kadın

erkeğe göre olan.
anne
orospu,
fahişe
kız kardeş
hala
teyze

makyaj

eğer arı kovanı topuzuna sim döküp ablasının düğününe gelen gelinin kız kardeşi makyajından bahsetmiyorsak, kadınların bir çeşit silahı olduğunu düşündüğüm şeydir. bir dişilik simgesidir. kendine bakan her kadının dozunda yapması gerektiğini düşünüyorum. bu işi bir sanat icra eder gibi yapan ablalar görüyorum youtube camiasında. gıpta ediyorum...

diyanetin faiz açıklaması

her güzel şey bilmeyenin veya değerini veremeyenin elinde oyuncak olur. muhtemelen verilen veya alınan faizin sonu cennettir. işin ilginç tarafı da bunu bir standart haline getiren kurumların başındadır diyanet.

cenaze evinde yemek dağıtılması

varlık kuyruğu

gündemimize yeni girmiş tanzim satış kuyruklarına bir büyüğün (!) verdiği isimdir.
karda, kışta soğukta, 2 kilo ucuz patates ya da patlıcan için kuyrukta beklemek, nasıl bir varlığın eseridir?haber izleyip, büyüklerimizi dinledikçe, çorba olmuş kafam, hiç almamaktadır.

cıtıus altıus fortıus

olimpiyatların üzerine kurgulandığı üç simge.

modern olimpiyat oyunları’nın kurucusu baron pierre de coubertin, eski bir arkadaşı olan rahip didon’un öğretmenlik yaptığı okulun bayrağına yazdırdığı sözcükleri olimpiyat oyunları ruhuna uygun bulduğundan aynen almış ve simge yapmıştır. bu üç latince sözcük, “daha hızlı, daha yüksek, daha güçlü” anlamına gelir.

tren

melih cevdet anday'ın biletsiz bindiği iki araçtan biri. diğeri vapur. yani öyle söylüyor bir şiirinde.

" eskisi gibi yaşıyorum
gezerek, düşünerek
yalnız biletsiz biniyorum vapura, trene "

bayan değil kadın

kadın ve erkek cinsiyeti betimlerken bay ve bayan bir hitap şekli. eğer hitap edeyim derken cinsiyete, cinsiyeti anlatmak için hitabı kullanırsanız hanyayı konyayı göreceğiniz ayrım.

aslında birazda filmlerdeki çevirilerin bu ayrımı getirdiğini düşünüyorum.
yabancı filmlerin çevirileri tam olarak yapılmadığı için dilde ve günlük kullanımda ayırım ve ikilemlere yol açtığı aşikar.

filme bayım bakar mısınız? diye bir replik duyarsınız . aynı şekilde bayan bakar mısınız diye söylenişine de rastlayabilirsiniz ama çankırı'da bayım bakar mısınız derseniz gözünüzün üstüne yersiniz zumzuğu, bir de eşcinsel damgası yersiniz.

elbette kibalık olsun diye de söyleyenler vardır ama yine de "bayan bakar mısınız" dediğinizde bayan kişi damgası yersiniz. bu işler böyle.

kadın'a gelince bir karışıklık ta burada var. asıl amacı kadının cinsiyetinin vurgulanması.
duyarlılık göstermek için bayan değil kadın denilmeliymiş.
 spoiler!
burasını inanın çok anlamadım.


toplumda birbirimize "hey kadın bakar mısınız" denmediğine göre "erkek bakar mısınız" da denmiyor.
genel kanım kadının cinsiyeti ile ilgili konularda bayanın kullanılmasının hoş karşılanmadığı yönünde. kadın, kadın olduğunu hissetmek istiyor sanırım.

anlayan varsa anlatabilir mi?
ben yine de bir kadına seslenirken bakar mısınız diyorum? bayan veya kadın bakar mısınız derim sonra öküz damgası yerim. neme lazım?

150 parça eşya ile yaşamak

şintoist inanıştan kaynaklı, japonya'da doğmuş bir akımdır. ayni renkli kıyafetten maksimum 4 adet, 2 adet tabak, 1 masa, 1 yatak, şeklinde minimal eşyayla yaşama şeklidir.
alışverişin esiri olmadan, eşyalara hizmet etmeden, daha çok kendinle, iç dünyanla ve hobilerinle ilgilenme şansı tanıyormuş.
biz de kabul görür mü? zor! sadece 90-100 parça çatal bıçak takımları var çeyizlerde. olmazsa, olmaz! beğenmezler bizi.!

sunshine

bir güneş ışığı.
naif, dolu, candan ve sözlüğün hak ettiği yere gelmesi için canla başla çalışan...
nasıl hayal ediyorsanız emin olun öyle bir gerçek ile karşılaşıyorsunuz.
bir dost, bir abla kazandık. ne mutlu.

amy winehouse

daha 27 yaşında kariyerinin zirvesindeyken alkol zehirlenmesi tanısı ile hayatını kaybeden, sesine, şarkılarına, verdiği duyguya hayran olduğum ve tüm dinginleşme çabalarıma eşlik eden ingiliz şarkıcı.

ayrıca 2015'de "amy" ismiyle belgeseli çekilmiş ve 88. oskar törenlerinde "en iyi belgesel" ödülünü almıştır ancak bendeki yansıması hala etkisini göstermektedir.

bazı insanların ardından sadece "keşke" denir ya. keşke amy, keşke...

ve en sevdiğim şarkısı "back to black"

"he left no time to regret
kept his dick wet
with his same old safe bet
me and my head high
and my tears dry
get on without my guy
you went back to what you knew
so far removed from all that we went through
and ı tread a troubled track
my odds are stacked
ı'll go back to black
we only said goodbye with words
ı died a hundred times
you go back to her
and ı go back to
ı go back to us
ı love you much
ıt's not enough
you love blow and ı love puff
and life is like a pipe
and ı'm a tiny penny rolling up the walls inside
we only said goodbye with words
ı died a hundred times
you go back to her
and ı go back to
we only said goodbye with words
ı died…"

makine mi makina mı

makine diye yazıp makina diye okuduğum doğrudur efendim!

zaman

yaşamdaki en değerli şey. aynı zamanda en ucuza satılan şey. kahrolsun kapitalizm.

mecaz

bir olayı anlatabilmenin en eğlenceli yolu. fakat aynı kültürden olmaya özen göstermeliyiz mecaz kullanırken yoksa anlaşmak çok güç olabilir.

asgari ücretli

2018 yılı için 1.603 tl ile geçinmeye çalışan ücretlidir.
sürekli gelen zamlarla, insanca yaşamak için gerçekten büyük mucizelere imza atan çalışanlardır.
zor ve zahmetli işlerde çalışıp, asla karşılığını alamazlar.

3. dünya savaşının gelip çatması

elbette bir gün gelecekti deyip hazırlık yapmamız gereken savaş.

belli yerlerden okuduklarım, yolculardan dinlediğim hikayelerde çıkardığım senteze göre
çok uzak olmayan bir zamanda yunanistan, türkiye^ye saldıracak ve bunu amerika desteğiyle yapacak. amaç doğu akdenizdeki gaz yatakları ve petrol tabi ki.

yalnız burada yunanistan çok şeyler kaybedeceğine bizim olmayan adaların bize geçeceğine inanıyorum. böylelikle sadece doğu değil orta ve nispeten batı akdenizde de söz sahibi olacağız.

bu aynı zamanda bizim nato'daki yerimizin artık kalmadığına da işaret ve beklenen olacak, nato'dan çıkacağız.
aynı süreçlerde ise avrupa birliği de bizi yunanistan ve bin türlü bahaneyle ab'den çıkaracak veya çıkacağız. çünkü ab'de olduğumuzda düşman olamıyoruz. bir sebep olması gerekiyor.

tek başımıza kalacağız. ama korkmayın çünkü 3. dünya savaşı başlayacak.

rusya türkiye'nin tarafsızlığını kullanarak avrupaya saldıracak. avrupa ise hata yaptığını sonradan anlasa da artık bir şey fayda etmeyecek. gerçek anlamda türkiye'nin değerini o zaman anlayacaklar.

rusya, ayrupaya gelmeden boğazlara gelecek ve istanbul işgal edilecek veya rus kuvvetleri burada olacak. şehirler boşalacak.

rusya avrupayı dümdüz edecek. burada avrupadan tersine göç bekliyorum. suriyeli istemeyen almanları, fransızları kapımızda görürse şaşırmayın.

suriye tarafında ise israille komşu olacağız ve israillilerin yıllardır beklediği ve kutsal kitaplarında da olan kuzeyden gelecek kuvvet israili yenecek. israillilerin armageddon dedikleri savaşın amik ovasında olacağını söyleyen bir çok kaynak var.

bunlar yaşanırken çin de boş durmayacak ve onlarda savaşa girecek. iran'a kadar geleceklerini tahmin ediyorum. zor yılları olacak bizim için.

yalnız türkiye bu savaşlardan ve çok zarar görmeden çıkacak. diğer ülkelere göre.

bütün bunları b.r çok kaynaktan okudum ve takip ediyorum.
ayrıca bir savım da var.
millet olarak çok köklü geçmişi olan ve gelenekleri sağlam bir devletiz. 80'li yıllarda özal'ın başa geçmesiyle fetö olayı ortaya çıkmıştı.
bunu gören derin türk devleti karşı hamle olarak şu an ki iktidarı çıkardığını düşünüyorum. aynısı rusya'da putin'in başa gelmesi ile aynı döneme geliyor. böyle bir kaç örnekte var etrafta.

önce gelip belli yerlerdeki gücünü ispat edene kadar gücün istediğini yaptılar sonra da oyunu kendi lehlerine değiştirdiler. sonra teker teker oyuncuları alt ettiler. bu eski türklerde bir savaş taktiğidir. (bkz:pusu)

en son 15 temmuz darbesini karşı taraf darbe hazırlığı yaparken yanlış istihbaratla yaptırdılar. yani darbe olacaktı ama yanlış istihbarat verip önceden ve hazırlıksız olarak yapılmasını sağladılar. rusların da desteği olduğu söyleniyor ama bilemiyorum. bir çok masum can yandı orası da cabası.

böylelikle türkiye'nin düşmesini önledi derin devlet. siyasi aktörler de oyunlarını oynadılar. eğer darbe olsaydı şimdi çok farklı bir durumdan bahsediyor olabilirdik. mısırdaki darbe sonrası durumlara bakabilirsiniz.

toparlarsak; aslında devlet içten içe özellikle 90'lı yıllardan beri millileşme vs adı altında
( bir çok askeri yatırım ve firma bu zamanlarda kurulmuş, aselsan vs gibi ) savaşa hazırlanıyordu. son dönemde askeri yatırımların bu kadar önde olması bu yüzden diye düşünüyorum.

gün ola hayrola.

toplum olarak henüz hazır olmadığımız şeyler

nezaket çerçevesinde bulunan hareketler bütünüdür.
sıraya girmek
otobüs, metrobüs vb. inenlere yol vermek
yolun sağ tarafını kullanmak gibi, gibi...

tecrübeli

freud'un bir çıkarımı ile aktarmak istediğim kelime.

"insanlar yavaş yavaş inanmamayı, güvenmemeyi,
sevmemeyi ve kronik şüpheci olmayı öğrenir.
bu gerçekleştiğinde artık ne yazık ki çok geçtir.
insanların "tecrübe" dediği şey budur.
kalbiyle bağlantısını kaybetmiş bir insana "tecrübeli" denir."

(bkz:sigmund freud)

ilk buluşmada parayı ödeyen taraf olmak

ilk buluşmanın en büyük sorunudur. her şey güzel gider , ortak konular bulunur, eşten dosttan bahsedilir ve artık kalkma zamanı gelmiştir.
arka fondan ali desidero çalmaya başlar
 spoiler!
ınının ınının ınınııın
hesabın nasıl ödeneceği sorun olur. erkek kızı beğenmişse kıza bırakmaz, böylece kızın bir daha ki buluşmada kendini borçlu hissedeceğini düşünür. bir de aslında kız bir daha buluşmak istemezse diye düşünür ve hafiften ödü bokuna karışmıştır. hesabı öder ve kendini rahatlatır...... taa ki ikinci buluşmaya kadar. eğer onu da erkek öderse hep o öder.

hesabı kız öderse; kız tamam her şey iyi güzel ama ayakların kokuyor demektir. ben ayaklarımın üzerinde duruyorum sen şöyle iki adım geri git ve haddini bil demek istiyordur.

hesabı bölüşerek öderlerse; önümüzdeki maçlara bakalım, belki bir daha buluşuruz. akıp kokmadan ilerleyelim demektir.

farklı işler

ataşehir novada alış veriş merkezindeki gazoz dükkanı. nostaljik neredeyse bütün gazoz çeşitlerini bulabilirsiniz.
eğer yaşınız biraz orta halliyse kendinizi eskilerde hissedebilirsiniz. ruhu var buranın.