Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz.
daha fazla bilgi
bırakınız yapsınlar anlamında fransızca deyim. genelde ekonomik olarak bilinir. borsada veya pazarlarda işlem yapan oyuncuların istediği gibi oynayıp nasıl bir etki çıkaracağını anlamaya çalışan ekonomi yönetiminin izleme sözü.
ıyıler ve kötüler mücadelesini fantastik bir harmala anlatan efsane film serisi. kaç defa izledim sayısını bilmem. her defasında içine alır yeni filmmiş heyecanıyla.
national geographic'in evrenin ucuna yolculuk adlı belgeselinde şöyle tarif edilen gezegen.
" dünyadan en az 1000 kat daha büyük bir dev.öyle büyük ki içine tüm gezegenleri sığdırabilirsiniz. bu kadar büyük bir şeyin komşularına elbette önemli bir etkisi oluyor. çekim gücü astroidlerin birleşerek bir gezegen oluşturmasını engelliyor. şuna bakın, müthiş görünüyor ama belkide yakından bakıldığında herşey farklıdır. bu büyük gezegen neredeyse tamamen gazdan oluşuyor. buraya inmeye kalksak katmanları boyunca dibe batar ve belkide hiç yüzeye rastlamazdık. ve jupiterin bu güzel görüntüsü aşırı şidetin bir sonucu. büyük bir hızla dönüyor. ve saatte yüzlerce kilometre hızında rüzgarlar oluşturarak bulutları hortumlar ve anaforlar haline geliyor. ve jupiterin meşhur kırmızı lekesi, güneş sisteminin en büyük en şiddetli fırtınası. dünyanın en az üç katı büyüklüğünde ve 300 senedir devam ediyor. tüm o çalkalanan bulutlar o fırtınayı tetiklemiş. tek bir şimşek bile dünyadakinden 10.000 kat daha şiddetli. dolayısıyla jupiteri seyretmenin en iyi ve güvenli yolu uzaktan bakmak gibi duruyor. çok güzel dünyadaki aurora ışıkları (kutup ışıkları ya da kutup aurorası) gibi kutuplar etrafında dans ediyor ama geiger sayacı (iyonlaştırıcı radyasyonu ölçen bir çeşit parçacık dedektörüdür ) çılgına dönüyor, bunlar bile ölümcül. jupiterin kuvvetli manyetik alanıyla uzaydan çekilmiş ölümcül radyosyonla oluşmuşlar. "
rahim içerisindeki bebeğin görüntülerinin oluşması için yüksek frekanslı ses dalgaları kullanan görüntüleme tekniğidir.
ultrason ile karıştırılır. sonogram ve ultrason arasında iki ana fark vardır. ultrason, doktorların hamilelik sırasında bebeği görmesini mümkün kılan bir makinedir, sonogram ise bebeğin ultrason işlemi sırasında çekilmiş olduğu resmi gösterir.
yıllardır savunduğum fikrin farkına diyetisyenler de varmışlar anlaşılan.
insanlar keyif için beslenmeyi alışkanlık haline getirmişler.
günde üç öğün yemek yemenin güç gösterisi falan olduğu zamanlar olmuş muhtemelen tarih öncesinde. başka açıklaması olamaz. insanın normal şartlarda hayatta kalabilmek için ihtiyaç duyduğu enerji günde bir öğün ile kolaylıkla alınabilir. hatta fiziksel olarak çok yoğun aktivitelerle uğraşmıyorsanız çoğu zaman günde bir öğün bile fazla.
şimdi insan vücudunun evrimsel sürecini konuşmaya gerek yok fakat enerji tüketimimizin de zaman içinde (metabolizma hızı vb. etkenler) beslenme alışkanlığımıza bağlı değiştiğini söylemek çok yersiz olmaz.
beethoven'ın otuzlu yaşlarında bestelemeye başladığı 1 yıl içinde tamamladığı ve quasi una fantasia adını verdiği eseri. bestesini avusturya'lı bir kontes olan, öğrencisive aşık olduğu kadın olan giulietta guicciardi'ye ithaf etmiş. beste moonlight sonata adını çok sonra almış. ama belki bestenin herkesin benimsediği hikayesinde ki kör kız kontes olabilir. zira beethoven'ın aşkına ancak kısa süre karşılık vermiş.
tam bir yağmurlu pazar şarkısı. şöyle ki , eşimle balkonda kahve yudumlarken bir anda parçanın radyoda denk gelmesi. ve ikimizinde aynı anda pazar şarkısı demesi. *anektot."
yeni doğan bebeğin gelişmemiş olan bağırsak yapısının anne sütü ve diğer yiyeceklere alışana kadar kendini alıştırma ve koruma sistemi.
akşamın, gecenin sabahın bir anlamı kalmaz anne baba için. eskiden ekmek aldın mı? sinemaya gidelim mi gibi basit sorular gazı çıktı mı? ya dönüşür.
gaz olayının ikinci safhası da yaşlılıktadır orada da artık olay daha profesyoneldir. osurdun mu şeklinde sorulabildiği gibi dışarı çıktın mı gibi nazik halleri de vardır. hatta eşler arasında şifreli olarak anlaşma şekline bile dönüşür. yaşanmışlığı var.
küçükken her arefe günü birlikte uyuduğum elbise, beyaz külotlu çorap ve pabuç bıdısı.
bayram sabahı bunlara ilaveten saçlar balıksırtı örülür ve kombin tamamlanırdı.
kirlenmesin diye yaramazlık bile yapmazdım. ne günlerdi...
güzel izmirin düşman işgalinden kurtulup, yeniden doğduğu gündür.
güzel ülkemin hiç bir toprak parçasına, savaş denen çirkinlik asla ama asla uğramasın inşallah.