ankara'nın ayazı

kendine getirendir.
çekersin içine ve ayılırsın. kendini, hayatı sorgularsın. mesela bir nefes sonra iç organlarının donup donmayacağını ve buna bağlı olarak ölüp ölmeyeceğini bilmediğinden hayata ve insanlara karşı pozitif olup, son günün gibi yaşamaya karar alırsın.
tamam abartıyorum o kadar da değil ama sağlamdır. tanısanız sizde seversiniz.

kırmızı ruj

esmer kadınlarda daha hoş ve vurucu duruyor kırmızı ruj.

erdem

anlamı fazilet bir bayan ismi olarak kullanılırken, kendisi bir erkek ismidir.

merkür

güneşe en yakın ve güneş sisteminin en küçük gezegenidir.

o kadar sıcaklıkta büyük olsa şaşardım.

türk dilinin bozulması

türkçe,dünya üzerindeki en zengin dillerden biridir.
geçmiş yıllarda yabancı kelimelerle bozulmasına çaba sarfedilmiş, engellenmiş, başaramayınca gençlerin (bir kısmı) sayesinde yeni bir dil planı geliştirilmiş, çok başarılı olmuştur
-ayyy yıkılıyoooo (çok güzel)
-motorun soğusun (çok konuştun)
-duyar kasma (duyarlılık gösterme)
-partiliyelim mi?
-çaysadım (çay istiyor)
-kahvem geldi (kahve istiyor)
-öküz yiyelim (hamburger istiyor)
nasıl bir dildir bu? nasıl bir konuşma? nasıl bir yazma? hiç sabrım ve hiç affım yok bu tarza. türkçe konusunda çok hassasım. dil bir ulusun en önemli varlığıdır. harcanmasına, bozulmasına asla izin verilemez.
-

yakını tarafından tacize uğramak

acınası, yutkunası ve daha çok karşı konulası durum.

herkesin başına gelebilir önce bunu bilmek gerek. bu bizim ayıbımız değil. buna yeltenen, bunu kendine hak gören soysuzun ayıbı.
utanması gereken, kendini kötü hissetmesi gereken o.

bu maalsef abin oluyor,amcan oluyor, eşinin kardeşi babası oluyor , oluyor da oluyor.
önemli olan senin benim sesimizi çıkarmamız. daha yüksek perdeden bunu dile getirmek.
eğer getirmezsen getirmezsem normalleşiyor ve bu sefer senin yanındaki çocuğuna sarkıyor...
susma-yacağım.

üniversite

mesleki eğitim almak için gidilen ama öğrenim süreci boyunca çok ciddi hayat dersleri alınan ve genelde teorik öğretilenlerin meslekte kullanılamadığı eğitim kurumu.

rabarba

reklam kuşaklarına izlediğiniz bir çok reklamı çeken, sunan medya ajansı. büyük işler çıkarırlar. iyi çalışırlar.
serdar erener'in sahibi olduğu ajanstır ayrıca.


http://www.rabarba.com/

günün içinde yazarların dinlediği şarkılar

özellikle de güneşli ve tatlı bir günde sabah kahvaltısını hazırlarken dinlemeye bayıldığım şarkıdır. insanın içini kıpır kıpır ediyor, dans etmekten kendini alamıyorsun.

almayım anahtarını

opet full force reklamıyla hayatımıza giren replik. iddaya giren herkes hala almayım anahtarını diyor zaman zaman.
ne güzel günlerdi be gitt.

müzisyen

doğduğun ev kaderindir

tv8 in tek dizisi. tuhaf bir dizi açıkcası oyunculuk ve diyaloglar üzerine saatlerce geyik yapılabilir diye düşünüyorum. ama nedense kendimi izlemekten alıkoyamıyorum. dediğim gibi tuhaf.

bıdı

ayurnamant

adını ilk kez duyuyor olmama rağmen farkında olmadan benimsediğim akımmış. bence de mantıksız. *

çocuk mutluluğu

masumiyetin parlaklığının süslediği gözlerdeki olağandışı ışıltıya eşlik eden
kocaman bir gülümsemedir.
nedeni çok farklıdır. biri için çok pahalı bir elektronik oyuncakken, bir diğeri için kışın giydiği ıslak bez ayakkabının ayağından çıkarılıp, yıkanmaktan incelmiş çorabın içinden çıkan mora kesmiş buz gibi bir ayağa, önce kalın yeni bir çorap, ardından yeni bir bottur. ondan mutlusu yoktur.
"teyze bu kirlenmesin, ben kendi ayakkabımı giyeyim eve giderken" diye ricacı bile olur.
çocukları mutlu etmek hem çok kolay, hem çok zordur.

pilli bebek

şarkılarının içerisindeki ankara melankolisini yalnızca ankara'da yaşamış olanların anlayabileceği, bilinirlikleri behzat ç. ile perçinlenen önemli müzik grubu.

ve bence türkiye'nin en iyi solistlerinden birine de sahipler. (bkz:cem kısmet)

kızım şarkısını dinlerdim ve bir kızım olmasını hayal ederdim, öyle oldu...

imitasyon

fransızca kökenli bir kelime olup, bir ürünün örneğine bakılarak taklit edilmesine denilir.

hayatta geçirdiğim her gün bir önceki gündeki düşünce ya da tutumumda olmadığımı farkediyorum. imitasyon konusunda da artık daha esneğim. neden mi?

bunu kış ayını sokakta kalacakları düşünerek sevmeyen bir insanın gözünden düşünün.
her ailenin maddi geliri ve alım gücü aynı değil. ama her çocuk, çocuk...
kendini sevdiği bir markanın sahtesini alıp mutlu hisseden ya da çocuğuna belli etmeden bu yönteme başvuran ebeveynleri kim suçlayabilir ki?

gönüller imitasyon olmasın, asıl mesele bu.

cam silme

camdan dıları bakılmıyorsa silmeye gerek duyulmamalıdır. belki iç cam ve önü çok istenirse silinebilir.

altını ıslatmak

bilimsel verilerin çok doğru olmasıyla beraber bazen de çocuk oyundan kopmamak için ya da o esnada tuvalete gitmek istememekten sebep çok sıkışarak altını ıslatabiliyor.
anne olmadan önce “aman allah’ım ne kadar gıcık bir durum asla katlanamam” demiş olsam da anne olduktan sonra “ tamam bitanem sorun değil değişiriz” e evrilme hızı çok çabuk oluyor.

kadın ruhu

ancak çok ince ve nazik bir karşı ruhun anlayabileceği ayna ruh.