@sunshine

Moderatör

Durum: 465 - 70 - 28 - 4 - 23.10.2019 00:46

Puan: 1664 - geyik avcısı

11 yıl önce kayıt oldu. 1. Nesil Yazar Moderatör.

İşletme mezunu.Emekli, yazmayı deniyor.:)
  • /
  • 24

beklenen zirve

mekan konusunda geçen zirvede mutabık kaldığımız, sayın sözlük yönetiminin kafasının neden karışık olduğunu anlayamadığım zirve.
yine de haberlerinizi bekliyor olacağız!

bahara

serin ekim gecesini, sıcacık betimleri ile ısıtan yazar. ismi gibi gelmiş sözlüğe. bahar gibi. tatlı, ılıman bir güzellik.

homoseksüelliği övmeyi modernlik sanmak

homoseksüellik belli tarihlere kadar hastalık, daha sonra ruhsal bozukluktan kaynaklanan tercih, şimdilerde yönelim kabul ediliyormuş.
sözlükte açılan betimlerdeki görüşlerden doğan farklılığın içine dalmadan, bir kaç bir şey okudum, böyle açıklamaya çalışıyorlar.
reklamı nasıl yapılıyor? bilmiyorum. ben hiç rastlamadım. ama tercihi nedeniyle çok acı çekmiş bir insan tanıdım. (bir başka betimde uzunca anlatmak istiyorum)
çalıp, çırpıp, eziyet edip, çoluk, çocuğa tecavüz edenleri gördük erkek diye,
en olmadık lafları edip, yuva yıkan, iş bozan kadınlar gördük.
cinsiyetin insan olmakla, iyi olmakla, vicdanlı olmakla ilgisi vardı, bize mi öğretmeyi unuttular?
ötekileştirmeyi ne kadar sever olduk! ne kadar acı değil mi?

kampçıbebek

"haydarpaşa ve sirkeci garları" başlığında, harika bir betimle, harika bir ironi yaparak, yüzümü ışıldatmış yazardır.
hoşgeldin bebek, iyi ki geldin!
aydınlık yarınlarda hep beraber olmak dileğiyle.

ahmet taner kışlalı

"umudu ertelemek, kuşkusuz ki yitirmekten daha iyidir"
1999 yılında, akit gazetesinde yayınlanan fotoğrafının üzerine çarpı konularak, hedef gösterilmiş, bombalı suikast sonucu hayatını kaybetmiş değerli aydınımızdır.

kızımın adı ada

ada gelsin, ailesi tamamlansın.
sözlükte büyüyen genç yazarımız, sevgili kardeşimiz, senin kadar heyecanla bekliyoruz. tüm iyi dileklerimiz seninle ve cici ailenle. fotoğrafı mutlaka bekliyoruz.
ada'yı yazar abla, teyze, abi ve amcaları da görmeli mutlaka.

petunya

patlıcangillerden, anayurdu amerika olan, balkonlara çok yakışan, bir parçacık nazlı, minik, katmerli, rengarenk çiçekler açan güzellik.

birannelikrüyası

kasiyer veya çicekçi olmaya heves etmiş :) akademisyen olmuş yazarımızdır.
kısa, öz ve şirin betimler yazar. gülümsetir, mutlu eder. lütfen daha sık yazın. keyifle okuyalım.

monokrom

on parmağında on marifet yazarlarımızdan biri. hoşgelmiş, sefa gelmiş.
gelir, gelmez öyle güzel betimler yazdı ki, eski yazarlarımızdan zannettim kendisini.
daha sık yazsın lütfen.

papatya masalı

yenilenmiş sözlüğün, yeni ve cici yazarlarından. çok aralıklı yazıyor ama özlüyoruz. sözlüğe biraz daha fazla zaman ayırırsa seviniriz. hadi papatya masalı, masallar uzun sürer.

bir istanbul aşığı

sözlüğe hoşgelmiş yeni yazarlarımızdan.
harika bir nick almış kendine. çok beğendim. çok sevdim. istanbul kadar güzel betimlerinizi bekliyoruz.

kimsu

yeni yazarlarımızdan. bir göründü, bir yok oldu serap misali. özledik betimlerinizi ve sizi. sözlük bekliyor! hoşgeldiniz! ama arada uğrayın lütfen.

duman odası

her zaman, her şart altında yerden yere vurulan, biz zavallı tiryakilere açılacak olan odalarmış.
sözlük dostları da saf tutmuşlar sağolsunlar.
25 yaşından beri sigara içiyorum. çocuğumu büyütürken, balkon dışında evde hiç içmedim. kızımın oda kapısını hep kapalı tutarım. evimi hep havalandırırım. herkes soğuk havalarda sıcacık ortamlarda yer içerken, ben açık havada oturuyorum. bu benim tercihim. benim sağlığım. zararlarını biliyor muyum? evet! kimsenin karşısına geçip, övüp, reklam yapıp, özendirmiyorum.
bu benim seçimim.
haram olduğu konusuna inanmıyorum.
yani dostlar, sizler kadar, sigara içenlerin de sizin kadar yaşama (!) hakkı var.
müsaadenizle (!)

yoksulluk

kişi başına düşen milli gelir üzerinden hesaplanan ekonomik bir veri ölçeği ifade eder.
ekonomist değilim, açıklamaya kalksam hata yaparım.
yoksulluk gerçeğinin berbat bir şey olduğunu çok gözlemledim.
kış günü çorapsız, plastik terlikle mordan kırmızaya renk değiştirmiş bir yavruya çorap üzerine, bot giydirmeye çalışırken:
-örtmenim, (okul içinde gördükleri yabancı herkes öğretmen, onlar için.)
-örtmenim, çorap beni ısıttı, terliğimde var. botlar abimin olsa, olur mu? sorusu,

erzak ve oyuncak bulunan iki ayrı paketle gittiğiniz evde, çocukların oyuncaklara şöyle bir göz atıp, erzak paketini hayranlıkla seyrederek başında oturması.

altı çocuklu bir ailenin, zor durumda olduğu, çocukların pislikten yara içinde olduğu, kıyafetlerinin ve yatacak yerlerinin olmadığı haberi gelmişti. görev dağılımı yapıldı. çocuklar banyo yaptırıldı. sağlık muayenesinden geçirildi, yeni kıyafetleri giydirildi, eve halı ve yatak temin edildi. temizletildi ve düzenlendi. çocuklar eve götürüldüğünde, anne ağlayarak karşıladı.
"sarılsana çocuklarına" dendiğinde, "temizdir onlar" dedi.

yoksulluğun kısa manzaralarıdır bunlar dostlar, çok uzakta değil, istanbul'un kıyı köşe semtlerinde yaşanmıştır.

haydarpaşa ve sirkeci garları

haydarpaşa ve sirkeci garları boş depo alanlarının kiraya verilmesi ihalesinden, ibb hukuksuzca elenmiş, ihale okçular vakfı eski başkanına verilmiş.
ne yapacak acaba bu beyefendi? yeniden bir malazgirt hazırlığı mı var acaba?
garlar hepimizin, bir fayda sağlanacaksa çocukların, gençlerin, halkın olsun. lütfen ranta çevrilmesine izin verilmesin.

eylem elif maviş

everest'e tırmanan ilk kadın dağcımız.
ilk zirveyi kendisi yapmış, ikinci zirveyi burçak özoğlu poçan, meltem özmine ve suna yılmaz ile birlikte yapmışlar.
bu güzel olay 2006 yılında gerçekleşmiş.
sporla ilgilenirim, spor olaylarını izlemeye gayret ederim. bu hanımefendiyi bu gece bir tv programında tanıdım.
skandallarıyla gündeme gelen bir pop yıldızı, manken, youtuber olsaydı hepimiz bu kadını çok iyi tanıyor olurduk eminim.
bu ne çelişkidir? çözen varsa bir haber uçursun.

onat soysal

down sendromlu yüzücümüz bu aslan delikanlı, italya'daki avrupa şampiyonasında gümüş madalya almış.
yolun açık olsun delikanlı. tüm arkadaşlarına, örnek olman dileğiyle.

öğretmenim, bu nasıl yeniyor?

bu sabah, biraz yaşlılık biraz duygusallıkla yoğrulmuş yaşamıma, soğuk algınlığı sosu eklenmişken, gözyaşı döktürmüş, dünyanın en masum, en tatlı, en şirin, buram buram yoksulluk izleri taşıyan harika sorusudur.
ığdır'da eli öpülesi, önünde saygı durulası sevgili öğretmenimiz mehmet özcan çocuklarına pizza ısmarlamış, hayatlarında ilk defa pizza gören masumların, o güzel bakışları, o şirin yemeleri ömürlük bir iz bıraktı bana.
sevgili öğretmenim, yanan insanlık ateşiniz, eğitimci ruhunuz hiç solmasın.
sağolun, varolun. saygılarımla.

grimm kardeşler

pamuk prenses ve yedi cüceler
ormandaki ev
külkedisi
su perileri
rapunzel
altın saçlı şeytan
hansel'le gratel
bremen mızıkacıları
parmak çocuk
uyuyan güzel
fareli köyün kavalcısı
kurbağa prens
kurt ve 7 küçük oğlak
kar beyaz ile kırmızı gül
kırmızı başlıklı kız
çizmeli kedi
kurt ile yedi keçi yavrusu
başlıca eserleridir.
iki akademisyen kardeş olan grimm kardeşler, köy köy, kasaba kasaba, araştırma yaparak, çeşitli dil ve lehçeleri inceleyerek, masalları edebi bir dille kitaplaştırarak, çocuk edebiyatına kazandırmışlar.

kolonya

bizim nesillerdir misafir ağırlama ritüelimizin en güzel, birinci aşamasıdır.
gelen misafirimize kolonya verilmesinin ardından, şeker çikolata tutulur daha sonra diğer ikramlara geçilirdi.
mekanı kaplayan mis gibi limon kokusu(en popüleri) hoş bir hava yaratırdı.

kolonya ilk kez 18.yy'da italyan bir parfümcü tarafından almanya köln'de üretilmiş. köln anlamına gelen, ingilizce "cologne" sözcüğü ile dünyaya yayılmış.
hafif alkollü, hafif esanslı bir yapıdadır.
  • /
  • 24

manda ve himaye

(bkz:mustafa kemal atatürk) önderliğinde, erzurum kongresi'nin bildirisinde kabul olunamaz olarak verilen karardır.

kelimeleri ayrı ayrı ele alırsak manda; kendini yönetemeyecek duruma gelen ülkelerin, tekrar kendini yönetebilecek duruma gelene kadar başka ülkelerin üzerinde yönetim oluşturma işlemine denir. yani kısaca ülkeler geçici olarak yönetim ve idari hatta iç işlerini başka ülkelere tabi bırakıyorlar. ancak ülke üzerinde egemenlik oluşturmuş mandacı devletler genel olarak devletin ilerlemesini ve gelişmesini kendisine bağlı kalacak şekilde yürüttüğü için bu süreç genelde kısa süreli olmuyor.

himaye ise; kendini koruyamayan ülkelerin işgal edilmemek için başka ülkelerin koruyuculuğu altına girmesine deniliyor.
bu iki kavramda aslında güçlü ülkeleri daha güçlü, güçsüz devletleri ise daha güçsüz hale getiriyor.

ulu önderin yüksek öngörüsüne ne kadar minnet etsek az.

500t

istanbul'un en bilindik otobüz hattıdır.
bir çok ilişki bir çok arkadaşlık ve yol hikayesi barındırır. haliyle biz de bu arada bir şeyler öğreniyoruz gelenden gidenden.
500t hayat gibidir. sizin kadarınız bellidir. sabah başlarsın servise. çıkarsın yola o durak senin bu durak benim dolaşırsın. en son edirne kapı mezarlığı, son durak. bildiğin hayattır.

kimler biner kimler inerse artık hayat otobüz'üne.

ama şunu bilirim ilk doğduğun gibi başlarsın sefere.
ilk duraktan anneni babanı alırsın hayatına, ailen , sonra arkadaşların ve bir çok kişi biner. hepsini taşırsın, kimi zaman tartışırsın, kimi zaman selamlaşırsın.
ama hepsi son durakta veya kendi durağı geldiğinde iner otobüz'den. sen kendi yolunda gider gelirsin. ama ne olursa olsun tuzla'dan boş kalkarsın, mezarlığa boş girersin

bu kadar felsefe yeter.

bizim durak 130 otobüz. günde 3 bilemedin 4 servis yapıyoruz. yani 3 gidiş 3 geliş. parası da iyi hani.
kimseye bulaşmazsan iyi iş. bazen zorluğu yok değil. hangi işte yok ki... polisi, belediyesi, yolcusu güzel hattır 500t.

sözlükte zirveler oluyormuş bakarsınız bizim otobüz'de bir zirve yaparız. size yol boyunca bütün yaşanmış hikayeleri anlatırım. çekeriz kenara oynarız,güleriz, mangal yaparız. benim bildiğim en zirve bu. dostlarla oldu mu tam zirve bizim için.
yol ancak dostlarla biter yoksa uzar da uzar.

sunshine

bir güneş ışığı.
naif, dolu, candan ve sözlüğün hak ettiği yere gelmesi için canla başla çalışan...
nasıl hayal ediyorsanız emin olun öyle bir gerçek ile karşılaşıyorsunuz.
bir dost, bir abla kazandık. ne mutlu.

türk filmi

tanımlaması basit, yaşaması zor film türü. bildiğiniz türk sinema sektörünün ürettiği dram, acı, neşe, kıskançlık içeren filmlerin tümü.

hangi kafada yazıldıysa çıkın sokağa bakın aynısı mutlaka var.

(bkz:dünyayı kurtaran adam)

kadına şiddeti önlemek

kadına şiddeti önlemek çok basit aslında, bir imzaya bakar. bakıyor, bakıyormuş! çocuğa şiddeti, istismarı önlemek de öyle, basit yani. bir imza yetiyor, yetecekmiş yani ! niye kimse duymuyor bu adamı yahu? dili dimağı kurudu söylemekten, diyor ki; " bu vahim olayları, bu korkunç olayları engelleriz, yeter ki idamı geri getirsinler". " " ben " diyor " altına imzayı atmaya hazırım " sonra bir tek o mu başka bir kadın da çıkıp diyor ki " yok efendim, ben daha güzel imza atarım idam kararının altına " sonra diğerleri, imzalarım, imzalarım, imzalarım! diye çığırıyor.

her ağzınızı açtığınızda terör estirin, her lafınızla toplumu bölün, parçalayın, ayırın, cinnetin eşiğine getirin. bizatihi kendi beyanlarınız yetmez gibi, aşağılık ne kadar beyan yapabilecek varsa paye verin, kadını aşağılayan cümleleri ardı ardına kurun, kuranı destekleyin. sonra da bunda parmağınız eliniz kolunuz direktifiniz emriniz yok gibi bir de dar ağaçları kurmaya yemin edin. elinizle, dilinizle sistematik olarak kadın katili çocuk istismarcısı üretiyorsunuz ne hapisanelere sığdırabilirsiniz ne öldürmekle bitirebilirsiniz.

kadın ile erkek eşit olamaz; fıtrata aykırı

"kız mıdır, kadın mıdır bilemem"

"kadınlar iş aradığı için işsizlik yüksek"

"anası tecavüze uğruyorsa neden çocuk ölsün, günahı ne? anası ölsün öyleyse"

"iş istiyoruz sayın bakanım" "niye evdeki işler yetmiyor mu?"

"kadın çalışarak fuhuşa hazırlık yapar"

"kahkaha atan kadın iffetsizdir"

"kadının fıtratında köle olmak var"

"tecavüze uğrayan kürtaj yaptırmasın"

"hamile kadın sokakta dolaşamaz"

"kadınlar için tek kariyer annelik"

"türk kadını evinin süsüdür"

" 6 yaşında çocukla evlenilebilir "

" kız çocuğu babasının yanında şortla duramaz "

" en az 3 çocuk yapın "

işte bataklık bu.

edit: imla

sunshine

yeni gelen yazarlara karşı sıcakkanlı tutumu ile gönülleri kazanan tecrübeli sözlük kişisi.

sunshine

beğenerek okuduğum ve takip ettiğim yazar. anladığım kadarıyla anne içgüdüleri yüksek, kimsenin kırılmasını istemeyen ve genel ortamın huzurlu olmasına çaba gösteren kişidir.
umarım günün birinde karşılaşırız ve sarmaş dolaş oluruz.
yazılarımı veya yazdığım konuları çok fazla sevmiyor ve bunu anlıyorum. yalnız bir konuda değerlendirme olması için farklı noktalardan da bakabiliyor olmak gerekir. ateşin yakıcılığı, su ile ölçülür.
 spoiler!
yine edebiyat parçalıyor diyorsun biliyorum
sadece ateş olan bir ortamda olmuş olsan ve su'yun anlamını bilmesek bize ateş normal gelirdi.

bugün emine bulut vefat etti. bunun suçlusu hepimiziz aslında. çocuğunu 4-5 nesildir açık fikirli, doğru düşünen veya sadece kadına da değil kendine saygılı olmasını öğretemeyen ve bahane olarak erkek şiddetini gösteren bir kadın algısı var. bu kadınların eğittiği büyüttüğü kız çocukları, erkek evlatları var.

kasacası sevgili sunshine hayat bumerang gibidir biz hep karşıda olduğunu düşünürüz ama o bumerang bizim elimizden, dilimizden, düşüncemizden çıkmıştır ve eninde sonunda bizi bulur.

bana nasıl baktığın inan senin kendi bumerang'ın ben seni tüm kalbimle seviyorum.

kalite

kimse bakmadığında da doğru olanı yapmaktır.
(bkz:henry ford)

sözlüğün diğer sözlüklerden ayrı kalitede olması gerektiği konusuna da ayrıca katılıyorum.

anitsayac.com

şiddet sonucu ölen kadınlar için oluşturulmus dijital anıt. isimlerin üzerine tıkladığınızda neden,nasil ve kim tarafından öldürüldükleri yazar. hikayeler benzer aslında; kocası, babası, kardeşi/abisi, sevgilisi, oğlu, akrabası veya tanımadığı bir erkek tarafından öldürülen kadınlar. sık sık siteyi ziyaret eder ve öfkemi nefretimi tazelerim. çünkü tek bir kadin şiddet görmeyene, öldürülmeyene kadar mücadele etmek o kadınlara olan borcumuzdur.
anitsayac.com

sunshine

görüp görebileceğiniz en naif, düşünceli dostlardan biridir.
sözlükte tanıştık sonra ailenin parçası oldu.
yazıları ve duruşuyla bir çok yerde örnek gösterdiğim kişidir.
 spoiler!
kendi bilmez bu arada

Toplam betim sayısı: 465

taksim meydanı'nda eğlenen sığınmacılar

güzelce eğlenen gençlerdir. maşallah, hepsi katır gibi tepiniyor (!) mağdur değil miydi bunlar, zor durumda filan. yazın sahillerde, kışın caddelerde güzel eğleniyorlar. yazık! sığınmışlardı, di mi?

ev işleri

bitmeyen işler grubundadır. büyüklerin deyimiyle "arsız" dır. çamaşır, bulaşık, ütü, cam silme, süpürge, toz alma, mermer, fayans ovma, dolap içi silme ve yerleştirme, market alışverişi, banyo - mutfak hijyeni, yemek. bunlar ana başlıkları, detaya indiniz mi? ne işler açar başınıza ev işleri denen canavar! yardımcınız geliyorsa mutlu olun, yok kendim hallederim diyenlerdenseniz zor çok zor. geceyarısı mutfak dolabı silerken bulabilirsiniz kendinizi.

neşet ertaş

türk halk müziği üstadlarından. ismi için, şöyle bir açılım yapılır : neşet ertaş diye yazılır, neşe, dert, aşk diye okunur. bozkırın tezenesidir.

sakalsız erkek

bazı çevrelerce ısrarla sakal bırakmaya davet edilen erkeklerdir. yoksa "hallenenler" olabilirmiş. ne demekse?
memlekette tertemiz yüzlü insanlara hasret kaldık. bir de bu sözde fetvacıların çağrıları çıktı başımıza. hayır olsun bakalım.

karadut

eskimeyen dost, özel ve güzel kadın. hoşgelmiş! iyi ki gelmiş! gözlerim arıyordu.

taksim meydanı'nda eğlenen sığınmacılar

güzelce eğlenen gençlerdir. maşallah, hepsi katır gibi tepiniyor (!) mağdur değil miydi bunlar, zor durumda filan. yazın sahillerde, kışın caddelerde güzel eğleniyorlar. yazık! sığınmışlardı, di mi?

hoşgeldiniz yeni yazarlar

her birinizi isim, isim (nick) anmak isterdim, hoşgeldin duyurusunda. yıllar önce alımlar tek tek yapıldığından isme hoşgeldin diyebiliyorduk! kalabalık bir geliş olmuş, çok güzel olmuş, ne iyi olmuş! güzel, kaliteli betimlerde görüşmek üzere. ne iyi ettiniz de geldiniz!

kadın

bakire kadınlar istiyorsunuz çünkü cinsel performansınızda ki başarısızlığın kıyaslanmasını istemiyorsunuz.
edilgen ve tecrübesiz kadınlardan eş istiyorsunuz, çünkü hizmetinizi yaparken sözünüz geçsin istiyorsunuz.
her kadın bedenine hakkınız var gibi bakıyorsunuz, sahip olduğunuz kadınlara da başka erkekler aynı şekilde bakacak diye kadınlara hayatı zehir ediyorsunuz.
ben sana güveniyorum da çevreye güvenmiyorum diyenleriniz az değildir.
aşağılık kompleksinin adı oluverir kıskançlık, kıskançlığı sevgi yapan geri zekalılık.
özgür düşünen, güçlü, kişilikli kadınlardan korkuyorsunuz, çünkü ne kadar aciz olduğunuzla yüzleşmekten kaçıyorsunuz.
bir erkek her haltı yediğinde görmezden geliyorsunuz, ama bir kadın ''bedenim benimdir sana ne dese'' adını çıkartmaktan hiç gocunmuyorsunuz.
ahlakı kişilikte kaybettiniz, kadının apış arasında arıyorsunuz.
namusunuzu kadın kazandırır, nasıl bir erkek olduğunuz kadına göre ölçülür.
utanmanız ancak karınız "namussuzluk" yaparsa olur.
ödünüz kopar o yüzden tam bir tahakkümcüdür ruhunuz.
faşizm sizden başlıyor, zihniyetsizliğinizden farkedin.
sahi yaa siz erkek kalanlar, hala insan olamayanlar, cinsel organından yukarı çıkamayan kafalar, siz bu dünyada niye varsınız?
cahillikle övünen tek canlı olmak, nasıl bir hakarettir kendinize farkında mısınız?

beş bin yıldır kadın; kölenin kölesi.
ücretli kölenin evdeki hizmetçisi.
köylünün namusu. küçük burjuva aydınının içki sofrasında mezesi ve ilişki albümünde yeteneğinin övüncesi.
kapitalist pazarın cinsel metası.
dindarın kapatması.
tanrının şeytanı.
erkek avcıların gülü, sözde aşk meleği.
oysa o, insanı "rahminde" var edip, yaratanı! emzireni, emeği ile büyüteni, yani insan toplumunun sahibi.

john soul

papatya masalı

yenilenmiş sözlüğün, yeni ve cici yazarlarından. çok aralıklı yazıyor ama özlüyoruz. sözlüğe biraz daha fazla zaman ayırırsa seviniriz. hadi papatya masalı, masallar uzun sürer.

sözlüğün geri dönüşü

özlenen dönüştür. güzel dostluklar, sıcacık arkadaşlıklar, dostane sohbetlerin yuvasıdır. hoşgelmiştir, iyi ki gelmiştir.