siber zorbalık

internetin ve teknolojinin gelişmesiyle teknolojik hale bürünen zorbalık, taciz türü.

facebook'ta bile dürtme var. dürtüyorsunuz veya dürtülüyorsunuz. nbr diyenler , telefon isteyenler . çük güzelsin diye söze başlayanların hepsi kadın erkek farketmeden zorba sınıfına giriyor.

bir ticaret biçimi olarak annnelik ve babalık

eskiler bedavaya çocuk büyütmüş

regl sancısı

her ay çekilen, sanki vücudun kendi içinde çekildiği müthiş stres yaratan durum. erkekler anlamıyor ama basit bir şekilde anlatayım.
külodunun içinde biraz acı biber sürülmüş biraz da limon damlatılmış gibi bir hissi 1 hafta çektiğini düşün. işte böyle bir şey.

ne demek abartıyorum. hayır aksine çok sakinim. benimle hiç ilgilenmiyorsun.

sarı bez

mutfak tezgahında kaybolması halinde hemen fark edilir. çünkü mutfaktaki tek sarı şeydir.

31 mart 2019 yerel yönetimler seçimi

türkiye'nin kilitlendiği belediyeler seçimidir. muhtardan belediye başkanına kadar herkes yeniden seçilecek.
kimsenin ne olacağını bilmediği ama herkesin merak ettiği, bu kadar farklılığın içerisinde doğru ve yanlışın birbirine karıştığı bir ortamı daha da geren seçim.

mikro kredi

küçük ve ödenebilir miktarlarda yoksul bölgeleri kalkındırmak için verilen kredi türü.
70’li yılların başında bangladeşli ekonomist, muhammed yunus, abd’den v bangladeş’e döndüğünde ülke açlıktan kırılıyormuş yunus, chittagong üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak çalışmaya başlamış ve kendini ve kendini yoksullukla mücadeleye adamış. aslında hikaye buradan başlıyor.
yunus, jobra köyünde sufiya begum adlı bir kadınla karşılaşır. begum, 3 çocukla küçük bir teneke barakada yaşıyor ve bambu ağacından sandalye yaparak geçinmeye çalışıyormuş ve çok çalışmasına rağmen sufiya hala çok yoksul ve istediği yerde değilmiş. bambu ağacı için tüccardan borç alması ve tekrar bu borcu ödemesi gerekiyormuş.
işte burada bir fikir gelmiş ve bu krediyi banka verse ve aldığı bambuyu daha ucuza alsa, yüksek maliyetten kurtulsa ve kalkınsa diye düşünmüş ve fikri ortaya çıkarmış.
köyde sufiya gibi 41 kişi daha varmış ve herkesi n ortalama tüccara 40 dolar kadar borcu varmış. yunus herkese bu borcu faizsiz vermeyi teklif etmiş ve kabul edenlerin ana parayı bir yl içerisinde ödemelerini teklif etmiş . sufiya 1983 yılında teneklerden güzel bir barınak yapmış ve diğer kişiler de katılınca köy birden güzelleşmiş.
ve n’olmuş biliyor musunuz? köydeki bütün üreticiler güçlerini birleştirmiş ve bütün maliyetlerini düşürmüş.
bu yapılan bir işmodeline dönmüş ve yunus ise, grameen bank‘ı kurmuş ve 2006’da, tarihte ilk kez bir bankacı yani yunus nobel barış ödülü aldı.

türkiye’de ise buna benzer hikayeler var aslında., kocasından, kardeşinden borç para alarak evde yemek, sarma yapan, el işi yaparak satan ve ailesinin geçimine katkıda bulunan bir çok kadın var.
hatta bir çok kadın bir araya gelip kadın kooperatifi kurup bölgesel bütün kadınları örgütleyip hem kendi gelişmelerine hem de bölgenin kalkınmasına katkıda bulunuyorlar. bu gerçekten takdir edilesi bir şey.
bir bilgi daha var paylaşmak istediğim. türkiye’de ilk mikro kredi çalışması yapılırken bankalar hiçbir geliri olmayan, bırakın geliri hiçbir kaydı dahi olmayan kadınlara verecekleri kredinin derdine düşmüşler . soru ise ya ödemezlerse???
ne olmuş biliyor musunuz? bankalara %99.90 oranında herkes parasını ödemiş. bu dünya ortalamasının çok üzerinde bir rakam. ilk verilen rakam ne kadar biliyor musunuz?
500tl. (yazıyla beş yüz).
bu 500 tl ile orta ölçekli işletmelere dönüşen o kadar çok kadın girişimci var ki inanamazsınız.

son dönemde gerçekten ilgi ve hayranlıkla izlediğim bir kooperatif var. belki bu betimi okuyan kişilere de bir ilham kaynağı olur ve karar verdikten sonra aslında herkesin bir şeyler yapabileceğini anlatır.
(bkz:soma kadın atölyesi )
 spoiler!
sözlüğe baktım başlık varmış bu arada. sevindim. fox tv ile tanıdım ben de ama çok sevdim.

bayan şoför

aşırı temkinli sürüşü ile trafiğin akış halini anlayamadan sadece kendi yoluna ve kurallarına dikkat kesilmesinden şoförün kadın olduğunu tahmin ettiğim durum.

duyar kasmak

nedense söyleyen kişinin 2000+ yıllarda doğmuş olabileceğini düşündüğüm kelime öbeği.
türkçe'ye duyarlı insanların kullanmaması, kullandırmaması gereklidir.

enneagram

bu entry sayesinde haberdar olduğum ve hemen merakımı cezbetmiş kişilik testi.

testte dürüstçe işaretlediğim şıklar, bana şu sonucu vermiştir. " enneagram kişilik tipiniz 4 ve kanadınız tip 5 olarak tespit edildi. "

kişilik tipime dair açıklamalar ise % 85 oranında uygundu, bu ben değilim dedirtmedi yani.

ören bayan

80 çocuklarının teyzeleri kadar sevdiği, el işi ürünleri tedarikçisinden ziyade, evden biri haline gelmiş, marka ismi ve sembolü.

kolay görünen ama zor olan şeyler

sözlükte yazarların istediği özellikler

uçurtmayı vurmasınlar

tunç başaran filmidir.
siyasi mahkum inci ile annesiyle birlikte hapis yatan, hapishanede büyüyen barış'ın büyük sevgisini, kadın mahkumları ve ülkenin o zaman içinde bulunduğu durumu anlatan yalın, sade, duygusal filmdir.
nur sürer başrolü çocuk oyuncu ( o zaman çocuk tabii ki) ozan bilen' le paylaşmıştır.
uçurtma, bu filmdeki kadar hiç yakışmamıştır özgürlüğü anlatmaya...

mutlu son

yüzlerin güldüğü vicdanların rahat olduğu sonlardır.

kişiye özel sözlük

sözlüğün ilk dönemlerinde yazmaya devam eden yazarın , sözlüğün kendisi için açıldığının farkına varmasıdır.

yüzme dersi

3 yaş itibari ile çocuğuma başlattığım, sportsal faaliyet. ne kadar erken o kadar iyi! suyun yatıştırıcı etkisi zaten bilinmekle birlikte, çocuğun tüm kaslarını çalıştırması da cabası! tabi tüm bunlar olurken, o küçücük yaşta öğrendiği yüzme de cabası. (bkz: https://www.instagram.com/p/b7f3c-7hny-/?igshid=o3kjdd1p2i44)

çok da fifi

umurumuzda olmadığında kullanabileceğimiz bir söylem.

duman

maddenin yanması sonucu ortaya çıkan ve içinde katı parçacıklar olan siyah renkli gaz.
yanan şeylerin tam olarak yanamaması sonucu meydana gelir de denilebilir.

metin karadeniz

obezite cerrahisinde başarısı tartışılmayacak kadar iyi olan genel cerrah. elleri sihirli bana kalırsa. 4 ay içinde 2 ayrı ameliyatımı yaptı kendisi. müthiş bir işçilik tabiri caizse... bir de bir hastanenin endoskopi hemşiresi: "ameliyat olanların midelerini incelediğimizde metin beyin çok titiz ve çok düzgün çalıştığını çok net görebiliyoruz" demişti. oldukça mekanik görünmekle birlikte karşısındaki kişinin tavrına göre dünya şekeri hale gelebiliyor. öyle profesyonel bir tavırda ki sıfır endişeyle atatürkçü, karadenizli, koyu beşiktaşlı, evli ve çocuklu, 2000'den fazla obezite ameliyatı yapmış, gencecik bir doktor. kesinlikle kendisini de ameliyat etmiş gibi görünüyor ama ben sordum, felsefesi sağlıklı yaşam. ekibini özenle seçmiş, çok uyumlu ve iyi niyetli her biri. asistan derya yıldırım pratik, çözüm odaklı ve çok samimi,
üstelik her daim telefonun ucunda sağolsun... diyetisyen ece kanık mini minnacık ama atom karınca gibi, başarılı, özverili, samimi ve her aradığımda sıcacık ve sabırlı... ameliyat hemşiresi orçin uzunoğlu samimi, rahatlatıcı bir tavrı var. ameliyattan önce yüzünü görmek bana yetmişti misal, o soğuk stresli ameliyathaneye girdiğinde resmen güneş doğmuştu... daha çok anlatırım haklarında. ama bence iyi ki varlar... fanatiğiyim bu ekibin ben.
edit: bahsetmeyi unutmuşum, güven ne önemli doktor hasta ilişkisinde. koşulsuz teslim ettim her seferinde, çok büyük lüks bu. emin olun...

emre aşık yağmur sarnıç velayet davası

son günlerin en çok konuşulan haberidir.

velayeti alan babanın polis ve padagog(!) (ben pedagog göremedim) eşliğinde çocukları annesinden alması esnasında yaşanan olaylar, çocuk istismarına örnek niteliğindedir.

çocukların bu sahneyi hafızalarından silebilmelerini temenni ediyorum. zira ebeveynlerinin çocuklarının yaşadığı korku, kaygı ve hissiyata önem vermediği görülüyor.