@deeplightblue

Yazar

Durum: 8 - 0 - 0 - 0 - 14.07.2019 13:03

Puan: 20 -

2 ay önce kayıt oldu. 2.Nesil Yazar Yazar.

Henüz bio girmemiş.

kadınların sevmediği kadınlar

kadin kadını görünce azar, kabul edin veya etmeyin ama erkeklerin bulunduğu grupta böyle tuhaf hareketler yapan, laf sokan, dakika başı saç baş düzelten tiplere raslayamazsiniz.
ama kadın gruplarinda veya hiyerarsik ortamda bir kadın mutlaka diğer bir kadinla ister reelde ister hayalde yarışa baslar.
ışte bu tip boş ve super egosu ile id kısmını dizginleyememis kadınları sevmiyorum.
ıs hayatinda seçim şansım yok lakin onun çözümünü başka sekilde öğrendim ama sosyal hayatimda bu tip kadinlari kendimden uzak tutuyorum ha olur da araya karışmıştir o zaman onlara da gerekli cevabı pesinden veriyorum.
hayat kimsenin finalde madalya takıldığı bir yarış değil. bizim icin manasiz olan bir başkası için vazgecilmez olabilir.
o yüzden neden böyle yapmadi veya ben olsam tarzi cumleler kuranları da sevmiyorum. herkesin acısı da sevinci de seçimi de kendine ait.

aldatan sevgiliye geri dönmek

hayat kimseyi istemediği olaylarla yüzleştirmeyeceğim diye malesef söz vermiyor. gönül ister ki herkes tek eşli ve mutlu olsun ama hayat malesef sinavlardan ibaret.
hepimiz bir şekilde ilişki yaşadık, evlendik, boşandık hatta aldattık veya aldatıldik.
tek bildiğim her ilişki dinamiği farklı ve bu fark yüzünden işte çok kesin cevaplar vermek ne yazık ki çok zor.
şahsım adına bir sevgilim varsa bir başka erkeğin zihnimde olması veya tenime değmesi ihtimali mide bulandırıcı geliyor cunku tek focusum sevdiğim adam oluyor.
lakin hayat benden bağımsız akan bir nehir ve ben karşımdaki adam için "yooo asla beni aldatmaz" diyemiyorum cunku ogrendim ki insan beşer ve şaşar.
en guzeli bu tip bir ihtimali akla getirmeden yaşamak.
çünkü o gün gelir ise ve o gün gelir de ben böyle yaparim şöyle yaparım diyen bir çok insan görmüş de biri olarak, bazı konularda hiç bir zaman hazır olamayacağımizi biliyorum.

köfteci yusuf

masaya oturmanizdan daha hızlı ıvır zıvır yiyeceklerin geldiği lokanta.
lakin bu tip ucuzcu lokantalar, türkiye'de restoran algısını bir daha duzeltilemeyecek şekilde bozmuştur.
önce lokanta ve restoran ayrımını bilmek lazımdır temelde.
lokantada maksimum yemek yeme sureniz 45 dakikadir ve bu işletmelerin anlayışı ne kadar çok masa sirkulasyonu, o kadar çok paradir.
restoran da ise yemek yeme süreniz aldığınız içki ile dogru orantılıdır ki minimum iki saatten başlar oturma süresi.
lakin orta alt düzey olan yani haftada bir dışarıda yemek yemeyi köfteci yusuf'tan ibaret sayan halk diğer tip restorana gittigi zaman masanın dolu olmasini yani ikramin bol olmasını bekler. bu ikram az ve ödeyeceği para bununla ters orantılı ise miziklanmaya başlar.
öyle tuhaf şeylere mızmızlanır ki o an anlarsınız restoran müşterisi olmadığını.
günümüz ekonomik koşullarda ne yazik ki bir çok restoran ayakta kalmak adına lokantaya dönüşmek üzere.
gelen müşterinin nazi, tuzu veya kaprisi uğruna bir kaç saçma sapan ikram bile bu tip lokanta müşterisini çalmak için yapılan uygulama olmaya başladı.
sosyo ekonomik şartlar ne yazik ki öyle halde ki segment yükseleceğine giderek düşüyor hal boyle olunca.

dolma kalem

hâlâ kullanan kaldi mı fikrim yok ama onunla atılan imza, bence tarihe atılmış imzadır.

halis karataş

yakın zamanda hayatı, aşkı ve atı ile ilgili filmi çekilen jokey.
bir belgeselde denk geldim, ataman hârasına çağırılıyor, atlara bakması ve onlarla çalışması için.
bu haberi duyduğunda ki kendi söylemi ile tam olarak "ben kimm, ataman hârasi kim" demiş.

kadın sözlüğü

biraz önce, ınstagramda denk geldiğim ve "dur bakalim neymiş bu" diyerek geldiğim sözlük.
yolumuz açık olsun.

gelin olmak

bir mertebe sanmıştım, yıllar sonra anladım ki hiç ama hiç hayalini kurmamışım.
ne kafama tül perde takmışım ne de günlerce gelinlik bakmışım.
neden özenmedim fikrim yok, hoş hâla da vitrinde görsem de takılıp kalmam.
benim için bir ifadesi yok, tuhaf ki tuhaf.

14 şubat sevgililer günü

hemen hemen herkesin "sadece ben kutluyorum, en özel benim kutlamam olmalı" diyerek, hizmet sektöründe çalışanların burnundan getirdiği gün.
Henüz hiç başlık açmamış.
Henüz bir favori betim yok.

Toplam betim sayısı: 8

aldatan sevgiliye geri dönmek

hayat kimseyi istemediği olaylarla yüzleştirmeyeceğim diye malesef söz vermiyor. gönül ister ki herkes tek eşli ve mutlu olsun ama hayat malesef sinavlardan ibaret.
hepimiz bir şekilde ilişki yaşadık, evlendik, boşandık hatta aldattık veya aldatıldik.
tek bildiğim her ilişki dinamiği farklı ve bu fark yüzünden işte çok kesin cevaplar vermek ne yazık ki çok zor.
şahsım adına bir sevgilim varsa bir başka erkeğin zihnimde olması veya tenime değmesi ihtimali mide bulandırıcı geliyor cunku tek focusum sevdiğim adam oluyor.
lakin hayat benden bağımsız akan bir nehir ve ben karşımdaki adam için "yooo asla beni aldatmaz" diyemiyorum cunku ogrendim ki insan beşer ve şaşar.
en guzeli bu tip bir ihtimali akla getirmeden yaşamak.
çünkü o gün gelir ise ve o gün gelir de ben böyle yaparim şöyle yaparım diyen bir çok insan görmüş de biri olarak, bazı konularda hiç bir zaman hazır olamayacağımizi biliyorum.

kadınların sevmediği kadınlar

kadin kadını görünce azar, kabul edin veya etmeyin ama erkeklerin bulunduğu grupta böyle tuhaf hareketler yapan, laf sokan, dakika başı saç baş düzelten tiplere raslayamazsiniz.
ama kadın gruplarinda veya hiyerarsik ortamda bir kadın mutlaka diğer bir kadinla ister reelde ister hayalde yarışa baslar.
ışte bu tip boş ve super egosu ile id kısmını dizginleyememis kadınları sevmiyorum.
ıs hayatinda seçim şansım yok lakin onun çözümünü başka sekilde öğrendim ama sosyal hayatimda bu tip kadinlari kendimden uzak tutuyorum ha olur da araya karışmıştir o zaman onlara da gerekli cevabı pesinden veriyorum.
hayat kimsenin finalde madalya takıldığı bir yarış değil. bizim icin manasiz olan bir başkası için vazgecilmez olabilir.
o yüzden neden böyle yapmadi veya ben olsam tarzi cumleler kuranları da sevmiyorum. herkesin acısı da sevinci de seçimi de kendine ait.
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.