yanlış anlama

yanlış anlaşılacak bir şeyler söyleyip sorumluluğu karşı tarafa yıkma kolaycılığı.
itici bir öbektir, pek sevilmez. kullanana uygun cevabı vermek mübahtır.

nefis yemek tarifleri

ev hanımlarının baş tacı internet sitesi. mobil uygulaması vardır.
bakmadım, yapmadım diyen azdır. uygulamayı telefonunuza indiriyorsunuz. istediğiniz tarifi favoriliyorsunuz. tarifler denenmiş olduğu için çoğu zaman birebir tutuyor ve lezzetli oluyor.
resim ve videolar işinizi kolaylaştırıyor. hatta tarife kendi notunuzu ekliyorsunuz ve bir sonraki sefer ona göre yapıyorsunuz.
sen çok yaşa nyt mutfak.

atatürk çiceği

dünya da bir liderin ismini taşıyan tek çiçektir.
en güzel çiçek..

bayan yanı dergisi

müge anlı

iki lisans, bir yüksek lisans diploması olan ve üçüncü lisans diplomasını almasına ramak kalan türkiye'nin müfettiş gadgetidir.

dolma kalem

en özel günlerin, anılarının yazıldığı kalemdir. yazmaya kıyamadığınız,sakladığınız, kırtasiye sever insanların göz bebeğidir.

cilt bakımı

belli bir yaşın üzerinde ve belli zamanlarda nem dengesini düzenleyebilmek ve temiz kalmasını sağlamak için şart olan işlemlerdir.
annelerimizin zamanında su-sabun yetermiş, bizlere soda veya temizleyici tonik önerirken, günümüzde çeşitlilik o kadar arttı ki seçim yapmak güç. markalar ürün yelpazesini genişlettikçe, kadınların işi daha da zorlaşıyor. fiyat fayda dengesini bulup, o üründen şaşmamak lazım galiba.

un

biri yukarı, diğeri aşağıya bakar iki harfin birleşiminden oluşmuş kelime.

karakovan balı

şifa niyetine baldır.
içi oyulmuş, iki tarafı da bir tapayla kapatılmış bir kütüğün içine arıyı oturtmakla yapılan ilkel ama en doğal arıcılık türü, yani aslında adı üretim şeklinden geliyor.

karadeniz bölgesinde yaygın olarak yapılıyor ve çok zor ve meşakkatli bir arıcılık türü.
balını farklı kılan asıl özellik ise içindeki peteği dahil her şeyin tamamen doğal olması ve asla insan elinin değmiyor olması. petekler doğal olduğundan süzmeden tüketilir, bu sayede mum ve balın yanı sıra polen de daha fazla tüketilmiş olur.

bal, atmosferden nem çekme özelliğine sahiptir. şöyle ki; bileşiminde %17,4 oranında su bulunan bal, nispi nem oranı %58 olan bir ortamda dengededir. bal, çevre neminin %58’in üzerine çıktığı durumda su emer ve altındaki oranlarda su kaybeder. bu özelliğinden dolayı, bal katılmış besin maddeleri ve hamurlu yiyecekler tazeliklerini ve yumuşaklıklarını uzun süre korumaktadırlar. balın akıcılığı, içindeki su ile yapısını oluşturan maddelerin miktarına bağlıdır. süzülme işleminden sonra ısıtılırsa daha akıcı olur. ancak vitamin ve mineral değerlerinde azlama olduğu gibi şifa değerlerini de sıfırlayan bir işlemdir ısıtma işlemi.

balda normal koşullarda %17-18 dolaylarında su bulunması gerekir ve bu durumun en kötü durumda %25’i geçmemesi istenir. çünkü su, balın özelliğinin bozulmaması, kristalleşme vb. bazı faktörler açısından çok önemlidir.balın rengi her zaman aynı değildir. bu renk, balın yapısını oluşturan elemanların farklı dalga boyundaki ışıkları farklı şekilde absorbe(emmelerine) etmelerine; bal özünün toplandığı çiçeklere ve toplandığı bölgeye göre renksizden koyu esmere kadar değişir. hatta amerika da kuzey carolina’da kaynağı belli olmayan mavi renkli bal vardır.balın genel yapısı içinde, karbonhidratlı maddeler olan şekerler %95-99 oranında bulunurlar. baldaki 17 tür şekerin 9 tanesi kesin olarak bulunmuş, ancak 6’sına bazı araştırmalarda rastlanmıştır.balda sitrik, malik, formik ve asetik asit vardır. ancak en önemlisi glukomik asittir. proteinlerin yapıtaşı olan amino asitler de balda bulunur. balın çok tatlı olması, asitliğinin fark edilmemesine neden olur. balın tadınıo ve kokusunu, balı meydana getiren maddeler oluşturmaktadır. özellikle malik ve sitrik asitin, tat ve kokuda etkili olduğu bilinmektedir.balda %0,17 oranında kül de bulunmaktadır. balda en fazla bulunan mineraller kalsiyum ve fosfordur. bunlardan başka potasyum, kükürt, sodyum klorür ve magnezyum gelmektedir. ayrıca iz elementlerden bakır, iyot, demir, manganez ve çinko da eser miktarda balda bulunur.baldaki vitamin miktarı, polen ve nektar kaynaklarına göre değişir. bu vitaminler şunlardır; tiamin(b), riboflavin(b2), askorbik asit(c), piridoksin(b6), pentotenik asit(b5) ve nikotinik asit(b3)’tir. bal süzme işlemi sırasında bu vitaminlerin büyük bir çoğunluğunu kaybedebilir. bu yüzden bu işlemin sonderece dikkatli yapılması özellikle ısıtma işleminin uygulanmaması gerekir.bal, bir süre sonra (3 ay ile 1 yıl arasında değişir süre) içindeki dekstrozun fazlasının kristalleşmesi ile şekerlenir. bazı tür ballar petek içerisinde kristalleşebilirken, bazıları hiç kristalleşmezler. balın kristalleşmesine engel olan sıcaklık 13,8 c’dir. yapılan araştırmalarda, bu derecenin altında ve üstündeki sıcaklıklarda şekerlenme olur. balın kristalleşmesi, kalite bozukluğunu ifade etmez. ancak tüketici gözünde olumsuz etki yapar. kristalleşen balın, 40-45 derecede 1 saat kadar ısıtılması eski durumunu almasını sağlar. 45 derecenin üzerindeki sıcaklıklarda bal vitamin değerlerini yitirir.her balda bir miktar maya bulunur. baldaki su miktarı ile maya miktarı doğru orantılıdır. su artarsa maya da artar. balı bozan ve ekşiten en önemli faktörlerin başında da maya, su ve balın uygun olmayan depolama koşulları gelir. araştırmalara göre %17,1 den daha az su içeren balların maya miktarı ne olursa olsun 1 yıldan önce kesinlikle ekşimediklerini ortaya koymuştur. bal mayaları 11c derecenin altında faaliyet gösteremediklerinden, sıcaklığı 10c derecenin altındaki depolarda saklanan ballarda ekşime ve bozulma görülmemektedir.bal doğallıktan ayrıldıkçave çeşitli amaçlarla insan tarafından uygulanan işlemler arttıkça kalitesi bozulmaktadır. balın kalitesi bozuldukça ve içine yabancı madde karıştıkça korunması da o denli zorlaşmakta ve bozulmanın önüne geçilememektedir. iyi olgunlaşmış, su oranı normal olan saf nektar balları, çabuk bozulmaz ve saklanmaları kolaylaşır.karakovan balının kalitesini belirleyen kovanın içinde bulunduğu floranın zenginliğidir. kaçkar dağları ise floral zenginliği, yani doğal ortamda bulunan ve yetişen bitki çeşitliliği ile ün salmıştır.

kaçkar dağlarındaki karakovanlarda yaşayan arılar bu flora içerisinde sayısız çeşitdeki çiçeklerden nektar ve bal özü toplayarak bal üretirler. bu neden bu yörenin balının şifa verme özelliği çok daha fazladır. doğal kaçkar karakovan balı son derece değerli, çok kaliteli ve besin değeri yüksek bir baldır. ballı süt tarifi büyükler için de geçerlidir. kış hastalıklarına karşı vücudu korur, direnci artırır. her gece içilen bir bardak ballı süt vücudu hastalıklara karşı korur.doğal kaçkar karakovan balı son derece değerli, çok kaliteli ve besin değeri yüksek bir baldır. bu balı tüketirken aşırıya kaçmamak gerekir.sabahları aç karnına bir tatlı kaşığı alınabilir, bu midenizi ve boğazınızı temizler ve mide yaralarınızı iyileştirir.veya aç karnına ballı sirkeli karışım içilir. vücut temizlenmeye başlar, böylelikle vitamin kaybı olmadan kilo vermeye yardımcı olur, metabolizmayı hızlnadırır.bunun dışında kahvaltıda yine aşırıya kaçmamak üzere tüketilmelidir.bal ısıtılmamalı veya pişirilmemelidir.

eğer bal bazı yiyeceklere katılıp pişirilir gibi bir tarif varsa itibar etmeyiniz. bal kaynatılınca içindeki enzimler azalacağından vitamin değeri de azalır. önce diğerleri pişirilir, ılıyınca bal ilave edilir.çocukların gelişiminde çok değerli bir gıda olan bal, kızarmış ekmek, tarçın ve kaymakla verilebilir. yalnız 1 yaşından küçük çocuklara yedirilmemelidir.ılık süte bir tatlı veya yemek kaşığı güneş kaçkar bal katılarak çocuklara verilebilir. böylelikle çocuklara hem süt sevdirilmiş olur hem de çok değerli bir besin sağlanmış olur.ballı süt tarifi büyükler için de geçerlidir. kış hastalıklarına karşı vücudu korur, direnci artırır. her gece içilen bir bardak ballı süt vücudu hastalıklara karşı korur.

adele ağrıları, titremesi, uyuşmasının giderilmesinde,ağrı ve sancıların giderilmesinde,ağız yaralarının iyileştirilmesinde,akciğer hastalarının iyileştirilmesinde,bademcik iltihabının yok edilmesinde,bağırsak gazının, iltihabının giderilmesinde,baş, göğüs, karın ağrılarının giderilmesinde,baş dönmesinin giderilmesinde,bel ağıralarının giderilmesinde,beyin hastalıklarının iyileşmesinde, felç ve sinir hastalıklarını gidermede,cilt bozukluğunu, lekelerini gidermede,cinsel gücü artırmada,damar sertliğinde, damar tıkanıklığını yok etmede,gözleri güçlendirmede,halsizliğin giderilmesinde,hazmı kolaylaştırmada,hafızayı güçlendirmede ıştah açmada,kabızlığın iyileştirilmesinde,kalp çarpıntısını gidermede kanın temizlenmesinde,kemiklerin kuvvetlenmesinde,nezle ve grip hastalığının tedavisinde öksükrüğün, nefes darlığının, astım hastalığının tedavisinde,romatizma ve siyatiğin tedavisinde,sarılık hastalığının iyileştirilmesinde,sedef hastalığının giderilmesinde sonderece etkili olduğu klinik denemelerle kanıtlanmış ve halk arasında yüzlerce yıldır doğal ilaç olarak kullanılıyor.

yatağa üçüncü diye ev işi yaptıran çift

bu ülkede ağız tadıyla fantezi de yapılamayacağını gösteren meseledir.

hazır sözlüğümüz yeni açılmış biraz iç dökeyim dedim.
geçenlerde öyle gezinirken yataklarına üçüncü olarak tek erkek arayan bir çifte denk geldim. ne güzel iştir o, hemen mesaj attım dedim ben gelirim. elitim, düzgünüm, iyi sevişirim. seks tanrısı seçilecek olsa beni seçerler o derece iddialıyım yani. hemen güzel bir mesaj yolladım. kendimi tanıttım.
başladık bu çiftle muhabbete.

bir ara adam bana tamirdir, tadilattır o işlerle aramın nasıl olduğunu sordu. meğer bu çiftimizin tadilatçı fantezisi varmış. işte ben tadilatçı kılığında eve geleceğim işte 3-5 bişeylerle ilgilenip, iki vida sıkarken kadın içeri girecek ve ah ne güzel sıkıyorsunuz vidaları, beni de öyle kuvvetli sıkın, kocam sıkıştırmayalı çok oldu diyecek ve sonrası malum. olaylar gelişecek.

eh konuşunca gayet mantıklı geldi.
tamam dedik. tarih, yer ayarlandı bastık gittik evlerine.
kapıyı adam açıyor, hatun piyasada yok. ilk iş bir kıllandım ama eve de bir kadın eli değdiği belli. neyse ki içeriden seslendi kadın hoşgeldin, şimdi geliyorum diye. en azından bir rahatladım kadın var diye. belli olmaz bu işler, kadın diye gidersin kallavi bir harun abi çıkar bütün hevesin içine kaçar.

geçtik bir yatak odasına. adam hikayeyi anlatıyor. ben dolapla ilgileneceğim işte o ara hatun gelecek filan. öyle şevkle anlatıyor ki lan bir yerde kamera mı var dedim, film mi çeviriyoruz yani. o ara zaten başka kırık dökük eşyalar da getiriyor. dolap desen menteşenin vidası paslanmış, değişmesi lazım. iş çok. sen başla bizimki geliyor dedi. ben boş bekleyeceğime şu işe el atayım dedim. sağolsunlar alet edevat da hazır. arada geçti 10 dakika gelen giden yok. ben de vida işini bıraktım, kırık sandalyeye çivi çakıyorum. o ara adam geldi nasıl gidiyor diye. dedim işte çivi var hah iyi iyi deyip gidecekken durdurdum adamı. abi çivi tamam da yengeye ne zaman çakacağız, olayımız o biliyorsun diye sordum. adam bir bozulur gibi oldu hani karım hakkında nasıl konuşuyon lan deyip yakama yapışsa yeri gibi gerçi geliş amacıma bakarsak çok boktan bir mevzu olur ama neyse. ya tamam o iş bende deyip gittim. ben ev işine devam ediyorum.

bayağı iş bitti. hatta o vidayı bile değiştirdim. ama kadın yok piyasada. ulan çıktım yatak odasından. baktım herif odada oturup sigara tüttürüyor. hani lan kadın dedim. kem küm derken anladık ki hatun ben odadayken arazi olmuş. hay sizin yapacağınız fanteziye atlayayım dedim. çektim kapıyı çıktım. bana da ders olsun, öyle her yatağa üçüncü arayana atlamamak lazım demek ki...

bir varmış, bir yokmuş

bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur zaman içinde develer tellal iken pireler berber iken ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken annem düşmüş beşikten babam geçmiş eşikten az gitmiş uz gitmiş dere tepe düz gitmiş, zamanın birinde. . . diye başlar babaannemiz masalara.

kerata

mustafa kemal

bu ülkenin başına gelmiş, muhammed mustafa'nın kemal halidir. reddeden kesim aslında neyi reddediyor bir bilse.

aziz nesin

modern türk edebiyatının en keskin kalelerinden,mizah ustası. türklerin yüzde 65'i salaktır diyerek bütün okları kendine çevirmiş ve yıllarca tartışılacak bir konu ortaya atmıştır.

 spoiler!
biraz araştırma da yaptım sizin için yazmışken yarıda bırakmak olmaz. ne öyle slogan atıp kaçma gibi

1915 senesinde istanbul'da dünyaya gelmiş 1937 senesinde ankara harp okulu'ndan mezun olmuş. bildiğin askeri eğitimi var yani. muhtemelen askeriyeyi bu kadar eleştirmesi de bu yüzden. 1944 senesinde subaylık yapmayı bırakarak gazete yazarlığına millet dergisi ile başlamış.. sonrasında sabahattin ali ile birlikte marko paşa, malum paşa, merhum paşa, (bkz:ali baba) adlı dergileri çıkardı.

kısa sürede dünya çapında tanınan bir mizah yazarı oldu. bunun yanında kendi başına yayınladığı (bkz:zübük) isimli bir dergisi bulunmaktadır. 1956 senesinde bir ara düşün yayınevi'ni kurmuştur.
1972 senesinde nesin vakfı'nı kurdu. bu kurumda her sene 4 kimsesiz çocuğu okutarak, meslek sahibi yapılmıştır. hayatını bağımsız bir yazar olarak devam ettirdi. aziz nesin, 6 temmuz 1995'de geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti




busenaz sürmeneli

rusya’nın ulan ude kentinde gerçekleştirilen kadınlar dünya boks şampiyonası'nda busenaz, 69 kilo finalinde çinli rakibi liu yang ile karşı karşıya geldi ve altın madalya sahibi oldu.
helal olsun kızım sana. futbol futbol diye tüm spor programları, gazeteler yırtınırken, farklı spor dallarında bu güzel çocukların başarıları hep sahipsiz kalıyor.
seninle gurur duyuyoruz busenaz, nice madalyalar, nice başarı kürsüleri senin olsun.

kapattım böyle

türk-iş sendikası başkanı ergün atalay 'ın, hükümetle yaptığı işci ücretleri zammı görüşmeleri sonunda açık kalan mikrofona yaptığı bir tür itiraftır.
"uzasaydı karışacaktı, en azından kapattım böyle"
bu kadar uzun cümleyle yorulmasaydınız beyefendi. bunun daha kısa ve özü var!
"sattım" işciyi deseydiniz.
simsiyah yağlı kara elleri, bükülmüş belleri, çökmüş bedenleri.
iş çıkışı gittikleri derme çatma gecekondularda ki doğacak minicik sevinci, umudu "sattım" deseydiniz.
biz hemen anlardık!
en hızlı harcanan, hiç bir zaman emeğinin karşılığı ödenmeyen "emekçileriz" ne de olsa!

kız öğrenciye hakaret eden profesör

yer. istanbul üniversitesi. kişi. istanbul aydın üniversitesi'nden profesör atilla girgin.
iletişim fakültesi'ne konuk tez jürisi olarak gelen bu şahıs, koridorda oturmakta olan mini etekli öğrenciye, "burası pavyon mu?" dan başlayarak, ağır hakaretlerde bulunuyor, yetmiyor. yanında bulunan arkadaşı, savunma yapmaya çalışınca çenesini sıkarak kapatıyor.
öğrencinin kıyafeti ne olursa, olsun bu beyin haddi midir? bu gençlere hakaret etmek, elle kolla müdahele de bulunmak. gençler çok sıra dışı bir giysi içindelerse keşke zarif bir dille uyarsaydınız. ünvanınıza bu yakışırdı.
üniversite'de konuksun. görevini yerine getir yeterli. ilkokul öğretmenim çok sık bir örnek verirdi bizlere : çingeneye beylik vermişler, önce babasını ayağına getirtmiş. babasına "bak bana sen adam olamazsın diyordun. bey oldum" demiş. zavallı baba, üzgün cevap vermiş : evladım ben sana bey olamazsın demedim, adam olamazsın, dedim.
profesörlük, yazık ki hangi kafaların üstüne olmamış giysi gibi emanet.

alyansı sol el yüzük parmağına takmak

islami bir kesimin taharet alma ve buna bağlı olarak gerekli hijyenin yoksunluğu sebebiyle uygun görmediği şeydir.
ayrıca roma ve yunan geleneğine göre alyans, sağ el parmağına takılıyor.
 spoiler!
yunanistan göçmeni ile evlenen kişi bizzat bildiriyor

cuma

özlenen. hep beklenen.
her gün cuma olsa diye özlem duyulan.
kim inkar edebilir ki cumartesiye giden uzun gecenin dünyadaki en huzurlu zaman dilimi olduğunu?
 spoiler!
cumartesi çalışanlar alınmasın genelleme yapıyorum

otocu