kardeş

kardeş

kardeş

kardeş

kardeş
kardeş

anne baba yarısıdır. hayattaki ilk arkadaşım, ilk sırdaşım, her şeyimi bilen her şeyini bildiğim can parçam.

anne ve babanın bir çocuğa verebileceği en büyük hediyedir. ne olursa olsun sırtını dayayabileceğin, acına ağlayan, sevincine sevinen...
çok büyük bir şanstır kardeş. kardeşe sahip olmak...

hayata başlanılan yıllarda oyun arkadaşıdır kardeş, gerektiği zaman sığınılacak liman, size ihtiyacı olduğunda korunup sakınılacak olandır. sonra hayat ilerler, zaman geçer ve işler biraz değişir.

çocukken iyiyidi kardeş olmak, bir tel toka için 2 saat saç başa kavga etsen bile mesela her koşulda yine de iyiydi. özeldi, önemliydi, eğlenceliydi. ama yıllar geçtikçe zorlaşıyor kardeş olmak, kardeş kalmak. her zaman giderek zorlaşıyor. hele de yarım düzineden fazlaysanız ve hepiniz kadınsanız. herkes kendine göre bir yol alıyor, kimse diğerine benzememeye başlıyor zamanla. öyle bir noktaya geliyor ki biriyle iyi anlaşırken diğeriyle mutlaka kötüsündür. onunla sorununu yeni çözmüşken diğeriyle başlıyor bu kez. mesela bazen bir tanesinden öylesine nefret ediyorsun ki, buhar olsun yok olsun cehennemin dibine gitsin istiyorsun ama 5 dakika sonra kan bağı denen o illet fısıldamaya başlıyor " yarın başına kötü bir şey gelse böyle ayrıldığın için ne hissedeceksin " ? velhasıl bana göre çok kötü bir şey çok kardeş olmak, öyle yada böyle ilişkilerini sürdürmek zorundasın. seçme şansın yok. bazen aklımda onları tek, tek karşıma oturtuyorum ve diyorum ki " bu senin kardeşin değil, bir ortamda tanıştınız şu şu iyi yanlarını gördün ve dost oldun sonra da sevmediğin tüm o yanlarını gördün, ne yaparsın ? dostluğunu sürdürmeye devam eder misin bir şekilde ? " cevabım ne, " hayır! " ama kan bağı ile bağlıysan öyle bir seçeneğin maalesef yok. ben de onlar için öyleyimdir mutlaka. az çocuk yapın, az çocuk yapın az çocuk yapın ey herkes ! kardeşlik sadece kan bağıyla olur diye bir şey yok. ne dostluklar var kardeşten daha kardeş.

dünyada ki en kutsal kişilerden.
arkadaş, dost, her bişey .

öz türkçesi "karındaş" yani aynı karından olan demek. söylene söylene kardeş olarak günümüze geliyor.

varlığına her daim şükrettiğim, binlerce kilometreler uzakta bile olsalar, belki günlerce konuşmasak bile ama varlar ve var olmalarının insandaki o enfes özgüven.
her zaman övündüğüm 2 kız 2 oğlan bence en güzeli dediğim kardeş düzenlenmesinden bir tanemizi, ama her mana da bizim bir tanemizi, en naifimiz, en akıllı, en merhametli daha saymaktan erindiğim yüzlerce güzel sıfata layık olan melek abimi bir yıl önce kaybettik. kaybettiğimiz gün onu uğurlarken benim kalbimin köşesini onunla beraber tabuta koydum ve üstüne toprak attılar. bir gün böyle bir acı yaşayacağımı tahmin bile edemezken oldu bütün bunlar. keşke dedim geceleri odama gelip sabaha kadar konuşma isteğini yarım kesmeseymişim, keşke dedim o gözlerime hiç uyku gelmeseymiş, keşke ama keşke daha da fazla anılar diyaloglar biriktirseymişiz de, seninle alakalı bişeyler duymaya bu kadar aç olmazmışım belki de. eğer unutursam seni bir gün kalbimin geri kalanı da kurusun sana söz. seni seviyorum melek abim.