temel atıf hatası

kendi davranışlarımızın nedenlerini çevresel etmenlere, başkalarının davranışlarını ise kişisel etmenlere yükleyerek açıklamaya olan genel eğilim.
örneğin arabayı siz çarptığınızda sebep yoldaki çukurdur ancak eşiniz çarptıysa yeterince dikkatli olmadığındandır.

(bkz:savunucu atıf)

pozitif ayrımcılık

kadına yönelik bir söylem olarak kadını yüreklendirmek ve hayata katılımını artırmak için söylenegelse de ayrımcılığın her türlüsü eşitlik duygusunu ve hukukunu bozar.

pozitif yaparken negatifin gözünü çkarmamak lazım.

prense dönüşmeyeceğini bilerek kurbağa öpmek

konuyu kapatmak için haklısın demek

senin muhattabını büyük olasılıkla kırmamak ve tartışmanın alevlenmesini engellemek için gayet iyi niyetle söylediğin bu söz, karşı tarafın kendini ilah sanmasına ve münasip yerlerinin yer çekimine meydan okumasına sebep olur.

köy yanar kahpe taranır

evetttt, türkiye gündeminden başka ne bekliyorsunuz ki adlı çalışma.. saygın bir gazeteci gerçekten işi gücü bırakmış oturmuş, k... diye adlandırdığı bir şahıs hakkında baya kafa yoruyor. hatta o kadar ki o şahıs bile kendinin bu kadar önemli bir insan olduğunu düşünmüyordur bence. şeyma subaşını acun değil de işte bu “kafalar” bu noktaya getirdi ne yazık ki... çünkü bu ülkede inanın konuşacak başka bir mevzu kalmadı.

kapalı çarşı

fatih sultan mehmet tarafından, istanbul'un fethinden sonra yaptırılan dev bir labirenti andıran, üstü kapalı dev çarşıdır.
60 sokağı, 4000'e yakın mağazası vardır. ışıl, ışıl bir alandır. turistler için cazibe merkezidir.

cuma

robinson crusoe'nun düştü adada bulduğu yerlinin adıdır. en iyi arkadaşı ve dostudur.

trol

etrafa asparagas haber veya dedikodu yayıp, manipülasyon yapan kişi.

proje

okula yeni başlamış minik

okulun iki dirhem bir çekirdek, dokunsan ağlayacak grubu. çok gürültülü ve sümüklü olurlar birlikte ağladıkları için. annelerin elinde mendil ya sınıfın kapısında ya müdür yardımcısının. ama bu durum en zor çocukta bile bir ay sürer. sonra küçük chuckyler (bkz:chucky bebek ) okulu ele alır.
en zoru kreş. ilk yıl her gün ağlar mı bir çocuk. vallahi ağlar. gördüm. bizim evde hemde.

çocuğun kendi kendine uyumasını beklemek

çocuğum olmadan önce kurduğum bir hayaldi. başlarda başarılı olamasak da daha sonra bunu başardık. ama kızımda bireyselliği sevdiği için başardık. yoksa çocuğu odaya bırakıp ağlatmaya karşıyım.

cam silme

akşamında ya da en geç ertesi gününde yağmur yağacağının garantisini verebileceğim eylemdir.

hep mi bana rastlar arkadaş.

arvento

uydu vasıtasıyla araçların takip edilebildiği bıdı. sistemin takılı olduğu araç ya da araçların nerede, kaç kilometrede olduğu, hız sınırını aşıp aşmadığı ve bunun gibi bir soruya cevap verir. özellikle (bkz:filo)lar için verim arttırıcı bir sistem.

bundan 4 sene evvel şirketimizin satış elemanının satışa çıkıyorum bahanesiyle ofisten ayrılıp bir iki saat sonra başka bir işe gittiğini sayelerinde ispat edebilmiştik. o sıralarda arabayı al, sistemi taktır, tespit et falan kendimizi müfettiş gadget sanmadık desek yalan olur, çok heyecan vericiydi.

siz siz olun şirket arabası deyip yan gelip yatmayın, artık patronlar uyanık.

(bkz:biri bizi gözetliyor)

evde kalmak

otuz yaşını geçmiş evde kalmışlar(!) icin yapılması düşünülen yine bir çılgın proje var. onları vergiye bağlayıp yıldırma politikası ile evlilik müessesine katılmak zorunda bırakmak. zaytung haberi gibi göründüğünü biliyorum. insanın rahat rahat evde bile kalamadığı ülke burası. başka yerde yaşayamam.

homoseksüelliği övmeyi modernlik sanmak

son dönemin yükselen aydın görüşün dayanılmaz modernliği.
gün geçmiyor ki aydın olmak modern gözükmek için bir tarafımızı açmayalım sayın seyirciler. yükselen trend olan aydınlığı ahkam kesmekle karıştıran genişleme eğilimi gösteren mikrobik kesim şimdi de modern gözükmek için elinden geleni yapıyor. şimdinin trendi homoseksüelliği övmek. hem de bunu cinsler arası eşitlik vs gibi bir kılıfla yapıyorlar. bu eşitlik denen şey aslında bir balığı kedi gibi davranmasını, koşmasını atlayıp zıplamasını beklemek gibi bir şey. cinsler birbirini tamamlamak için varlar. bir kadın ve erkeğin eşit olduğunu söylemek abes. kabin karşısında kesinlikle eşitler buna kimse bir şey söyleyemez.

yalnız cinsiyetler arasındaki birbirini tamamlayacak özellikleri ortadan kaldırırsanız bütün deneyle oynarsınız.

neyse modern kişiler öyle ki, rahatı bozulmasın, twitter 'dan öğrendiği 160 karakter bilgiyi instagram postuyla harmanlayıp modernitenin dibini bize yaşatıyor. adnan menderes' in her mahalleye bir zengin parolası şimdilerde her aileye bir modern, hatta bir modern alana salaklık bedava şeklinde devam ediyor.

kendini özel hissetmek veya biraz olsun farklılaşma uğruna olmadık saçmalıkları gösteren tek hücreli amipler türedi. bir de hızlıca bölünüp çoğalıyorlar.

ne için nelerden vazgeçtiklerini bilseler???

otokinetik

hareket etmediği halde hareket ediyormuş gibi görünen bir ışık ilizyonu.
muzafer sherif'in deneyi ile bilinen bir etki çalışması vardır.
bu olgu ilk defa karanlık gecelerde yıldızları gözlemleyen astronomlar tarafından fark edilmiştir.

kız öğrenciye hakaret eden profesör

şu tip olaylara bir yerlerde rastgelmeyi o kadar istiyorum ki...

ancak bu tip haysiyetsiz dallamalar adamların yanında yapamazlar bunu. ancak kendisine ses çıkaramayacak sünepelerin ya da fiziksel anlamda güçsüz kadınların yanında öter boruları bu tiplerin. o okulda okuyan bir öğrenci olsam, okulu bitirmem mezun olmam o herifin iki dudağının arasına bakıyor olsa dahi; o kadının kıyafetine laf atan, üniversiteyi pavyona benzeten, öğrenciyi giydiği kıyafet ile aşağılamaya çalışan bu basit beyinli ucubeye öyle bir ders verirdim ki girdiği her sınıfta ibret olsun diye ilk o dersi anlatırdı... ah ah! yalvarıyorum bir tanesi denk gelsin. biliyorum düzelmeyecek ve bitmeyecekler çünkü onların yaptığını normalleştiren aşağılık bir toplum var arkalarında. o yüzden son zamanlarda bu kadar sesleri çıkar oldu zaten... ama buraya yazıyorum, bir gün benim bulunduğum bir ortamda değil profesör, genelkurmay başkanı böyle bir hadsizlik yaparsa, rütbesini söker münasip bir tarafına sokarım onun.


t: öğrenciye, kendi ihtisas alanıyla ilgili katacak bir şeyi olmadığı için ahlak bekçiliğine soyunmuş bir gerzektir.

türkiye'de profesör olma koşullarını bilen insanlar zaten bu gerizekalı ucubelere sırf sıfatlarından ötürü itibar etmeyecektir.

bob ross

1993 yılında ölmüş fakat biz öldüğünü bile hissetmeden programlarını defalarca izlemişiz. bob ross ayrıca amerikada resim malzemeleri ve eğitim setleri satan bir marka olmuştur.
https://www.bobross.com/default.asp

perde asmak

eğer evde bir merdiven var ise sorun olmayan hatta terapi veren ev işi kategorisidir.

aslında bu işin her zaman bana kalıyor olması ile sonuçlanan öğrenilmiş çaresizlik durumum sonucu bu iyimserliği gösteriyor da olabilirim. bilemiyorum.

(bkz:stockholm sendromu)

mahmut tuncer

mantık sizi a noktasından b noktasına, halay sizi her yere götürür lafıyla milli eğitim bakanlığının dikkatine mahzar olmuş ünlü sanatçı.