çanta

kadınların eline yakışmakla başlayıp, ciddi ciddi erkeklere de kaptırdığımız aksesuar ve çok işlevli güzellik.
telefon, cüzdan, mendil, küçük bir makyaj çantası, ilaç, parfüm taşır. kıyafeti güzelleştirir. savunma silahı görevi görür.
daha ne olsun!
çok minyonum ama nerede en kocaman çantalar varsa gözüm onlarda. çanta büyüdükçe, içini doldurma gayretine giriyorum. el çantam, seyahat çantasına dönüveriyor.
erkeğin yanında taşıdığı kadın benzetmesi. burada acı olan şey kadının çanta gibi olmayı kabul etmesidir.
erkeklerin genelde yanında taşımamakla birlikte ellerindekileri nereye koyduklarını, neden kadınların da aynı şeyi yapamadığı için sürekli yanlarında taşıdıklarını merak ettiğim aksesuar.
her zaman taşımanın bana külfet olduğu bir aksesuar. bakkala gider gibi evden çıkıp elini kolunu sallaya sallaya dolaşmak çok güzel. deneyin.
kendizi biraz bildiğiniz andan itibaren evin, ailenin, sülalenin en küçüğünü sizin elinize tutuşturup elini sakın bırakma sıkı sıkı tut elini diye tembihledikleri sizin de bundan memnun olmadığınız durumun nesne hali.
son çantamı 5 yıl önce almıştım. sokağımda ki hayvanların beslenmesiyle ilgilenmeye başladığımdan bu yana almadığım aksesuar. aksesuar diyorum çünkü gerçekten de elzem bir şey değilmiş anladım. oysa yılda en az 5 -6 çanta alırdım ve hep çantam yok derdim. şimdi alıp alıp bir bahaneyle kullanmadığım çantaları gayet güzel buluyorum ve nadiren de olsa kullanıyorum. genellikle anahtar ve telefonumun sığacağı bir cüzdan alıp çıkıyorum dışarı. o kadar rahat ki böylesi.

bir de aklıma gelmişken, geçen hafta sonu kız kardeşimi aradım, akşam 9 gibi buluşsak bir yürüyüş parkına gitsek, çocuklarda gelsin enerjilerini atarlar ister misin dedim. parkta buluştuk, 30x45 cm bir çanta yanında (3 çocuklu bir kadın için küçük bile ) o çantadan neler çıkmadı ki, 2 tane orta boy top, örümcek adam, bir kase çorba, bir kase patates kızartması, sandviçler, kuruyemiş paketleri yedek çocuk kıyafetleri, çocuk ayakkabıları ve kendi ufak tefek malzemeleri, cüzdan vs. kocasını da çıkarıp masaya koysa artık şaşacak değildim o derece.