depremde yapılacak şeyler

deprem anında hayatta tutacak belki de tek şey bilgi ve çeviklik, ama öncesinde belli hazırlıklar yapmak gerekiyor.

yararı olacağını düşünerek ekliyorum.

bina içindeyseniz
kesinlikle panik yapmayınız.
sabitlenmemiş dolap, raf, pencere vb. eşyalardan uzak durunuz.
varsa sağlam sandalyelerle desteklenmiş masa altına veya dolgun ve hacimli koltuk, kanepe, içi dolu sandık gibi koruma sağlayabilecek eşya yanına çömelerek veya uzanarak kendinize hayat üçgeni oluşturun. başınızı iki elinizin arasına alarak veya bir koruyucu (yastık, kitap vb) malzeme ile koruyun. sarsıntı geçene dek bekleyin. güvenli bir yer bulup, diz üstü çök, baş ve enseyi koruyacak şekilde kapan, düşmemek için sabit bir yere tutun hareketini yapın. deprem sırasında sarsıntı durana kadar olduğunuz yerde kalın.
cam, pencere, dışarıya bakan duvar ve kapılardan, aydınlatma tesisatı veya armatürü gibi üzerinize düşecek her tür eşyadan uzak durun.
sarsıntı başladığında yataktaysanız orada kalın. üzerinize düşecek ağır bir eşya yoksa bir yastıkla başınızı koruyun; varsa en yakındaki güvenli alana geçin.
size yakın çok sağlam ve yüke dayanıklı bildiğiniz bir kapı değilse, kapıyı kullanmayın. çoğu iç mekan kapısı basitçe inşa edilmiştir ve sizi korumaktan uzaktır.
merdivenlere ya da çıkışlara doğru koşmayın. sarsıntı bitene kadar içeride kalın, ancak sarsıntı bitince dışarı çıkmak güvenlidir. sarsıntı sırasında binayı terk etmeye çalışmayın.
araştırmalar, çoğu yaralanmanın bina içinde hareket ederken veya dışarı çıkmaya çalışırken oluştuğunu göstermektedir.
balkona çıkmayın.
balkonlardan ya da pencerelerden atlamayın.
asansör kullanmayın.
acil durumları ve yangınları bildirmek dışında telefonları kullanmayın. kibrit ve çakmak yakmayın, elektrik düğmelerine dokunmayın.
elektriklerin kesilebileceğinin; yangın alarmlarının çalışabileceğinin ve yangın söndürme sistemlerinin devreye girebileceğinin farkında olun
tekerlekli sandalyede iseniz tekerlekleri kilitleyerek başınızı ve boynunuzu korumaya alın.
mutfak, imalathane, laboratuvar gibi iş aletlerinin bulunduğu yerlerde; ocak, fırın vb. cihazları kapatın. dökülebilecek malzeme ve maddelerden uzaklaşın.
sarsıntı geçtikten sonra elektrik, gaz ve su vanalarını kapatın; soba ve ısıtıcıları söndürün. diğer güvenlik önlemlerini alın; daha önceden hazırlanmış acil durum çantası ile gerekli olan eşya ve malzemeyi yanınıza alarak binayı daha önce tespit ettiğiniz yoldan derhal terk edip toplanma bölgesine gidin.
her büyük depremden sonra mutlaka artçı deprem olur. artçı depremler zaman içerisinde seyrekleşir ve büyüklükleri azalır. artçı depremler hasarlı binalarda zarara yol açabilir. bu nedenle sarsıntılar tamamen bitene kadar hasarlı binalara girmeyin.
artçı depremler sırasında da ana depremde yapmanız gerekenleri yapın.
bina dışında açık alandaysanız

dışarıda kalın.
enerji hatlarından, diğer binalardan, direklerden, ağaçlardan ve duvar diplerinden uzaklaşın.
açık arazide çömelerek etraftan gelen tehlikelere karşı hazırlıklı olun.
deniz kıyısından uzaklaşın.
toprak kayması, taş veya kaya düşebilecek yamaç altlarında bulunmayın. böyle bir ortamda bulunuyorsanız, en seri şekilde güvenli bir ortama geçin.
binalardan düşebilecek baca, cam kırıkları ve sıvalara karşı tedbirli olun.
toprak altındaki kanalizasyon, elektrik ve gaz hatlarından gelecek tehlikelere karşı dikkatli olun.
en büyük tehlike binaların dış duvarlarının yıkılmasıdır. depremlerdeki ölümlerin önemli bir kısmını bina içinden dışarı kaçarak enkaz altında kalanlar oluşturabilmektedir. deprem sırasındaki yer hareketi nadiren ölüme veya yaralanmaya sebep olur. depremle ilgili çoğu ölüm çöken duvarlar, parçalanan camlar ve düşen eşyalardan kaynaklanmaktadır.



araç kullanıyorsan
araç kara yolunda seyir halindeyken sarsıntı olursa ve bulunduğunuz yer güvenli ise ( bina, ağaç, direkler yanında, üst geçit altlarında durmaktan sakınarak) yolu kapatmadan, sağa yanaşıp durun. kontak anahtarını yerinde bırakıp, pencereler kapalı olarak araç içerisinde kalın.
sarsıntının geçmesini ihtiyatla bekleyin. depremde hasar gören yol, köprü ve rampaları kullanmayın.
normal trafikten, ağaçlardan, direklerden ve enerji nakil hatlarından mümkün olduğu kadar uzaklaşın. ancak sarsıntı durduktan sonra açık alanlara gidin.
araç meskun mahallerde ise ya da güvenli bir yerde değilse aracı durdurun; kontak anahtarını üzerinde bırakarak aracı terk edin ve açık alanlara gidin.
bir tünelin içinde iseniz ve çıkışa yakın değilseniz, aracınızı durdurup aşağıya inin ve aracınızın yanına yan yatarak ayaklarınızı karnınıza çekin, ellerinizi de başınızın üstüne kavuşturun.
kapalı bir otoparkta iseniz; arabanızın dışına çıkıp yanına yatın. üzerinize yıkılacak tavan, tünel gibi büyük kitleler aracı belki ezecek, ama yok etmeyecektir. araç içinde olduğunuz takdirde, üzerinize düşen bir parça ile ezilmenize sebep olabilir.
metroda veya diğer toplu taşıma araçlarındaysanız
gerekmedikçe, kesinlikle metro ve trenden inmeyin. elektriğe kapılabilir veya diğer bir trenin çarpması ile zarar görebilirsiniz.
trenin içinde sıkıca tutturulmuş askı, korkuluk veya herhangi bir yere tutunun.
metro veya tren personeli tarafından verilen talimatları izleyin.
enkaz altında kaldıysanız
kibrit ve çakmak yakmayın.
hareket etmeyin ve toz kaldırmayın.
ağzınızı ve burnunuzu mendil ya da kıyafetinizle kapatın.
borulara ya da duvarlara vurarak yerinizi arama kurtarma ekiplerine bildirmeye çalışın ve ıslık çalın. bağırmayı son çare olarak kullanın. çünkü bağırmak tehlikeli boyutlarda toz yutmanıza neden olabilir.


(bkz:deprem çantası)
büyük depreme dondurma sattığım dönemde yakalanmıştım. izmir'deydim ve sabah kalktığımda televizyondaki görüntüler çok fenaydı.

bilgi paylaşmak kadar deneyim paylaşmanın da çok önemli olduğunu düşünüyorum.
yeni gelen bir yazıyı paylaşıyorum.

prof.dr. cem devge yazısıdır.

merhabalar;
kocaeli depremi ile ilgili deneyimlerimi, fay hattından 10 km ötede yaşamış bir aile olarak, sizlerle paylaşmamız gerektiğini düşünüyorum. amacım sizleri korkutmak değil; insanın şiddetli bir deprem sırasında ve sonrasında karşılaşabileceği olayları önceden bilmesi, belki daha önce hiç karşılaşmadığı böyle bir olgunun kendisinde yaratacağı korkuyu azaltabilir; gereken önlemleri önceden almasına yardımcı olabilir...

biliyorsunuz, haberleşme istasyonları ve elektrik aktarım ünitelerinde büyük depremin 20 yıl sonrasında bile gereken düzenlemeler yapılmadığından, deprem sonrası birkaç dakika içinde haberleşme kesilecek; elektrikler ise ilk güçlü sallantı sonrası kesilecek, karanlıkta sallanmaya devam edeceğiz; evden çıkabilirsek etrafta toz bulutu olacak. ay ışığını bile göremeyeceğiz. şimdiye kadar bildiğiniz sallanma şeklinde şeyler beklemeyin; kibrit kutusunun içindekiler gibi biz ve eşyalar birbirimize çarparak etrafa saçılacağız. daha önce yaşadığımız sallantılardan farklı olarak, bulunduğunuz zeminden güçlü darbeler geldiğini hissedeceksiniz; ayağınız yerden kesilecek ve havaya fırlayacağız; sonra düşüp, zeminde diz-dirsek pozisyonunda kalacağız. gece uykuda yakalanırsak, yataktan yere düşerek uyanacağız. ı̇çinde bulunduğunuz binayı dışarıdan göremeyeceğiniz için ne kadar eğildiğini tasavvur bile edemezsiniz; ancak, bulunduğunuz zeminde ayakta duramazsınız. 4. ya da 5. katlarda bile bu salınım hareketleri birkaç metreyi bulabiliyor. birbirine çok yakın konumda bulunan binalar rastlantısal olarak birbirlerinden farklı yönlerde eğilip büküldüklerinde birbirlerine çarpıyorlar.

sarsıntı yarım dakika ile bir buçuk dakika kadar sürecektir. kocaeli’de bunu 1 dakikaya kadar kesintisiz bir süre yaşadık. bu süre insana saatler gibi geliyor. deprem bitene kadar önceden belirlediğiniz ve bir kenarını dayanıklı ev eşyalarının oluşturacağı yaşam üçgenlerinde, zeminde kıvrılarak sabırla bekleyin. asla amaçsız bir şekilde sağa sola koşturmayın; zaten ayakta duramayacaksınız. halıfleks gibi kaymayan zeminlerde bile yerde kaydığınızı farkedeceksiniz; biryerlere tutunarak camlara ve binanın dışına doğru kaymamaya gayret etmek önemli. kesinlikle balkonda, bina çıkıntılarında ve merdivenlerde durmayın; öncelikle bunlar yıkılıyor...

deprem geçtikten sonra binayı tahliye ederken, karanlık olduğundan attığınız adımlara dikkat edin; merdivenler yerlerinde olmayabiliyor. tüm eşyalar yer değiştirdiğinden evin iç anatomisi artık bildiğiniz gibi değil; daireyi boşaltırken nereye bastığınızı karanlıkta hissetmeye çalışın. ben, daireyi boşaltırken yıkılan gardrobun arka levhasına basarak ayağımı yaralamıştım. banyo ve mutfaklardaki duvar fayansları ile yerdeki seramikler kırılıp parçaları etrafa kurşun gibi fırlayabiliyor; özellikle birbirine yakın dizilmiş seramik cephelerde bu durum sıklıkla oluşuyor. bazen dairenin iç ve dış kapıları, çerçeveleri eğildiğinden açılmıyor. panik yapmadan sarsıntının bitmesini bekleyip, soğukkanlılıkla birkaç kez daha deneyin...

yaşlılar ve çocuklar çıkamıyorlar; onlara özellikle yardım edin. pencerelerden uzak durun; çerçeveler eğilip büküldüğünden, camlar patlayabiliyorlar. duvara monte boy aynaları da aynı şekilde...

sallantı boyunca yeraltından gelen daha önce hiç duymadığınız kadar ürkütücü bir ses duyacaksınız. birkaç saniye sonra bu sese, yine hiç duymadığınız kırılan beton sesleri, ve eğer eviniz beton bloklar şeklinde konstrükte edilmiş ise, beton panellerin birbirinden ayrılma ve tekrar birleşme sesleri eşlik edecek...

evde, diz üstünde cam eşyalar bırakmayın. televizyonlar mümkün olduğu kadar alçakta olsun; aksi halde uçarak bizlere çarpabiliyor. uzun kablolu avizeler tavanlara çarparak kırılıyor; özellikle yatak odalarında varsa, bunları, tavana sabit ışık kaynakları ile değiştirin. sallanma sırasında oda kapılarından uzak durun; tahmin bile edemeyeceğiniz şekilde, sallantı boyunca hızla açılıp kapanıyorlar. karanlıkta onları göremiyorsunuz; vücudumuza çarptığı yerlerde rahatlıkla kırıklar oluşturabiliyorlar. başınızı özellikle koruyun. gardropları mutlaka sabitleyin; evleri, depremi sağlam olarak atlatanlarda gördüğümüz ölüm olguları, giysi dolaplarının insanların üzerine düşmesiyle oluşan omurga zedelenmeleri ile ortaya çıkmıştı. mutfak dolaplarının kapaklarını kolay açılamayacak hale getirin...

yanınızda, yattığınız yerde ya da çantanızda tiz ses çalan bir kampçı düdüğü ya da survival düdük bulundurun; hayatınızı kurtarabilir...

deprem bitip bina dışına çıktıktan sonra en yakın açık alana doğru gidin; dışarıda evlere yakın konumda bulunmayın. dışarı çıktığınızda, insanların laboratuvar denekleri gibi amaçsız hareket ettiklerini görürsünüz. dışarıda toplanan kişiler arasında korkudan kusan ya da apatik halde dolaşanlar göreceksiniz. önce kendinize, sonra onlara moral vermeye çalışın; toparlanmalarına yardımcı olun. depremden haftalar sonra bile arabalarınızda uyumanız gerekebilir; onları depremden zarar görmeyecekleri alanlara koymaya çalışın. bagajınızın bir köşesinde acil durum çantanız bulunsun. çantada bulunması gereken içerik ile ilgili olarak, deprem sonrası doğada tatile çıkacakmış gibi, medyada bir sürü ıvır zıvır şeyler yazıyor. çakı, mendil, diş fırçası, kağıt, kalem, meyva suyu, kuruyemiş vb.; bunlar bir işe yaramıyor. kent içinde aç kalmıyorsunuz. çantada olması gerekenler: tiz ses çalan survival düdük, komando bıçağı, kanamayı durdurmak için bacak ya da kollara uygulanan lastik turnikeler, elastik yara sargıları, pasaport ve su. kış aylarında isek, ek olarak polar içlik, eldiven, yün başlık, su geçirmez kaban; hepsi bu. önceden tedarik edenler için küçük kutup çadırı ve birkaç uyku tulumu sonraki günlerde işe yarayabiliyor. tedarik edemeyenler için resmi kurumların temin ettiklerini kullanacağız. bir süre sonra çadırlar sayıca yetişmeyecek ve kızılay’ın su geçiren çadırlarını dağıtmaya başlayacaklar. bu sırada özellikle ı̇skandinav ülkelerinden yollanan kutup çadırları, eğer dağıtım düzgün yürütülebilirse, elimizde olacak. kocaeli depreminde norveç’den yollanan bin kadar çadır yok olmuştu. depremden sonraki ilk hafta çevrenizde herhangi bir resmi yetkili olacağını beklemeyin. afad ve akut ekipleri sayıca yetersiz kalacaklar. bununla birlikte, depremin 2. veya 3. günü arka sokağınızda yurtdışından gelen bir ekibin acil yardım istasyonu kurduğunu görürseniz şaşırmayın. kocaeli’de yaralıları topladığımız üniversite hastanesi bahçesinde ilk karşılaştığım yardım ekibi, benden, içinde aynı anda birden fazla ameliyat yapılabilen mobil hastaneyi nereye kurabileceklerini soran norveç ekibiydi. 2. gün geldiler; 3. gün hastane çalışmaya başladı; 4. gün norveç dışişleri bakanı kontrole geldi. bu dönemlerde çıkar çatışmasına girdiğimiz ülkeleri bile yanınızda göreceksiniz; kocaeli depreminin ikinci günü “dayan mehmet’im!”, “dayan komşu!” türkçe başlığıyla çıkan yunan gazetelerini hatırlayın. bizimkilerden karşılaştığım ilk resmi görevliyi ise 5. gün görmüştüm; yaralıları almaya gelen askeri bir helikopterin pilotuydu. geniş hastane bahçesine dörtlü gruplar halinde askeri helikopterler iniyor, kötü durumda olanları yüklüyor, kalkıyorlar, yeni bir dörtlü grup geliyordu. ı̇zlediğiniz vietnam savaşı sahnelerinden daha kötüsünü düşünebilirsiniz. ıstanbul’daki hastane bahçelerini düşündükçe, bu tür helikopterlerin nereye ineceklerini bilemiyorum...

artık sayıları iyice azalan toplanma alanlarına gitmemiz çoğu zaman mümkün olmayacak; çünkü dar sokaklar yok olacak, ana caddelerin üzerinde enkazlar göreceğiz. kocaeli depreminde aynı şeyleri yaşadık. toplanma alanlarına gidecek, belki biraz birbirimizi yatıştıracağız; sonra çoğunluk tekrar geri dönüp bıraktıklarına ulaşmaya çalışacaklar. toplanma alanları çadır kurmaya yetişmeyecek; şehir dışındaki arazilere yayılacağız. ı̇lk haftalarda tuvalet bulmakta zorluk çekeceğiz; benzin istasyonlarındaki tuvaletler yoğunluktan tıkanacak; ihtiyaçlarımızı şehirden uzaktaki açık arazilerde karşılamaya çalışacağız. ı̇lk günden itibaren vefat edenleri, cenazelerin bozulmasını önlemek için kayıtları bile tutulmadan hızla toprağa vereceğiz. böylece, resmi olarak açıklanan ölüm sayılarından kabaca iki katı kaybımız olacağını tahmin edersiniz. deprem sonrası ilk 3 gün özellikle önemli; bu dönemde hastanelere çok yaralı geliyor; yardım etmek istiyorsanız hastane bahçesinde sorumlu doktorların söyleyeceği işleri yapabilirsiniz. bir süre sonra o doktorların seslerini işitmekte zorluk çekeceksiniz; çünkü 24 saat insanlarla konuşmaktan ve yapılacakları söylemekten sesleri kısılacak. bu dönemden sonra genellikle ağır yaralılar geldiğinden sizlerin yapabileceği birşey kalmıyor...

deprem sonrası geçen günler içinde etrafımıza yardım edebileceğimiz bir durum göremiyorsak ve evimiz güvende ise, kenti bir süreliğine terketmek iyi bir seçenek olabilir. hem ailenizi psikolojik ortamdan uzaklaştırmış olursunuz, hem de görevlilere yer açarsınız. eğer şehirde kalacak olursanız lütfen ailesiz kalmış çocukları güvendiğiniz resmi yetkililere ulaştırana kadar koruyup kollayın; kocaeli’de hayatta kalan çok sayıda çocuk, burada bahsedemeyeceğim nedenlerle yitirildi...

yine benim gözlemlerim: depremi 1-2 dakika önceden haber veren birkaç şey var...

köpekleri olan aileler onların davranışlarını izlemeli. köpekler ya hep birden havlıyorlar; ya da herbiri bir tarafa çekiliyorlar; etrafta köpek göremiyorsunuz. yeraltından deprem öncesi gelen alçak frekanslı sesleri işitebiliyorlar.

yaz aylarında, ateş böceklerinin gece şarkı söylediği bir yerdeyseniz, deprem başlamadan yarım dakika önce hepsi aniden susuyor; deprem bitikten 2-3 dakika sonra tekrar şarkılarına başlıyorlar...

son olarak, birbirimizle haberleşmek için aşağıda vereceğim internet olmadan çalışan uygulamalardan seçim yapıp, telefonlarımıza yükleyebiliriz:
1. firechat
2. bridgefly
3. flows
4. signal offline messenger
5. meshtalk

sağlıkla kalın...

prof. dr. cem devge