ağır woman

Durum: 576 - 0 - 0 - 0 - 09.08.2018 09:43

Puan: 2304 -

8 yıl önce kayıt oldu. 3.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 29

nazım hikmet kültür merkezi

yemeklerinden çok şikayetçi olduğum yer. geçenlerde oturdum kritiğini ve yeni planlamasını yaptım kendi çapımda. ciddi anlamda benim olsa orası kahvaltı, menemen gibi şeylerin yanında hafif güzel yemelikler yapardım. tatlıları başarılı mesela o tarzı yemeklerde de devam ettirilmeli. çok daha güzel bir yer olabilecekken işletmesini ciddi anlamda kötü buluyorum. bütün bunlara rağmen haftada 2 kere oradayım o da ayrı. ayrıca gerçekten güzel ders çalışılıyor.

çilek reçeli

2 gün önce hayatımdaki ilk reçel deneyimimi paylaştığım reçel türü. dilden dile bir konuşuluyor ki sormayın sözlük, herkesin dilinde ağır woman'ın çilek reçeli, tatmayanlar tadanlardan öğrenmişler falan. ben de bir havalandım üzerinize afiyet, annem de 2 kilo sipariş verdi.
ben aslında yerken çok sevmememe rağmen bundan sonra yeri benim için bambaşkadır. ilk göz ağrım ne de olsa.(u: hahahah )

ev yapımı yoğurt

şimdi 1 kaşık yoğurt koyuyoruz ya buna ilk zamanlar 1 kaşık yoğurt yokken insanlar nasıl yapıyorlarmış diye düşündürendir.
ayrıca yoğurt makinesiyle yapılanı gerçekten ev yapımı yoğurt mudur tartışılmalı diye düşündüğüm.
ayrıca yemek yapma konusunda bundan sonraki hedefim.

gizli anların yolcusu

ilk defa bir ayşe kulin kitabı okuyan ben biraz da çerez tadında 2 günde falan bitirdim bu kitabı.
kötü demeyeceğim çünkü bir fikir edinemedim hakkında. nötrüm kitaba karşı benim için bir şey ifade etmedi. biraz seksist bir yorum olarak görecekler olabilir ama bence her cins kendi dilinden kitap yazmalı. çünkü kimse kimsenin hissettiklerini asla tam olarak bilemez. bu kitapta da gördüğümüz gibi duygu aktarılamamış çünkü yazarın karakterle birebir empatisi yok, olamaz da. eksik yani eksik. beni bile biraz soğuttuysa eşcinsel ilişkilerden, çok insan soğutmuştur eminim. kaş yapacağım derken de göz çıkarmış ayşe kulin anlayacağınız.

nesfit 14 gün diyeti

ilk gün önüme gelse ee kahvaltı ne zaman ediyoruz diyeceğimdir.
ben o kadarcık şeyle yaşayabilecek olsam zaten yaşarım, neden zorlıyım. değil mi ama?

insanlardan uzaklaşmak

"son 5 yıldır falan insanlardan gözle görülür derecede uzaklaşıyorum. özellikle 2011’in son çeyreği tamamen kopuğa yakın bir dönemdi benim için. işlerin böyle gitmeyeceğini anlayıp çıktım birazcık kabuğumdan, en azından okula gidip 2-3 insanla selamlaşmaya başlayayım diye. yine de çok şey değişmedi aslında hayatımda, yüzeysel kalmaya devam ettim. azıcık toparlamaya başladım ki olaylar tekrar neden böyle yaptığımı hatırlattı bana.

baktım ki 5 sene içerisinde hiç değişen bir şey olmamış; bende ve insanlarda. aynı saçmalık muhabbetler devam ve ben aynı sorularla. bir çok şeyde umutsuzluğa kapıldığım gibi hayatımın geri kalanının bu şekilde geçeceği konusunda da umutsuzluğa kapıldım. ister istemez aynı duvarları örmeye devam ediyorum sanırım yine. varsın herkes baksın dalgasına,üzülmek değilde kırılıyorum sanki biraz. bir bakış, bir söz, bir hareket bütün enerjimi emiyor aslında, beklemediğim birinden olunca özellikle. kimseyi rahatsız etmek, germek niyetinde değilim. bu zamana kadar kendi dalgama baktım bundan sonra da bakabilirim.

ister istemez aynı noktaya dönüyorum sanırım. yapılabilecek çok şey de yok aslında. bugüne kadar da her şey böyle oldu. ağır woman üzülmez, ağır woman kırılmaz ya da ağır woman üzülse de bana ne…. o bunu yaptı şöyle, şunu yaptı şöyle… o zaten sallamaz hiç bir şeyi bunu da yapar. tanımadınız ki beni, nereden biliyorsunuz bütün bunları anlamadığım da o aslında…

neyse böyle işler işte daha ne anlatayım ki, benden bu kadar….

saygilar…"

şeklinde anlattığımdır geçtiğimiz hafta.

açık e

samsun ve mersin taraflarında görülen genel sorun.
ben okulda nerede bir açık e'li görsem tipine göre "mersinli misin?" derim nereden anladın derse de e'lerin açık derim anlamazlar genelde. oralarda herkes öyle olduğu için fark etmemişler hadi burada hiç kimse mi söylemedi diye düşünürüm. neden bu kadar rahatsız olduğumu bilmiyorum ama açık e kullanan biriyle uzun bir konuşma yapmam mümkün değil.
kapatayım derken çok fazla da kapatmayın sonra hadise türkçesine döner türkçeniz vallahi.

18 mayıs 2012 istanbul yağmuru

mecidiyeköy'ü bu hale getirendir.
(http://www.facebook.com/photo.php?fbid=10150836459814472&set=p.10150836459814472&type=1&theater)

beirut

21 eylülde turkcell kuruşeçme arenada konser verecek grup.

(http://www.biletix.com/etkinlik/nkkrr/istanbul/tr) biletler de buradan buyurun.

19 mayıs atatürk'ü anma gençlik ve spor bayramı

mecidiyeköy-şişli'yi bu hale getirendir.

(http://www.facebook.com/photo.php?fbid=348713521861684&set=a.135920396474332.27156.135908349808870&type=1&theater)
ciddi anlamda başarılı, helal olsun şişli! diyor ve hepmizin bayramı kutlu olsun diyorum!

önce arabayı sonra karıyı

annem ve babamın arkadaşları arasında yaptıkları bu geyikten sonra babamın yeni bir araba almasından korkar oldum hatta annem buna nasıl izin verecek diye düşürdüm. sonra babamı tanıdım, geçti!

istanbul tiyatro festivali

üniversiteler arası yaptığı yarışmada yüo'nun 5 ödüle layık görüldüğü festivaldir.
en iyi oyun: çukur
en iyi reji: ürüncan keskin(çukur)
en iyi yazar: ali mustafa kemal tut(çukur)
en iyi dekor: çukur
en iyi makyaj: çukur

aydemir akbaş

necip fazıl ile aynı kişi olduklarını bile düşünebileceğim adam.
şöyle anlatayım : (http://1.bp.blogspot.com/-0imz8cjjt78/tws8ztqfcni/aaaaaaaaaoo/h8jmzigdgkm/s1600/d.jpg)
(http://www.tarihtekiler.com/resimler/aydemir-akbas-2.jpg) .

müziğin sevişmeye etkisi

cangüncem

küçük iskenderin gelecekten geçmişe doğru yaptığı defter karalamalarından bir toplama.
bunlar da benim ilk 30 sayfadan seçtiklerim.

aşk çıkılmamış bir kıtanın, ancak hissedilebilen bitki örtüsüdür.

masal kahramanları beni anlıyor.masal kahramanları benim için üzülüyor. biliyorum.

aşk, gerçek bir suçlama. sevişmek gerçek bir cezalandır(ıl)ma yöntemi. temas elde edemeyişin, malik olamayışın cinnetinin limitini içerse temastır.

cümleyim. öznesi nevroz, nesnesi belirsiz, fiili ölüm olan bir cümleyim. noktam var.

ben fiili ölüm olan bir cümle olarak, ancak hayatla noktalanabilirim.

kim bilir, şimdi “aşk” ne anlama geliyor ya da daha ürkütücüsü, hangi kelime aşka karşılık, dillerde? bu korkunç boşluğu biz mi yarattık dışarı çıkmayı hep reddederek ya da zaten biz mi başlatmıştık bu dönüşümü?

ne kadar nefret etsem de üstümde yürüyen örümceği, üstümde öldürmeyeceğim.

şevişirken dinlenen müzikler

(http://www.youtube.com/watch?v=m60oork5mae)
(http://www.youtube.com/watch?v=ohloodi23be)

biraz sıkıntı var gibi.

bana kalsa ben raphael dinlemekten yanayımdır her zaman ama sevilmediği için dikkat dağıtabiliyor.

(http://www.youtube.com/watch?v=xhjoy0osd_y&ob=av2e)

şevişirken dinlenen müzikler

bir de sanırım sözlükten birinden duyduğum. (http://fuckmusic.fm/) radyosu mezcut.
not: kimden duydumsa ses etsin!

beyoğlu'nda sokaktaki masaların kaldırılması

yaklaşık bir sene sonra bittiği rivayet edilen uygulamadır.

http://www.turkcemag.com/turkiye/beyoglunda-masalar-geri-geliyor

işte şimdi beyoğlu yeniden beyoğlu oldu.

gaza gelmek

yaklaşık 4 gündür uyku kontrolü yapmak zorunda kalıyorum sınavlardan dolayı. neyse çok çalıştığımdan değil de sanki sabahlayınca daha iyi geçecekmiş gibi bir düşünce hakim. yine 23-01 arası uyumanın ardından sabahladım. yine aynı zihniyetin ürünü olduğumuz bir arkadaşımla facebooktan konuştuk bütün gece. yaklaşık yarım saat önce sigarası bitti çıksam mı alsam mı derken hadi okula gidip ders çalışalım dedik. çünkü bütün gece sabahlayıp çalıştık ya, bir de okula gidiyoruz. sabahın 6.30'unda verilen bir kararla duşlar alınıp okul yoluna düşme olayına gaza gelmek denmez de ne denir?

kara delik

imkanım olsa gitmek istediğim yer.

eminim eğlencelidir.
  • /
  • 29
Henüz hiç başlık açmamış.
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 576

Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.