silivri soğuktur şimdi

bir süredir düşünen, yazan, konuşan aydın ve aydınlık insanların soluğu aldıkları yer olarak ünlenen silivriyi ve oradan çıkmanın zorlu sürecini yıllardır izlediğimiz için yerinde bir ifadedir. ürkütür.

vakıfbank kadın voleybol takımı

dünya klüpler şampiyonası finalinde, brezilya minas'ı 3-0 yenerek şampiyon olan takımımız.
bravo kızlar! gurur duyduk! arasıra da olsa güzel haberler almak çok güzel oluyor.

centilmen türk erkeği

kadını her daim düşünen, elini sıcak sudan soğuk suya sokturmayan, elinin kiri muamelesi yapmayan , saygılı erkektir. bırakın erkek olmayı bunun insan olmakla ilgili olduğunu bilir ve ona göre yaşar yaşatır.

soyu tükenmiş olduğu için sadece müzelik dedelerde felan rastlarsınız. son dönem zıpır gençlikte veya bir önceki jenerasyonda bulmanız mümkün değil. 40 yaş üstünde tek tük işte.

3. dünya savaşı

bakınca 1. dünya savaşına zemin hazırlayan nedenlerden bazıları mevcut günümüzde ama artık kimsenin kimseden alabileceği bir şey yok. kaynaklar tükenmek üzere, bir ülkenin bir başka ülkeye savaş açması ve kazanması durumunda oradan elde edeceği tek şey sorundur.

ayrıca 3. dünya savaşı 1. ve 2. dünya savaşı silahlarıyla yapılmayacağına göre ve gezegenimiz alarm verirken kimse kimyasal, biyolojik silahların tehlikelerini göze alamayacağına göre gerçekleşmeyecek olan savaştır.

muhtemelen bir kaç yüzyıl sonra, teknolojik ve sosyal olarak gelişmiş toplumlar, gericiliğe sıkı sıkıya bağlı ilerlemekte direnen toplumların kendi kendilerini ortadan kaldırmasından sonra, yükte hafiflemiş bir dünyayı tek devlet adı altında birleştirmek için kansız bir savaş verebilirler. 3. dünya savaşı da o olur herhalde.

dinazorus bülentus

o zamanlar çok severek takip ettiğim eski yazarlardan. ne güzel haber yeniden yazacak olması.

boza

arpa, buğday, mısır gibi tahılların mayalanıp ekşitilmesiyle yapılan, koyuca, mayhoş içecek.

afet toplanma alanları

bir büyüğümüze göre onbinlerce, bazılarına göre pek çoğu avm yapıldı ama bir gerçek var ki kimse doğru dürüst kendi toplanma alanını bilmiyor.
biz muhtarımızdan öğrendik. biri çocuk parkı, bir diğeri park, (tek doğru alan burası) diğeri otopark olarak kullanılıyor.
insanlar bu alanların neresinde toplanıp, çadır kurup, barınacaklar, zaman geçirecekler?
bu durum aklıma şu deyişi getirdi, "deveye sormuşlar, boynun neden eğri? ah ah! nerem doğru ki! demiş.

olsa dükkan senin

esnaf jargonu. yok demeye çalışıyor. sende anlamazlıktan gelme artık.
(bkz:hiç mi yok)

sema

semazenlerin gösterisi. mevlevilerindir.
semah ile karıştırılır.

teknik üniversitede kız olmak

bir çok erkeğin içinde makinenin nasıl çalıştığını öğrenmek, bir sürü galiz küfür öğrenmek, hepsinden daha baskın olmaktır.

ağıza alınmayacak küfür ve kelimeleri bir çırpıda söyler geçersiniz. hala bu öğrencilik hayatı meslek lisesinden geliyorsa, kaavede pişpirikten tut, toplanıp yan sınıfı dövmeye gitmeye kadar her şeyi barındırır.

cennet

sanılan bir yaşam şeklidir. genel cennet anlayışı konfor alanının diğer adıdır. beyin algısı dışındaki her şey cehennemle ilgilidir. beynin konfor alanı dışındaki her şey sizi yakar.
ilacı kabul ve kendine teslimiyettir.

assassin's creed

esir bırakan oyun . eşimle beraber çözdüğümüz haritalar, kısa yollar. bu arada oyunda ölen tarihi herkes gerçekte orada ölmüş. bunu duyduktan sonra daha dikkatli oynadım oyunu.

doktor

ay tutulması

bu akşam 21.34'de başlayıp, 03.18'de bitecek olan astrolojik olay.
dünyanın küresel olduğunu kanıtlar niteliğindedir.

sarımsak

rivayete göre asklepius pergamom'da dünyanın ilk hastanesini açar ve ölümün sırrını bulur. öyle ki hastanenin kapısında "bu kapıdan ölüm giremez" yazar. bir süre sonra doğal denge bozulmaya ve kargaşa çıkmaya başlar. bunu haber alan zeus, taurus dağlarından (bilginiz toroslardan) asklepius'a şimşeklerini gönderir ve oracıkta öldürür.

şimşekleri ardından güçlü bir yağmur başlar. asklepius'un elikdeki ölümsüzlüğün reçetesi de kül olur ve doğaya uçuşur. yağmurla beraber küllerin olduğu yerlerde bir bitki filizlenir. bu sarımsaktır. ölümsüzlüğün sırrı...

kocasına kızıp bebeklerini döven kadın

bir aile trajedisi.
koca evi terk ediyor, kadın kocasının yakınlarını görüntülü arıyor, yakınıyor ve arada minik bebeklerine vuruyor. olay bu.
bizim toplum pek yabancı değil bu olaylara.
benim içime sinmiyor. anne, babaya kızıyor çocuklar tartaklanıyor, tam tersi durumda baba anneye kızıyor çocuklar yine şiddet görüyor.
çocuklardan ne istiyorsunuz? sadece güçleri size yetmiyor diye, küçükler diye, dünyaya siz getirdiniz diye bu şiddete uğramamalı çocuklar. çok ağır cezalar olmalı.
mümkünse "çocuk yapabilir" raporları almalı insanlar! bu raporlar da her türlü sağlık, eğitim ve insanlık sınavlarını verdikten sonra çocuk yapmalılar. yazık! minicik masumlara! çok yazık!

çat kapı gelen misafir

hoş gelmiş, sefa gelmiş, bereketi ile gelmiştir.

affetmek

kimi zaman bir vazgeçiş kimi zaman bir kabulleniş. kafamda hep aynı soru: affetmek gerçekten büyüklük müdür?

çeyiz serme

eskilerden gelen gelinin dantel, havlu gibi eşyalarını görmek için yapılan adettir.
genellikle çeyizler yeterli görülmez yada el emeği azdı gibi yorumlar yapılır.

quş ağacı

yaşanmışlıklarını o kadar güzel kaleme alıyor ki, o kadar duygulu yazıyor ki! sürekli yazsın, okuyalım dediğim yazar.
lütfen daha sık yazın olur mu?