istiklal caddesinde öldürülen genç

arkadaşımın mahallesinde oturan, herkesin parmakla gösterdiği efendilikte, hani derler ya ölüm yakışmadı diye, tam onu söyleyebileceğimiz karakterde bir genç... yazık oldu hem kendisine, hem geride kalan ailesine...

kırmızı ruj

dişe bulaştığında hemen fark edilir.

limon

ataşehir nazım hikmet parkı içerisinde bir kafe. çocukların rahatça oynayabildiği, çevrede oturanların ve çocuklarının sosyalleştiği bir yerdir.
genel olarak çay bahçesi görünümüde ama rahattır. kimse kimseye karışmaz etmez.

kadınlar için söylenen sözler

hipokrat

tıbbın babası olarak kabul edilir.
eski inanışlarda büyü veya olağanüstü güçlerden kaynaklandığı düşünülen hastalıkların neden ve sonuçlarını ilk kez bilimsel olarak araştırmıştır.
kos adasında bir tıp okulu kurmuştur.

500t

sözlüğe hızlı giriş yapıp, betimleri coşturan yeni yazarımızdır. hoş geldiniz, enerji verdiniz.

dinazorus bülentus

o zamanlar çok severek takip ettiğim eski yazarlardan. ne güzel haber yeniden yazacak olması.

refik durbaş

gazeteci, yazar.
güzel yürekli, güzel kalemi olan bir usta daha ayrıldı aramızdan.
"barış koyun çocukların adını" diye, yazdı. fazla söze gerek yoktu ama bir sürü eser bıraktı ardında.
ışıklarda uyu güzel insan.

nilay dinç

sosyal medyada tutan kehanetleri ile ün yapan astrolog.

bir arkadaş grubunda kendisinden haberdar oldum ve merak edip takip ettim. nasıl yapıyor bilmiyorum, astrolojik olaylardan da pek anlamam ama kadın ne söylüyorsa oluyor neredeyse.
hele deprem ile ilgili kritikleri ürkütücü nitelikte.

kadını bilip yaptığı şeyin matematiğini anlayan varsa bize de anlatsın bir zahmet, n'olur.

hilkat

sütlü türk kahvesi

türk kahvesini yumuşatma sekli.

cem seymen

bir para dedektifi.
ürgüp doğumlu seymen, bir dönem nevşehir milletvekilliği yapan cemal seymen'in oğludur.
bilkent üniversitesi'nde turizm işletmeciliği okudu ancak hayalini kurduğu ekomomi gazeteciliği için abd'ye gitti ve orada city university of new york, new york üniversitesi'nde eğitimler aldı.
sonra türkiye'ye döndü ve burada yüksek lisans yaptı. ve televizyon kariyerine başladı.
çoğumuz onu cnn türk'de yayınlanan "para dedektifi" programı ile tanıyoruz.

programda bilim, teknoloji, tarım, hayvancılık, inovasyon gibi alanları inceleyip, yorumlarını katıyor ve bu noktada gençlere hitap ediyor.

belki bilinen şeyleri söylüyor ama bazen bildiğiniz şeyleri duymak da insana umut aşılar. bu nedenle böyle insanların olması ancak ve ancak işimize gelir.

amy winehouse

şahsi fikrim olarak dünyada en eşsiz bulduğum kadın vokaldir kendisi. ayrıca her bir şarkısının altında gizlenmiş acıları, yaşadığı gerçek olayları anlatmış olması da cabası. hayatını okuduğum ve izlediğim zaman ona olan hayranlığım çok daha arttı. bir kadının aşkı uğruna bu kadar günden güne çöktüğünü ve çaresizliğe büründüğünü gördüğümde de bir hayli üzüldüm. bir daha onun gibi bir ses ve bir efsane bu dünyaya gelemeyecek.

sütlü türk kahvesi

4 yaşındaki yeğenime yaptığım ama bir türlü beğendiremediğim kahve. her seferinde işaret parmağını burnunun ucundan bana doğrultup " ıı hayıl ! seninki kaberengi bu diil " deyip normal türk kahvesi yaptırmaya çalışır.

yolculuk hikayeleri

yolculukta yanınıza oturan veya yan yana gittiğiniz kişiyle tutuştuğunuz sohbette anlatılan hikayeler.
benim hikayelerim ise genelde direksiyon başındayken yolcuların kendi aralarında konuştuklarına kulak misafiri olmak suretiyle oluyor.

(bkz:şirinlerin nasıl çoğaldığı sorunu)

pazar yeri

online pazar yerinden bahsediyorsak, "alıcılar ile satıcıların üçüncü bir taraf vasıtasıyla elektronik ortamda bir araya getirilmesi ve bu şekilde ürünlerin sergilenmesi ve satışının gerçekleşmesine olanak veren bir e-ticaret faaliyetidir" 3. tarafa örnek: alibaba, ebay, gittigidiyor, n11, hepsiburada ilk akla gelenlerdir.

satıcıdan tahsil ettikleri komisyon oranları, reklam ücretleri, mağaza ücretlerini son 1,5 yılda %100 arttırdıkları ve alıcıdan aynı anda tahsil edilen ücreti satıcıya 15 ila 30 iş günü sonra aktardıkları için satıcıları kendi maaşlı çalışanları haline getirdiler.

alıcı şayet pazar yerlerinde işini iyi yapan dürüst bir satıcıya denk gelmediyse bu 3 taraf çoğu zaman alıcının sorununu çözemiyor, yada bilinçli bir tüketiciye denk gelmediyse çözmekle uğraşmıyor diyelim. alıcı tarafından mağdur olan satıcının sorunlarına da bu şekilde yaklaşıyor.

mesela bu pazar yerlerinden biri aya koloni kurmak için çalışmalara başladı ama kendi pazar yerlerinde küçük bir sistem değişikliğini bir türlü yapamıyor kimi zaman.

büyüdükçe üretenlerin, çalışanların sırtından daha çok geçinen kan emiciler, özetle.

kerameti kendinden menkul

çok büyük işler yaptığını belirtiyor ama bunu doğrulayacak ne kanıt ne de kimse var ortalıkta manasında kullanılan deyim. nedense son zamanlarda çok sık karşılaşıyorum bu tip insanlarla. önceleri olsa hemen ortamdan uzaklaşırdım ama şimdi garip bir eğlenme hissi doğuyor içime. dinliyorum dikkatle, tebessümle.

(bkz:havaya sıkmak)

araf

plastiksiz temmuz

2011 yılında avusturalya’ da başlamış 2013 yılında dünyaya yayılan tek kullanımlık plastik ürünlerin kullanımını azaltma ve reddetme hareketi. bu sene başında başlatılan (bkz:poşet yasası) na verdiğimiz desteği bu harekette de destek vermeye çalışarak mümkün olduğunca temiz bir çevre çabasındayız. tek kullanımlık plastikleri kullanmamaya çalışarak bu ay boyunca edindiğimiz alışkanlığımızı devam ettirmemizi dilerim.

plastik bardak yerine - yanımızda taşıdığımız mug larımız
plastik pet şişe yerine - matara/termoslarımız
plastik pipet yerine - bambu veya çelik pipetler
plastik diş fırçası yerine - bambu diş fırçası
plastik mandal yerine - tahta mandal alternatiflerine yönelmemiz,
çöplerimizi ayrıştırmamız,
kısa süreliğine ihtiyacımız olan ürünü satın almak yerine - ödünç alabiliriz. ödünç almak tüketimi azaltır ve değerli ham madde kaynaklarının israfını önler!

siz plastiksiz temmuz hareketine katıldınız mı? neler yapıyorsunuz, fikri olan varsa bizimle de paylaşabilir mi?

türken raus

türkler dışarı. almanyada 80'ler sonrası artan faşizmin dışa vurumu.

almanlar bir süre türkleri anlamadılar. en kötü işleri yaptırdılar, kimsenin yapmayacağı şeylere mecbur bıraktılar.
ne zaman ki trk popülasyon kendi işlerini kurmaya ve ekonomide söz sahibi olmaya başladı, bu birilerinin rahatını bozdu. almanlar daha önce burun kıvırdıkları işleri kendiler yapmak zorunda kaldılar ve doğal sonuç ( onlarda da tek hücreli çok merak etmeyin) olarak türkler gitsin dediler.
bindikleri dalı kestiklerini sonradan fark ettiler.