teknik üniversitede kız olmak

bir çok erkeğin içinde makinenin nasıl çalıştığını öğrenmek, bir sürü galiz küfür öğrenmek, hepsinden daha baskın olmaktır.

ağıza alınmayacak küfür ve kelimeleri bir çırpıda söyler geçersiniz. hala bu öğrencilik hayatı meslek lisesinden geliyorsa, kaavede pişpirikten tut, toplanıp yan sınıfı dövmeye gitmeye kadar her şeyi barındırır.

cumhuriyet altını

namı diğer ata liradır.

kulpsuz para şeklinde olan altın yani. darphane ve damga matbaası genel müdürlüğü tarafından basılmış olan cumhuriyet altını 22 ayardı. cumhuriyet altını22 mm çapında ve 7,20gr ağırlığındadır.
cumhuriyet altınının has altın cinsinden ağırlığı ise 6,61gr’dır.
cumhuriyetve ata lira aynıdır. sadece iki farklı isme sahiptir. cumhuriyet altını (ata lira) kulpsuz para gibidir. bu bilgi neye yarar demeyin. gecenin bir vakti cebinizdeki ata lirayı 25 kuruş diye taksiciye verirseniz görürüm sizi.

doğum esnasında eşten duyulan en saçma cümle

suni sancıyla deli dana gibi kıvranmamın üzerinden bilmem kaç saat geçmiş, şöyle bir cümle döküldü eşimin ağzından "ya canım! kaç saattir sancı çekiyorsun biraz olsun alışmadın mı?" alıştım ama ilgi görmek için bağırmaya devam ediyorum diyemedim.

yazsa da okusak

sözlüğe kayıt olup yazmaya başlayınca sözlük okurlarının hakkımda düşünmelerini istediğimdir:)

çat kapı gelen misafir

adı üzerinde misafir. bunun çat kapı, pat kapısı mı var, misafir misafirdir, her zaman başımız üstüne.

karadut

sabah sabah başlıklar içinde gördüğümde “gelmiişşş” diye sevindirik olduğum yazar. kıdemli yazar hem de. yazdığını okutur, okunanı yaşatır... zaten çok da objektif olamayacağım hakkında. çok aşırı sevdiğimdir kendisi aynı zamanda çünkü...

ben babamın evine gidiyorum

playstation oynamaya giderken kurduğum cümledir.

gizemabla

türkçe ve dil bilgisi derslerine beden eğitimi hocası bile uğramamış, boş geçmiş yazar.
fabrikacı, bilimci nedir arkadaş? türkçeye yeni boyut kazandırıyor!

köfteci yusuf

geldiği bürün avm'leri adı ne olursa olsun "köfte avm" olarak değiştirir.

kadın ne ister

bir kadın ne ister ne istemez, biraz ister biraz istemez. azını söyler çoğunu ister, bazen de çoğunu söyler azını ister.
bence gayet net açıkladım

togg

aslında; amacını anlayamadığım otomobil. türkiye'nin kendi otomobilini üretmiyor olma sebebi üretemiyor oluşundan kaynaklanmıyor. bugün mercedes'in otomobillerinde kullandığı teknoloji de sır değil. dolayısıyla otomobil üretmek birkaç mühendis arkadaşın bir araya gelerek altından kalkabileceği bir iş zaten.

türkiye'nin kendi otomobilini üretmesinin önündeki en büyük engel maliyete bağlı pazar problemi. şöyle açıklayayım; seri imalat yapan ve yeni bir model ortaya çıkarmak için halihazırdaki bir üretim bandı üzerinde birkaç modifikasyon ve iyileştirme yapması gereken büyük otomobil üreticileri piyasanın hakimi konumundalar. otomotiv sektöründe işler diğer sektörlerdekinden oldukça farklı işliyor.
maliyet + kâr = fiyat denklemi bu sektörde geçerli değil. otomotivde; kâr = fiyat - maliyet olarak düşünülmeli. bunun sebebi pazar fiyatını belirleyen unsurların değişkenliğe çok müsade etmemesi. yani otomotiv sektöründe fiyatı yükselterek kâr etmek mümkün değil. kâr edebilmek için maliyeti düşürmek zorundasınız. hal böyleyken henüz ortada olmayan bir üretim bandının kurulması için harcanacak masrafların amortismanı otomobilin satış fiyatına eklenerek giderilmesye çalışılırsa yanlış bir politika izlenmiş olur. elbette kâr etmek için yapılan harcamaları amorti etmek durumundasınız aksi halde girişimin ticari bir anlamı olmamış olur. fakat bunu fiyatları yükselterek yapmaya çalışmak hata olur. fiyat skalasının içerisindeki kâr marjına sığdırılabilecek oranda maliyet azaltılması gerekiyor. bir şekilde bu sektördeki gelişimin piyasaya rekabetçi olabilmesi sürecinde gerekirse harcamaların görmezden gelinmesi ve teknolojik gelişmeleri ve çağın gerekliliklerini yakalayana kadar gerekirse zararına satış yapılması gerekiyor. yoksa otomotiv sektörü yeni oyuncuları çok hızlı yok edecektir. tabi ki elektrikli araç bantlarının çok fazla yaygınlaşmamış olması ve büyük şirketlerin de bu alana fazlaca yatırım yapıyor olması bizim için bir avantaj olacaktır.
eğer biz de bu elektrikli otomobil üretimine yapılan yatırımlarda diğer şirketlerin maliyet seviyelerine hatta daha da aşağılarına inebilirsek piyasada rekabet edebilecek duruma gelebiliriz.

bıldırki

geceye bir şarkı bırak

özel olan politiktir

özel olan diğerlerine göre kendini farklı olduğunu düşündüğü için bir politika oluşturur. politika kelime anlamıyla çok yüzlülüktür. yani aslında kadının meta haline gelmesinin başlangıcı kendini özel hissetmesiyle başlar. bunun erkeği kadını yoktur bu arada.

bir şeyi veya bir grubu daha iyi kullanmak isterseniz o kişiyi veya grubu dini, cinsi, politika vs gibi bir çok konuda özelleştirirsiniz ve bir öteki yaratırsınız. öteki yarattığınızda özel olan kendi özelliklerini ortaya çıkarmak için edilgen durumda olmak ve kendini meta-ürün-veya hizmet haline getirir.
bizimki daha iyi, daha güzelim, daha iyiyiz vs hep kendini ortaya çıkarmak için ben'ler üzerinden çalışır.
(bkz:politika hırsızlıktır)

bilmem ne günü

sene de var 365 gün ve 6 saat. dolayısı ile 4 yılda bir, sene 366 gün. ama dünya ne bilmem günü olarak baktığında az gelir bu gün ve saatler. kanımca hepsi tüketimi arttırmaya yöneliktir.

halı yıkama şirketi

günümüzde mecbur olduğumuz harici hizmet sağlayıcılarıdır.
halı dışında yorgan, battaniye, koltuk, store yıkama gibi hizmetler de vermektedir.

eski tip evlerin büyük balkonlarında güneşe serilen halılar su dökülerek yumuşatılır, sonrada deterjan ile foşur foşur yıkanırdı. şimdi çoğu balkonlara insanın kendisi bile sığamıyor.

perde asmak

bir erkekle evlenme sebebi. bazen kendimi sadece bu işe yarıyormuş gibi hissediyorum. akşam yorgun argın seferden geliyorum bir de bakıyorum eşim beni güler yüzle karşılıyor. sanırsınız aile ve sosyal politikalar bakanlığı kamu spotu yayınlıyor. o derece her şey mükemmel.
hemen giriş bölümünü geçip gelişme bölümüne geçiyoruz. eşim hemen ne işler yaptığını anlatıyor ( içinde çamaşır ve perde mutlaka geçiyor) sonra sonuç: çok yoruldum sen de şu perdeleri asar mısın? gelen senaryo hep bu şekilde oluyor.

yahu insan biraz senaryoya heyecan katar ne bileyim heyecan verici bir kaç hikaye çalış, iki direksiyon salladım de uçtum, kaçtım de bir şey de.
soğuk bir ve acındıracak kadar mağdur olmuş bakışla yapma bunu leyla.

(bkz:temizlik robotu)
(bkz:perde asma robotu)

1 kadın 1 erkek

kadın erkek ilişkisi üzerine yazılmış en orijinal ve en gerçek senaryoya sahip türk yapımı televizyon serisi. her kesime hitap edebilen bir samimiyeti de vardı ayrıca.
demet evgar ve emre karayel bu dizi ile kariyer basamaklarının en önemli sıçrayışını yapmıştı.
2 çocuk versiyonu da ayrı bir komedi. her gün evde aynı şeyleri yaşıyoruz.

diyet su

su içsem yarıyor diyenler için üretilmiş endüstriyel bişey bişeysi.
diyet su mu olur ? kıçımdan ürün uydurdum satıyorum demenin diğer hali.

fizan

bahsedilen yerin çok uzakta olduğunu belirtmek için kullanılan kelime.

mustafa sandal'ın "pazara kadar değil mezara kadar, gelirim senle fizan'a kadar" şarkısında da bahsi geçmektedir.