Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.
Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz.
daha fazla bilgi
kesinlikle kadın olarak kullanılması gerekiyor. ilk duyduğum zamanlar ben de buna takılan insanlara tepki göstermiştim.
üzerinde ciddi anlamda uzun bir süre düşündükten sonra haklı oldukları kanısına vardım.
önemli olan ne maksatla kullanıldığı, ne anlamda kullanıldığı... diye düşünüyodum doğal olarak çünkü önemli olan hep anlamdı benim için. ancak nedenleri sorgulamaya başlayınca insan şoka uğruyor. mesela neden erkeklere 'bay' diye hitap edilmiyor?
bayan kelimesinin niçin kullanılmaya başlandığını bilmiyorum. ancak kadın kelimesinin, kadınların bekareti hakkında yargı bildiren bir kelimeye dönüşmüş olması incelenmeli.
mesela bir çocuğun erkekliğe ilk adımının sünnet olmak olması(!), ki bu çok saçmadır, kadınların kadınlığa ilk adımının cinsel ilişkiye girmiş ve bekaretini kaybetmiş olması(!) olarak düşünülmüş olsa gerek ki kadın kelimesi, bir kızın(!) bekaretini kaybettikten sonra(!) kazandığı bir ünvan haline gelmiş.
"kadın kelimesi çok kaba, o yüzden kibar olmak için bayan kelimesini kullanıyorum." diyen bir insan, kadın kelimesinin niçin kaba bir kelime olduğunu açıklamak zorundadır. açıklayabilir mi? hayır. dönüp dolaşıp varacağı yer kızlık mevzusudur.
bu konu şöyle dursun. bir cinsiyet belirten kadın kelimesi bir hitap sözü olan "bayan" kelimesi ile ikame edilmeye çalışılıyor. bu neresinden baksanız saçmadır. hitap şekli olarak birisine "bay" demiyorsanız "bayan" da demeyiniz. "bayım" kelimesi bile sayılmaz çünkü hiçkimsenin "bayanım" dediğini duymadım.
bayan; kendi başına zararlı bir kelime değil, hakaret içermez, baymak kökünden türemez. kullanım biçimi ve hangi anlamda kullanıldığı ise zarar verici ve yıpratıcıdır. bir cinsiyeti baskılamaya ve yok etmeye çalışır. zararlı olabilir.
hepsinin ötesinde dil, çok önemli bir toplumsal kültür aracıdır. bir toplumun diline bazı kelimeleri ekleyerek ya da dilinden bazı kelimeleri çıkararak o toplumun kültürünü, hayata bakışını değiştirebilirsiniz. george orwell'in 1984 aldı romanını tavsiye ederim.
tarihte belli mecralarda kullanımı yasaklanan ve kullanılmayan kelimelere, onların yerine sonradan üretilen ya da başka dillerden devşirilen kelimelere bakın ne demek istediğimi anlayacaksınızdır.
eğer bir toplumu baskılamak istiyorsan onların jargonunu ortadan kaldırmaya çabalamak iyi bir başlangıç olacaktır. kadın kimliğini baskılamak için uydurulan "bayan" kelimesine karşıyım.
sığırın dişisine inek derken kaba olmuyorsak, insanın dişisine kadın derken de kaba olmuyoruzdur. insan türünün dişisine kadın denir. eğer bayan denilseydi çocuklarınız dünyaya kız olarak değil bayan olarak gelebilirdi çünkü bayan kelimesi yaş, bekaret, vb kavramlar içermeyen gayet kibar bir kelime değil mi?
bir çocuk doğduğunda, oğlan ya da kız denilebilir. insan yavrusunun isimleri olabilir bunlar gayet tabii. eğer birine erkek, diğerine kız diyorsanız yanlış yoldasınız demektir. o erkekse, öteki de kadındır.
aradan uzun yıllar geçti, çarşamba günleriydi sanırım çiçeği burnunda olanları gırgır merkezinde kabul ettiği, birebir eleştirdiği günler. eleştirirdi tamam ama yayınlanırsa karikatürünüz 15 tl alırdınız. büyük para.
bazı insanlar erken ölüyor nedense. oysa şimdi o kadar ihtiyacımız var ki oğuz aral gibi birine.
tanrıya karşı söylev-marquis de sade
kitabı okuduktan sonra isminin tanrıya karşı hiciv olarak değiştirilmesi gerektiğini düşündüğüm eser. söylev daha minnoş kalmış kitabın içeriğine göre.
yanlış anlaşılacak bir şeyler söyleyip sorumluluğu karşı tarafa yıkma kolaycılığı.
itici bir öbektir, pek sevilmez. kullanana uygun cevabı vermek mübahtır.
aldatan sevgiliye geri dönmek aklın ve mantığın işi değildir. duygularımla hareket ediyorum, onsuz olamıyorum, nefes alamıyorum diyenler için sorumuz bu güvensiz ilişkide artık onunla olabilecek misin olmalıdır. duygusal yanı baskın olan aşık insan evet dese de bu 2.şans maçın uzatmalarını oynamak gibi olacaktır.
duygusal anlamda sevdiğin kişinin ihanetine uğramak fazlasıyla zordur 'neden', 'bana bunu nasıl yapar' gibi durumu daha da zorlaştıran sorulardan uzak durarak 'ben değerliyim, değerimi kendim belirlerim, kimsenin bana kendimi değersiz hissettirmeye hakkı yok' şeklinde olumlamalar yaparak psikolojisini sağlam tutmaya çalışmalı ve düşürüldüğü durumdan hızla uzaklaşmalı ve derhal ipleri koparmalıdır.
insanın kendine olan öz saygısının devamı çok önemlidir, çok da sevse, sevgisinden ölse de her bitiş daha güzel bir başlangıç içindir diyerek aldatan kişiyi öldü kabul etmeli ve yoluna bakmalıdır.
todd phillips’in yönetmen koltuğunda olduğu filmde başarısız bir komedyen olan arthur fleck’in batman’in nasıl baş düşmanı olduğunu izliyoruz.
4 ekim de vizyona giren film, ilk gün gişe hasılatı olarak kuzey amerika’da 13.3 milyon dolar (rekor), dünya genelinde ise 24.6 milyon dolar ile başarılı bir giriş yapmıştır.
bir baba adayı olarak ve doğuma ortalama 1 ay kalmasına rağmen içinden çıkmadığım hatta cuma günü nts dönüşü eşime rezene çayı aldığım yer. şükür tanrıma evime yakın.
halk arasında kötü hastalık olarak bilinen akut yetmezlik sendromu. basit anlatımıyla bir grup hücre kendini bilemez halde üremeye devam ederek habis oluşturuyor. bu habis ise bir süre sonra organı ele geçirip işlemez hale getiriyor.
hücre kendine verilen görevi tanımıyor ve kendi kafasına göre hareket ediyor ve kanserleşiyor.
yenmek için bir çok yol var ama en önemlisi düzgün beslenme, allkali diyet ve düzgün yaşam.
kimi için modern tarz inşa edilmiş bir site içinde havuzlu akıllı bir daire, kimi için bir yalı, kimi için bir dubleks,kimi için mütevazi bir daire. kimi için dört duvar bir çatı, kimi için sadece bir dam belki.
başımızı sokabileceğimiz, akşam olup koşa koşa yolunu tuttuğumuz, ağladığımız, güldüğümüz, sığındığımız, korunduğumuz yer. kimine yuva, kimine çilehane.
ama hep barınak.