cep telefonu

radyasyon yayan üçüncü elimiz.

bebek

aralık'ta kucağıma alacağım.

gizli bakınız avlamak

betimlerde verilen gizli bakınızları avlamak ve bilmediği konularda hem araştırma hem de farklı şeyler öğrenme vesilesidir.

(bkz:sözlüğün sadece sözlük olmaması)

kız babası olmak

kız babası olmak erkek çocuğuna göre çok farklı olmayan bununla beraber çok farklı duygular tattırandır.
erkek çocuğunu siz seversiniz, kız çocuğu kendini sevdirir.

gırgır

sülfat içermeyen şampuan

sampuanların içindekiler kısmında sodium laureth sulphate olarak görebileceğiniz bileşendir. son zamanlarda aman kullanmayıncılar çıkınca işgüzar firmalar kısaltmasını yazmaktadırlar. (bkz: sls)

temizlik ürünlerinde bulunan bu kimyasal madde şampuanda köpük vermesi amacıyla kullanılır lakin saç derisine ciddi zararları vardır.

bebek sampuanlarinda kullanılmaması gerekmesine rağmen bazı markalarda kullanıldığı görülmüştür. (bkz: dalin) aman dikkat!

aile büyüklerinin çözülemeyen şiveleri

kimi aile büyüklerinin evlere şenlik şiveleridir. bir de bu büyükler yaşlıysa gülemezsin de kurduğu cümlelere, kızıyorlar çünkü. gülmene de , anlamamana da . uğraşıp didinip ne dediğini anlaman gerek. başaramazsan eğer yandın.

rahmetli dedem de onlardan biriydi. çok acayip bir şivesi vardı, tamamen kendine has, pek çok yöreden ortaya karışık gibi bir şeydi. ve onun ne dediğini anlamadığında sinirlenip " çegit karşımda, aptal cayil " diye gürlerdi.

evlere şenlik şivesinden bir kaç örnek vereyim.

- bene bak o cincili getirimusun
- neyi?
- cincili.
- cincil ne ya?
- ule cincil cincil
- ya valla anlamıyorum cincil ne
- teeebee yerebbim cincil la cincil
meğerse zincir diyormuş.

- ketrın geldu mu
- yoo kimse gelmedi, o kim ki
- kim yau ? kim kim
- ketrın kim
- ketrını tamire verdim getirdiler mu
- ya anne ketrın ne
- su ısıtıcısını diyo ketıl ketıl

- bene bak, yimanumu çağır hele gelsun
- kim hanımı? hangi hanımı ?
- ne hanımı yauv
- çağır dedin ya hangi hanımı diyosun
- tüü nalet gelsun çekil şurdan " yimanuuuum , gel hele çay içek "
arkadaşını çağırıyormuş meğer imanım diyerek.

daha neler neler, ama aramızda hala güldüğümüz cincil efsanesidir, ki böyle yazdığım kadar özet değil, iki tarafta imdat diye bağıracak noktaya gelene kadar sürerdi bu çekişme, o bir türlü anlaşılamayan tek kelime yüzünden.

gırgır

1989'da bbc'de yayınlanan belgeselde "dünyada en çok okunan 3. mizah dergisi" olarak verilen, türk karikatür anlayışının başlangıcıdır.

geleneksel tıp

modern tıptan önce tedavi etme yöntemleri. farklı isimler altında doktorlar tarafından uygulanmakta...her meslekte olduğu gibi işini bilen yapsın...

kadınları savunmak için erkeklere saldırmak

gerçekçi olması açısından örneklenmesi gerektiğini düşündüğüm durum. saldırıdan kasıt bir yazım yada telaffuzda genelleme yapmaksa " erkekler şöyle, erkekler böyle " gibi, bu bir hatadır. saldırı değil. bıkkınlıktan, birikimlerden, çaresizlikten doğan bir hata belki.

kadın hakları savunucuları vahim bir olay neticesinde bir araya gelip yeter artık diye seslerini yükselttiklerinde, bu cinayetlerin son bulması için çağrıda bulunuyorlar. herkesin malumu olanı yeniden ve yeniden yüksek sesle dillendiriyorlar. bu ve benzer şeyler işte. bunlar haklı talepler mi yoksa saldırı mı. kim gördü kadın haklarını savunanların bir araya gelerek veya bireysel olarak erkeklere saldırıda bulunduğunu. saldırı olarak algılamak için zanlı olmak gerekir herhalde. kaldı ki kadın hakları savunuculuğu yapan sadece kadınlar değil, kadın erkek insan olanlar.

iyi erkekler. " ben iyi bir erkeğim" diyen erkekler. şu söylemlerden vazgeçin artık.

- ya kadınlar da çok abartıyor.
- çok bağırıp çağırıyor. haklıyken haksız durumuna düşüyor.
- her şeyi de taciz olarak algılıyor.
- erkekleri baskılamak istiyor.
- eşitliğin de bir sınırı var.
- kadın da kadınlığını bilsin azıcık.
- erkekleri de tahrik ediyor bu kadar üste çıkmaya çalışınca

vs. vs çoğaltılabilir. kadınların mücadelesini itibarsızlaştırmaya çalışmaktan başka bir şey değil bu söylemler. bakın bu öyle böyle can sıkıntısından, heyecan arayışından falan yapılan işler değil. bunlar mücadale, çırpınma, paralanma. anlıyor musunuz. duvara karşı üstelik. o duvarı yıkmak için.

empati kurun. ama öyle empati kurduğunuzu sanarak değil. hakikaten, konsantre olun. kendinizi sürekli aile içi şiddete maruz kalan bir kadın yerine koyun. çorba sıcak gelse dayak yiyen, soğuk gelse dayak yiyen. sürekli hakarete uğrayan, üstelik çocuklarının yanında, kimi zaman çocuklarıyla birlikte. bütün çocukluğunu ve gençliğini babasının, abisinin yedi sülalesinde ki tüm erkeklerin tahakkümü altında korkuyla sürekli gözetlenerek geçiren genç bir kadın olduğunuzu düşünün. sistematik tecavüzlere maruz kaldığınızı düşünün üstelik çocuk yaşlarınızdan itibaren. eski sevgiliniz, kocanız, nişanlınız tarafından izlendiğinizi, tehdit edildiğinizi ve sonunda da saldırıya uğradığınızı düşünün. hiç tanımadığınız insanlar tarafından tecavüze uğradığınızı ve mahkeme salonunda onların değil sizin hayatınızın didik didik sorulduğunu, siz de buna imkan verecek bir hal arandığını düşünün. ölmediniz daha hayattasınız. bir de feci şekilde canınız alındıktan ardınızdan hesabınızı soracak hiç kimse olmadığını düşünün. normal bir günde evinizden çıkıp işinize giderken uğradığınız sözlü şiddeti, tacizleri saymayın bile.

kadın olmak bu toplumda cehennemde yaşamak gibi bir şey. sadece bazıları farkında değil. anneniz de kız kardeşiniz de eşiniz de yaşıyor bunları ve onların daha kötüsünü yaşamayacağını hiç kimse garanti edemez size bu şartlarda.

o yüzden bin tane şey var eleştirilecek, yakınılacak. bırakın kadınların yakasını.


edit: ekleme

ayrılık çeşmesi

sefere giden ordunun aileleri ve sevdiklerinden ayrıldığı yerdir. çeşme hem yola çıkan askeri uğurlamak hem de arkalarından su dökmek için kullanılırmış.
aynı şeklide seferden dönen ordu burada aileleriyle kavuşurmuş. nautilus avm 'nin fenerbahçe'ye doğru olan tarafında mezarlıkların olduğu yerde görebilirsiniz.

şimdi ise bir metro durağı. 500t'nin deyimiyle necla'nın anonsu ile hatırladığımız yer. bir sonraki durak ayrılık çeşmesi; adına yakışır şeklide karşıya geçmek isteyenleri, kadıköy'e gitmek veya kartala gitmek isteyen herkesi ayırır.

koltuk altı kıllarını almayan erkek

ilk basketbol maçında görmüştüm öylesini benim bile midem kalkmıştı. ne deseniz haklısınız valla. bazı film ve diziler de de gözümüze sokuyorlar görüntüyü.

emine bulut

bir toplumun uyanması için evladının gözü önünde hunharca katledilmeyi göze almış çok yüce bir ruhtur. bizler negatif söylemleri bedduaları bırakıp, birlik olarak bilincimizi yükseltmedikçe daha çok "emine bulut"lar kendini feda edecektir.

gestalt

'bütün, parçaların toplamından daha fazla birşeydir' diyen ekol. örneğin; müzik, notaların toplamından fazladır.
ayrica eksik harfler ile verilmis bosluklu yazilarin beynimiz tarafindan tamamlanip farkinda olmadan okunabilmesi de düzen içindeki parçaların bir bütün olarak algılanması temeline dayanir.

suikast

genellikle stratejik önemi olan bir kişinin planlı bir şekilde kurgulanarak öldürülmesi işlemidir.

ayrılık çeşmesi

söğütlüçeşme yönünde sondan bir önceki marmaray durağıdır.
hüzün verir.

şom ağızlı

öngörüsü yüksek kişilere takılan kötü yakıştırmadır.
adam ileri görüşlü ve olabilecekleri kestirebiliyor, sen düşünemiyor ve göremiyorsan o garibin suçu ne. hemen bir uğursuz yakıştırması. peh.

 spoiler!
yok ama ben değilim

kasiyer

sen anlat karadeniz

karadeniz halkının tümünü şiddete meyilli olmakla töhmet altında bırakan bir televizyon serisidir.
geçenlerde kerem bursin'in bir videosuna denk geldim ve bir dizi oyuncusunun benim düşüncelerimi aktarıyor olması çok hoşuma gitti.

sütü az gelmek

gebelik süresinin son dönemi. vücudun gebelik ve doğum sonrası sürecini buyum olarak düşünmek gerekir. hamile kalınan süreçten çocuğun sütten kesileceği normalde 2 yaşına kadar olan süre gebelik süreci olarak düşünülebilir.
sütun az gelmesi ise vücudun hem psikolojik hem de genel işleyişi açısından gebelikten çıkma isteği ile gebelik süreci faaliyetlerini azaltmasıdır.

süreç bedensel bir tepkidir. annenin kendini yetersiz hissetmesinden, çocuğa bakayacağını düşünmesine ve hatta çevresel baskılara kadar her şey belirleyici olabilir. zaten hassas olan psikoloji, kendini kilitler ve dolayısıyla bedensel faaliyetler "hayatta kalma" tepkisi vermeye ve kendini korumaya ve savunmaya geçer.

birey tamamen kendine kabuk örer ve hayatta kalma tepkisi verir. anneye bağımlı çocuğu bile göz ardı edebilir.
önce can sonra canan moduna geçer. sütü az gelir veya kesilir. etki tepki zinciri kırılabilirse her şey normale döner.