aşk her şeyi affeder mi

suçun ne olduğuna bağlı olarak değişebilen durum. bazı ufak şeyler affedilebilir. ama aldatma gibi önemli kusurları asla affetmez.
affetmiş gibi görünenler olur. bu ya çaresizlik ya da takıntılılık halidir. iki türlü de ciddi bir sorundur.

kral çıplak

günlerden bir gün, uzak bir ülkede, giyimine kuşamına oldukça düşkün, kendini beğenmiş bir kral varmış. kendini dev aynasında gören bu kral, kendi zekasını çok beğenir, diğer insanları önemsemezmiş.
yine bir gün, başka bir ülkenin kralı kendisini ziyaret etmek istediğini söylemiş. kralın geleceğini haber alan bizim kralın aklına gelen ilk şey; “acaba hangi giysileri giysem” olmuş.
derhal tellalı çağırmış;
-“bütün terzilere haber gönderin” demiş. öyle bir giysi istiyorum ki, dünyada bir eşi, benzeri olmasın. bana eşsiz bir elbise dikecek terziyi ihya edeceğim. kıymetli misafirlerimi karşılarken o giysileri giyeceğim.”
bir müddet sonra, haber her tarafa ulaşmış. en iyi terziler, kralın huzuruna gelmişler, yapabilecekleri tüm modelleri tek tek anlatmışlar. fakat kral anlatılanlardan hiçbirini beğenmiyor;
-”daha iyisi, daha güzel olmalı!” diye hepsine bağırıp, çağırıyormuş.
duruma hakim olan bilge bir terzi kraldan söz istemiş.
– sevgili kralım, ben size çok özel bir elbise dikeceğim demiş. kral nasıl olacak diye sormuş.
bilge terzi her defasında “sizin için çok özel bir elbise dikeceğim” demiş.
– “öyle bir elbise dikeceğim ki eşsiz olacak! ne sizden önce, ne de sonra kimse bu elbiseyi giyemeyecek.” demiş.
kral sevinçle terziye gülümseyerek tamam demiş. bu işi sana veriyorum!
bilge terzi:
-”fakat bir şartım var” demiş. ”elbisenin dikimi bitene kadar hiç kimse işime karışmayacak, odama girmeyecek.” demiş.
kral aradığını bulmanın sevinciyle, bu teklifi kabul etmiş. hemen bir kaç kese altın verip;
-”haydi o zaman derhal dikmeye başla!” diye emretmiş.

bilge terzi hemen başlamış çalışmaya. odasına çekilip, her gün kraldan iki kese altın geliyormuş kendisine. aradan günler, haftalar geçtikçe kralın merakı artmaya başlamış. nihayet bilge terzinin hangi kumaşı diktiğini görmek için odaya girmiş. bilge terzi, dikiş tezgahının üstünde harıl harıl çalışıyormuş. kral sessizce bir süre terziyi izlemiş, bir şey göremeyince;
– ”demek günlerdir boş oturuyorsun ha!”diye esip, kükremeye başlamış.” günlerdir seni besliyorum, her gün kese kese altınlar gönderiyorum bunun için mi demiş?
bilge terzi sakin ve kendinden emin bir şekilde;
– “sevgili kralım, bu kumaş çok özel bir kumaş. bunu sadece akıllı insanlar görebilir.” demiş. bakın ne kadar da güzel oluyor, öyle değil mi?”
kral o kadar kibirli imiş ki aptal durumuna düşmemek için;
-”evet, çok güzel.'' demek zorunda kalmış ve hızlıca çıkmış odadan.
çok geçmeden bu söylenti şehrin her tarafına yayılmış. kralın yeni elbisesi için herkes; ”sadece bu elbiseyi akıllılar görebilir!” diyormuş.

nihayet insanlar meraktan çatlamadan merasim günü gelmiş, çatmış. halk alana toplanmış, meraklı gözlerle kralı beliyormuş.
terzi kralı giyim odasına almış, eski elbiselerini çıkararak ona gerçekten varmış gibi üzerine diktiği elbiseleri giydirmiş. sonrada kralın karşısına geçip;
-”muhteşem oldunuz sevgili kralım, gerçekten çok şıksınız” demiş.
kral, bilge terzinin bu iltifatları karşısında, aynadaki çıplak bedenine hiç aldırmadan;
-”teşekkürler,çok güzel olmuş, çok beğendim.” demiş.
kral yeni elbiseleri ile gelmiş merasim alanına. toplanan halk kralı çıplak görünce çok şaşırmışlar ama kimse cesaret edip de krala çıplak olduğunu söyleyememiş. birden kalabalığın içinden bir çocuk haykırmış;
-“kral çıplak!”
bunu duyan halk gülmeye başlamış. nihayet kral, geç olsa da gerçeği anlamış.

https://www.masal.org/kral-ciplak.html

(bkz:çocuklara masallar)

salçalı ekmek

ekmeğe salça sürülür evet güneşte kurutulmuş domates salçası favorimizdir. bu konuda evde geçen diyalog şu şekilde olmuştur:
eş: ''bana salça yağlasana''
ben: ''salça mı yağ mı anlamadım''
sonrasında her ikimizin de şaşırması. ben salça yağlamak deyimine o ise benim bunu duymamış olmama.

deprem

bankacı

halı yıkama şirketi

evimizde kullandığımız halıların temizlenmek için gönderildiği, bu işi yapan yerlerdir.
adı ne kadar basit gibi gözükse de dünyanın parasını alıp, yeni halı alsaydım daha iyiydi dedirten yerler.

mabel matiz

istanbul üniversitesi diş hekimliği fakültesi’nden mezun olup, istanbul bilgi üniversitesi insan hakları hukuku yüksek lisans bölümündeki eğitimini yarıda bırakmıştır. mersinlidir.

2013'de aysel gürel'e saygı albümü için kaydettiği "sultan süleyman" şarkısı ile büyük çıkış yapmış, gönüllere taht kurmuştur.

24 ocak 2020 elazığ depremi

minik yüsra ve annesinin göçük altındaki görüntüsünün zihinlerden uzun süre çıkmayacağına emin olduğum deprem.
dağıldık, toparlanamıyoruz.
geçmiş olsun elazığ. bu son olsun.

dinazorus bülentus

eskilerde çok eskilerden. sıkı yazar.

tiyatrocu, drama eğitmeni, dikkat toplayıcı.

kocaya isimle seslenmek edepsizliktir

gün geçmiyor ki sözde hocalardan bir iddia daha duymayalım.

müzik festivali

eskiden ülkemizde epey yaygındı bu festivaller. rock n coke da yapılmıştı. bir ara zrf ile ortalık yine şenlendi ama pandemi araya girince o eski heyecan kalmadı sanki.

bir erkekle evlenme sebebi

birden fazla erkekle evlenmek yasal olarak mümkün olmadığından evlilik yapmak isteyen bir kadın için tek seçenek olması dışında aklıma bir şey gelmeyen sebeptir.

pilli bebek

behzat ç. ile keşfettiğim müzik gurubu. her parçası ayrı güzel. saatlerdir dönüp dönüp dinlediğim anlıyorum'da akordion harikalar yaratıyor.

bebek

adına şarkılar yazılan, sahili blogger, sosyete, kendini göstermek isteyen ünlü kişi ve kişiler kaynayan istanbul boğazının nadide semti.

sabah saat 8 gibi sahile gidin, nöbete başlayın ve sayın.önünüzden geçen kişileri. kilometre kare başına düşen blogger, ünlü sayısı veya sosyetik, ve ç.ü.k. sayısı istatistikleri türkiye standartları üzerinde bir bölge.

en güzel siyah çay

genelde doğuluların deyimiyle kaçak çaydır. diğerleri teferruat.

bahar

en güzel mevsimlerden biri nisan ayının merhaba demesiyle bizimledir.
yanında yorgunluğunu, bir parça bezginlik, cilt sorunları, saç dökülmeleri, alerji sorunları getirse de bahar güzeldir.
doğa canlanıyor, daha ne istenir!

kadının vazgeçemeyeceği şeyler

gözemlerime göre kredi kartı, cüzdan, makyaj, ayakkabıdır.

bunlar olmadan kendini çıplak hisseder. evreka şeklinde yola çıksalar, her şeylerini alın sadece bunları verin dünyanın en güzel kadını olduklarını sanırlar

(bkz:erkeğin vazgeçemeyeceği şeyler)

tetrahedral

yazılarını büyük bir keyifle okuduğum sözlük yazarlarından. bir çok betimini eşime de okuduğum ve sesli güldüğümüz samimi bir yazar. takip etmekten keyif alıyorum sık sık yazmalı.

morkadın

aramıza yeni katılan yazarlardan.
içten ve samimi yazıyor. devamlılığını dileyerek bu sayede aramıza hoş geldiniz demek istiyorum.

hoş geldin morkadın. mor çok güzel bir renktir.

madımak

2 temmuzu hem tarihlere, hem de yüreklere kazıyan tarihimizin utanç tablosu.
aralarında sanatçı, aydın ve çocukların bulunduğu 35 kişinin yanarak can verdiği, kahrolası katliam.

aradan 26 yıl geçmesine rağmen yarası hala tazedir. sivas ilimizde yaşanmıştır.