la casa de papel

bugünlerde 3. sezonu yayınlanan ispanyol yapımı netflix dizisi. soygun ve sonrasını ele alıyor. karakterler çok güçlü. kesinlikle izlenilmeli.
la-casa-de-papel : "kasadaki para" demek oluyor.
dün izlemeye başladığım ve ilk 3 bölümünü geride bıraktığım netflix yapımı suç , dram ve gerilim dizisi. konu diziler olduğunda bir kaç yıldır " izledin mi? izlemelisin " diyen çok kişi oldu. bu yüzden beklentim yüksek ama adrenalini yüksek bir dizi değil, henüz. diziyi bitirince editlerim.
ana dilinde yani ispanyolca izleyince (türkçe altyazı) yeni konuşmayı öğrenen bebek misali hissettiğim efesine dizi. ingilizce dizi izlerken çok fazla alt yazıyı kullanmadığımı dizi ile fark ettim.

ilk iki sezonu daha iyi olmakla birlikte, izlenilmesi gereken bir dizi .
geçen zaman içinde tanımını yetersiz bulduğum ve bana göre neden çok iyi olduğunu anlatmak istediğim tv serisidir.

diziyi genel anlamda beğeniyor olmam dışında bana göre en güzel yanı, dizideki kadın karakterlerin hangi toplumsal sınıftan geliyor olurlarsa olsunlar, son derece güçlü olmaları.
tüm kırılganlıkları, kusurları, duyguları ve hatalarıyla kendilerini sahipleniyorlar ve ister aile içindeki ister toplum içindeki ister iş yerindeki otoriteye kafa tutabiliyorlar.
mesela 3. sezon'da soyguna gitmek için çocuğunu keşişlere bırakacak olan monica'ya kocası "sen annesin bizimle gelemezsin" diyor. monica ise "ben hem anneyim hem senin karınım hem de soyguncuyum" diyor. ve bunun gibi bir sürü kadının gücünü ön plana çıkaran mesajları var...
dizinin her yerinde kadınların her yerde yaşadığı, sırf kadın olmaktan kaynaklı engellemeler işleniyor. ve burada kadınlar sinmeyi, susmayı, geri çekilmeyi reddediyor.
bir kadın olarak karakterlere kattıkları güç konusunda mest olmadığımı söyleyemem.

tabi bunların yanı sıra verilen "birlik" figürü ve profesörün kıvrak zekasını da es geçemem.

(bkz:alvaro morte)

deneme