.(bkz:maltepe sahil parkı)

herkesin bir takıntısı vardır

ilkokulda" gördüğünüz her yazıyı okuyun, tabelalar dahil " diye tembihleyen sevgili öğretmenimiz sayesinde her tabelayı ve duvara monte herhangi bir nesine üzerindeki yazıları okuma takıntısı.

çocukların oyun oynamayı bilmemesi

gelişen ve değişen dünya, teknoloji sebebiyle oyun kültürünün de değişmesi kaçınılmaz.her şeyin birbiriyle paralel olduğu, bir çocuğun oyun oynamasını bilememesinin maddelerce sebebi var.
bir yandan bilgisayarlardan telefonlardan anlayan çocuklardan gurur duyan anneler, bir yandan da paylaşım, sokak kültürü, hayal kurma beklentisine de girmektedir. peki bu nasıl olacak anne ve baba çalışırken ?
ver okula sonra gel yakın .
her cümle öyle tartışalısı konular ki ...

seviyorum seni sözlük

sözlükte yazmanın zevkini anlatan hem iç hem dış ses.

italyan erkeği

türk erkeklerine göre daha hümanist, kibar, kadın ruhundan anlayan ve kadını el üstünde tutan bir anlayışları olduğu için daha yakışıklı oldukları yanılgısına düştüğümüz erkek topluluğu.

tuna kiremitçi

şair, müzisyen ve köşe yazarı.

tek bir şiirini okumuş değilim, ne de bir köşe yazısını. hiç merakımı cezbetmedi, belki de adını ilk duyuşum yine aynı yeteneklere sahip ve aynı işlerle iştigal eden ünlü bir hanımefendinin gamzelerden, kendisinden ve tuna kiremitçiden bahseden köşe yazısını okuduktan sonra aklımda hep bir magazin kişisi olarak kalmasındandır.

müzikle ilgili işlerini ise severek takip ediyorum. sesini, yorumunu beğeniyorum. "tuna kiremitçi ve arkadaşları" adlı müzik projesi ise bir harika. son olarak, adam tehlikeli derecede yakışıklı !

edit: imla

kaktüs

gövdeleri etli ,sulu ve yassılaşmış ,yaprakları da diken şeklini almış bitkilere denir.
yunancada “dikenli bitki” anlamına gelen “kaktos” kelimesinden gelmektedir.
en sevdiğim evimde de 40 çeşitini baktığım bana göre en güzel bitki türü

su içsem yarıyor

kilo ile başı belada olan insanların durumlarını anlatmaya çalıştığı betim. su için yeter ki yarasın. biz olayı yanlış anlamışız :)

komşuluk

4 senedir aynı binada oturuyorum. ve hala karşı komşumla merhabam yok. ayıptır yahu.

ayrılık çeşmesi

ayrılık çeşmesi isminin hakkini veren durak ismidir. kadıköydedir. savaş zamaninda yaşanan ayriliklarin ve cabuk gitsin dönsün diye arkasindan su dökülen yerdir. fakat günümüz insan icin sadece marmaray duragidir bu da ayri bir hüzün sebebidir

çay

çernobil sonrası yıllarca içemediğim içecek. oysa bakanın teki tv'lerde çocuk kandırır gibi "bak radyasyon felan yok, bak içiyorum demişti" de içmişti. anarşist miydik biz? niye içmemiştik? tembellik işte. su koy, çay koy demle. sıcak tut. bir sürü uğraş.

kadını döven erkeği de bir kadın yetiştirdi

erkek egemen toplumun nimetlerinden(!) fazlasıyla yararlanmış kadındır.
babası doğumuna sevinmemiş, erkek çocuk istemiştir. kendinden küçük erkek kardeşlerine hizmet ettirilmiş, yine erkek kardeşleri okula devam ederken, ev bahçe hayvan işçisi olmuştur. babasının beğendiği biriyle evlendirilmiş, başka bir eve işçi, aşçı, hizmetçi olarak gönderilmiştir.
kendisi çocuk yaştayken anne olur. eziyet çekse, dayak yese de koca yanında kalacaktır. baba evinden istenmez. gelinlikle çıkan, kefenle döner ancak. hikayemiz başa sarmıştır. o da istenmeyen kız çocukları doğuracaktır.
bir garip çarktır bu döner gider. nice kadını öğütür, yutar. gelenek, görenek, töre, namus diye diye kurban veriyoruz kadınları. döveni de dövüleni de o büyütüyor çaresizce. istenmeyen kızı da, beklenen kıymetliyi dünyaya getirdiği gibi.
kadınlar, doğurduğu çocuğun cinsiyetinden bile sorumlu tutulan kadınlar, dövülüyorlar, sakat kalıyorlar, ruhları yaralanıyor, ölüyorlar birer birer ve kimse bir şey yapmıyor!
not:düzeltme

anduril

orta dünyanın adalet timsali kılıç.

satıcı

verdiği sözlerin arkasında durmayan, randevularından vazgeçen, arkadaşlarını savunmak yerine onlara arkasını dönen kişiliksizdir.

bokuna muhalefet olmak

ülkemizin siyaset anlayışıdır.
asla düşünmez, tartmaz, anlamaya çalışmazlar. kim ne yapsa öteki tü kaka der. işin kötüsü bu siyasettir, içeriğinde bunların olduğu bilinir ancak insanımız bunu kabul etmek istemez.