güvensizlik

büyük şehirlerdeki insan ilişkilerinde kendini fazlasıyla gösteren durumdur.
yazılı ve görsel medyayı takip eden insanların gündemden hiç düşmeyen taciz, tecavüz, hırsızlık, dolandırıcılık, cinayet, yaralama gibi "iç açıcı" haberleri takibinden sonra haksız olmadıkları güven sorunudur.
bugün oldukça yaşlı bir teyzeyle merdivenli bir alanda karşılaştık. bir yandan bastonuna dayanıyor, bir yandan üç beş parça alışveriş yapmış onlar elinde ve merdiven trabzanını tutmaya çalışıyor. bu şartlar altında da çok zor iniyor. yanına yaklaşıp :
-size yardım edebilir miyim?
elindeki paketleri daha sıkı kavrayarak,
-istemem, sağolun.
-peki siz bilirsiniz.
benden korktu, ürktü. belki de paketlerini alıp kaçmamdan korktu. o kadar üzüldüm ki haline. yardım edemediğim gibi, üstüne üstlük korkutmuştum teyzeyi.
bizleri ne zaman bu hale getirdiler? birbirimizden uzak durmak için her şeyi yapıyoruz. bölündük, parçalandık, ayrıştık, uzaklaştık.
düzelir miyiz? zor! çok zor olacak!
bana göre bir insanın sahip olabileceği güzel özelliklerden biridir. güven insanların kendi tembelliklerini, kendi başarısızlıklarını, kendi hatalarını örtbas edebilmek için uydurduğu devşirme bir duygudur.

hayatta birine güvenmeye ihtiyaç duymak tamamen kendi kişisel gelişim problemlerimizden kaynaklanıyor diye düşünüyorum.

insanın kendi kontrol altına alamadığı olayları başka insanlara ya da dış etmenlere güvenerek onların kontrol altına almasını beklemesi, kendi acizliği ile barışması ve acziyetini ortadan kaldırma çabasından vazgeçmesi anlamına gelir.

güven duygusunu hayatınızdan çıkardığınızda daha mutlu bir insan olmayacaksınız tabi ki ama emin olun daha mutsuz da olmayacaksınızdır. çünkü güven, aslında sizin hayatta karşılaşabileceğiniz genellikle kötü olasılıkları elimine etme yönteminizdir fakat elimine ettiğiniz bu olasılıklar güven duygusunun varlığından dolayı hiçbir zaman ortadan kalkmayacak ve kaldırılmayacaklar. eğer; güven duygusu ile bu olasılıkları görmezden gelmeyi reddederseniz, o olasılıklar için de hazırlıklı olur ve hatta gerçekleşmesinden çok önce onlara olası çözümler üretebilirsiniz. bu, sizi paranoyak değil daha sağlıklı biri yapar.

bu girdinin tamamı kendi düşüncem olup hiçbir bilimsel dayanağı ya da geçerliliği yoktur. sadece düşünsel yollarla ulaştığım ve yaşamımdaki deneyimlerimden edindiğim bir takım gerçeklere dayandırdığım fikirler.

özetle: bana göre güvenmek; sizin sandığınız kadar masum ve güzel bir duygu değil, tamamen sizin kendi dünyanızı aslında var olan tehlikeleri görmezden gelerek daha güvenli bir yer haline getirdiğinize inandıran bir ilüzyondur.
sonun başlangıcıdır. ister birim olarak düşünün ister toplum bir yerde güvensizlik varsa çürüme ve sonlanma başlamıştır.