@fairy tale

Yazar

Durum: 101 - 101 - 16 - 0 - 23.08.2019 21:42

Puan: 223 -

1 ay önce kayıt oldu. 2.Nesil Yazar Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 6

sunshine

beğenerek okuduğum ve takip ettiğim yazar. anladığım kadarıyla anne içgüdüleri yüksek, kimsenin kırılmasını istemeyen ve genel ortamın huzurlu olmasına çaba gösteren kişidir.
umarım günün birinde karşılaşırız ve sarmaş dolaş oluruz.
yazılarımı veya yazdığım konuları çok fazla sevmiyor ve bunu anlıyorum. yalnız bir konuda değerlendirme olması için farklı noktalardan da bakabiliyor olmak gerekir. ateşin yakıcılığı, su ile ölçülür.
 spoiler!
yine edebiyat parçalıyor diyorsun biliyorum
sadece ateş olan bir ortamda olmuş olsan ve su'yun anlamını bilmesek bize ateş normal gelirdi.

bugün emine bulut vefat etti. bunun suçlusu hepimiziz aslında. çocuğunu 4-5 nesildir açık fikirli, doğru düşünen veya sadece kadına da değil kendine saygılı olmasını öğretemeyen ve bahane olarak erkek şiddetini gösteren bir kadın algısı var. bu kadınların eğittiği büyüttüğü kız çocukları, erkek evlatları var.

kasacası sevgili sunshine hayat bumerang gibidir biz hep karşıda olduğunu düşünürüz ama o bumerang bizim elimizden, dilimizden, düşüncemizden çıkmıştır ve eninde sonunda bizi bulur.

bana nasıl baktığın inan senin kendi bumerang'ın ben seni tüm kalbimle seviyorum.

fairy tale

alexander rybak'ın 2009 eurovision yarışmasına norveç adına azerbaycan'ın başkenti bakü'de katıldığı ve yarışmayı kazanığı parça

necefli maşrapa

trt'nin ilk yıllarında sansür ve teknik arızanın sembolü. trt veya devlet mavi ekran verdiğinde akla gelen nadide maşrapa.

eşini seviyorum aramızdan çekil

 spoiler!
yaşanmış gerçek bir hikayedir.

günün birinde kadının biri sizi karşınıza çekse ve aynen " eşini seviyorum ve onunla birlikteyim. seni aramızda görmek istemiyorum. eşinden derhal boşanacaksın" derse tepkiniz ne olur?
olayın baş kahramanı, gözü dönmüş kart zampara erkek, dönemin kudretli t.c. başbakanı adnan menderes'tir.
açık tehdit alan adam donar kalır.çaresizdir.
karısıyla birlikte olduğunu, onu sevdiğini ve aralarından çekilmesi gerektiğini yüzüne tokat gibi haykıran kişi muktedir bir tek adamdır.
direktifi havada asla asılı kalmayacak sevilen, sayılan, korkulan bir başbakan'dır.
genç bir avukat olan 1899 doğumlu adnan menderes, izmir'in saygın ailelerinden evliyazadelerin eğitimli, güzel kızları fatma berin hanımefendiyle 1929 yılında evlenir.
adnan bey 30, berin hanım 24 yaşındadır.
1905 doğumlu berin hanım zarif, bakımlı, güzel bir kadın olmasının yanı sıra evinde hamarat, şefkatli bir annedir.
biri bebek sayılabilecek (aydın menderes) sağlıklı 3 erkek çocuk annesidir.
adnan bey 2 yıl sonra 1931 yılında chp milletvekili olarak parlamentoya girmiş ve peş peşe 4 ayrı seçimde aydın milletvekili olarak seçilmiş, 1945 yılında toprak reformu konusundaki aykırı çıkışları sonucu chp'den ihraç edilmiştir.
onu siyasete sokan kişi ise ulu önder atatürk'tür.
atatürk, bir toplantıda izlediği genç hukukçuyu beğenir ve etrafındakilere "bu çocuğa sahip çıkın. önemli vazifelere gelebilir" demiştir ve dedikleri de kısa yaşamının her evresinde görüldüğü gibi aynen gerçekleşmiştir.
adnan menderes bir süre sonra kendisi gibi chp'ye küskün celal bayar, fuad köprülü, refik koraltan ve fatin rüştü zorlu ile demokrat parti'yi kurar.
türkiye'nin çok partili ilk seçimi olan 1950'de yüzde 52.7 oy almalarına rağmen seçim sisteminin bir lütfu olarak 420 milletvekiliyle meclis'e girerler.
türkiye artık -izleri bugün de net görülen- yeni bir döneme adım atmıştır.
türkiye'nin sevk ve idaresi hızla değişmekte, kamu yönetimini dp yandaşları doldurmaktadır.
aynı yıl, yani 1950'nin sonbaharı'nda ziraat bankası genel müdürü mithat dülge ankara'da görkemli bir resepsiyon verir. onur konuğu olarak başvekil menderes'te kalabalık salonda bulunmaktadır.
gözleri salonda genç bir kadına zumlanır.
ceylan görünümlü bu afet, adnan beyimizin adeta kalp ritmini bozar.kimdir bu eşsiz peri kızı?.yanındaki dp sakarya milletvekili rıfat kadızade'ye sorar. rıfat bey, daveti veren mithat beyin yeğeni, henüz tanınmayan genç opera sanatçısı ayhan aydan olduğunu söyleyince, adnan bey cazibeli, güzel kadına doğru yönelir.
adnan bey o akşam ayhan hanımla sohbeti koyulaştırır ve protokol kurallarını bir yana bırakarak yanına kimseyi yanaştırmaz, birlikte bahçeye çıkıp içkilerini yudumlarlar.romantik bir birlikteliğin ve drama senaryolarına konu olacak görülmemiş aşkın ilk adımı atılmıştır artık.
menderes henüz öğrenmemiştir ama ayhan hanım evlidir, üstelik 6 yaşında bir de oğlu vardır.
sıhhıye semtinde sağlık bakanlığı'nın yanındaki sokakta, bir apartmanın giriş katında kiracı olarak oturmaktadır.
ve ertesi gününe bambaşka bir ayhan olarak başlar.
sabah kapı çalar.
karşısında takım elbiseli, asker gibi saygılı duran bir kişi, önüne bakarak, başvekilin selam ve hürmetleriyle, naçizane hediyesini getirdiğini söyler
hediye dediği nesne, kapıda duran son model bir amerikan otomobildir.
1950 yılında ankara kaşık kadar bir yerdir.
bir ucundan diğer ucuna yarım saatte yürümen mümkün. ulus, sıhhıye ve kızılay. neredeyse hepsi bu.
nüfus desen sahil köyü kadar. birbirini tanımayan yok.özel aracı olan insan sayısı ise parmakla sayılacak kadar az.buzdolabının bile henüz evlere girmediği 1950 yılından söz ediyoruz.
bugün bir çılgın aşığın sevgilisine boeing uçak hediye ettiğini düşünün. olay aynen bu.
bu beklenmedik yıldırım aşk çok kısa sürede ankara'da duyulurken başvekilimiz de çocuklu, evli bir kadına aşık olduğunu öğrenmiştir artık.
ancak gönül ferman dinlemez.

sevda şerbetini içmiştir artık.
adnan bey 51 yaşında, 21 yıllık evlidir.bu ilişki onu bir anda sanki 30 yaşına döndürmüştür.ayhan hanımla her gün görüşmeye, konuşmaya başlar.dahası, bazı önemli resmi görüşmeleri ve randevuları bile iptal edip makam aracıyla sevgilisine gidip saatlerce orada kalmaktadır.
devlet adamlığı ciddiyetiyle bağdaşmayan bu davranışları başbakan'ın yakın çevresi de onaylamamaktadır ancak hiç kimse ona dur deme cesaretini gösterememektedir.sadece ayhan hanımın annesi kızını kenara çekerek bu ümitsiz aşktan hemen kopmasını, yoksa herkes için katlanılması çok zor sonuçlar doğuracağını söyler.
kimselerin göremediğini, bilemediğini, duyamadığını ve hissedemediğini görebilen annenin hissiyatıdır.öyle bir terazidir ki, gerçekleri miligramla tartar. asla şaşmaz.
ve tarihin akışında anne haklı çıkacaktır.ayhan hanımın kocası evden uzaklaşır, oğlu londra'ya gönderilir ve 14 yaşındayken trafik kazasında ölür.
opera sanatçısı ayhan hanımla başbakan adnan beyin aşklarının meyvesi ise beklenenden çok erken dünyaya gelir. evde doğan erkek bebek ancak 7-8 saat yaşadıktan sonra gözlerini kapatır. bu bebek halen cebeci asri mezarlığı'nda yatmaktadır. mezarlık ve defin kayıtlarında sadece annesinin, yani ayhan aydan'ın adı geçer.
bu olay yassıada duruşmalarının ünlü "bebek davası" olarak anılarda yerini korumaktadır.bu davada sanık olan adnan menderes, kendisine yöneltilen kasıtlı ve anlamsız suçlamalara rağmen suçsuz görülüp, beraat etmiştir.duruşmada tanık olarak dinlenen anne ayhan aydan, kalabalık mahkeme heyetinin karşısında dimdik durarak menderes'i çok sevdiğini, ondan çocuk sahibi olmayı çok arzu ettiğini, bunun da gerçekleştiğini ancak kaderin önüne geçilemeyeceğini, yaralı ama gururlu bir kadın olarak mertçe dile getirir.bu korkusuz ve yürekten gelen dürüst ifadenin hem mahkeme heyetini hem de tribünlerdeki dinleyicileri derinden etkilediğini, salonda duygusal kesitler yaşandığını anımsarız.zaten o günlerin gazete haberleri ile yorumlardan da kamuoyunda "keşke yaşanmasaymış. ne talihsizlikmiş bu böyle." havasının estiği hatırlardadır.
gelelim işin bir başka yönüne. ayhan hanımın talihsiz kocası o dönemin ünlü müzisyeni hasan ferit anlar'dır.dünya klasik müziğinin mabedi sayılan viyanada eğitim görmüştür. kanun virtüözüdür.
o dönemde dünya müzik otoriteleri "muhteşem türk beşlisi"nden söz etmekte ve yetişen bu müzisyenlerin yeni eserler sunmasını beklemektedir.
bu yetenekli grubun abisi, otoritesi, kıdemlisi, hocası hasan ferit anlar beydir.grubun gelecek vaadeden diğer dört müzisyeni ise; ahmet adnan saygun, cemal reşit rey, ulvi cemal erkin, necip kazım akses'tir.
bu dört müzisyenimiz genç yaşta "devlet sanatçısı" ünvanını almış ancak menderes'in talimatıyla hasan ferit anlar'ın hakkı çiğnenmiştir.atatürk, ilk operanın bestelenmesini emretmiş, sofrasında her fırsatta sanatçılara yer vermiş ve sanatı olmayan bir toplumun asla yücelemeyeceğini defalarca tekrarlamış bir önder. ve onun aramızdan ayrılışından 13 yıl sonra bir başbakan'ın sevgilisinin kocasını cezalandırmak adına aldığı basit, aptalca, haksız bir karar.hasan ferit alnar sanatçı duygusallığı ve yaşamın kendisine sunduğu çarpıklık içinde doğal olarak hayata küser.
bu olay cumhuriyet tarihimizde bir siyasinin bir sanatçıyı keyfi cezalandırdığı ilk kötü örnek olaydır.
adnan menderes yassıada'da vatana ihanet suçlamasıyla idama mahkum edildi. maliye bakanı hasan polatkan ve dışişleri bakanı fatin rüştü zorlu ile beraber imralı adasına nakledildi.
tarih 17 eylül 1961. öğlen saat 13.20 sularında adnan menderes beyaz kefeniyle, boynunda idam fermanıyla darağacına çıkarıldı.
imralı'da izbe bir köşeye polatkan, zorlu ve son olarak menderes'in naaşları gömüldü.
kazanova
gönül macerası

kardeş

anne baba yarısıdır. hayattaki ilk arkadaşım, ilk sırdaşım, her şeyimi bilen her şeyini bildiğim can parçam.

kadınların sevmediği erkek davranışları

fırsatını bulan erkek aldatır

doğru önermedir. alda at dercesine davranışta bulunursan erkek tabi ki aldatır. sonra bizi neden aldatıyorlar. sen aldattırıyorsun haberin yok. hayatı paylaşmıyorsun ki adamla sadece kendini prenses olarak konumlandırıp öyle olmadığını bile bile öyleymişsin gibi davranılmasını bekliyorsun.

hani prenses olsak neyse, neredeyse hepimiz paçozun önde gideniyiz.

avize

deprem ölçer. her deprem haberinden sonra selamlaşılan, sallanıp sallanmadığı konusunda tartışmanın ana konusudur.

özü tavandan sarkan süslü lamba.

ha bir de ev kurarken en önemli konulardan biridir. avize şöyle olsun şu olmazsa olmaz . kapı girişindeki halıyla uyumlu olsun gibi bir consensus yaratma potansiyeli de var. fyı

deprem

yeryüzünde bulunan kayaçların baskı ve stres sonucu yer değiştirmesi veya çökmesi sonucu oluşan sarsıntı. zelzele.

(bkz:avize)

adam olmayı kadından öğrenmek

neredeyse her erkeğin bir evreye kadar yaptığı şeydir. sonra erkeklerin kendi aralarında kendi eğleşip yoldan çıkar. erkek ilk erkek olmayı önce annesinden sonra babasından öğrenir.
bir erkek ancak erkek olduğunu nasıl bir kadının yanında biliyorsa aynı şekilde adamlığı da kadından öğrenmeli. doğru olan aslında budur.
ilk eğitimini annesinden ve ailesinden az alan er kişi sonraki her dönemde adamlık sandığı gereksiz bütün davranışları size yutturmaya çalışır. adamlık yaptığını sanır.

spiff

maaş sonrası hayata tutunma yüzdesi. buradan gelen para can suyu gibi. tam kredi kartı ödemesi gelir hop spiffler dağılsın denir.

ekrem imamoğlu

tatilci belediye başkanı. tatilden gelebilirse büyük şehir çalışacak.

kadınları zeki kadınları sevmemesi

 spoiler!
hoyt! yine geldi garip bir başlık dediğinizi duyuyorum


hem cinsim olan kadın (araştırmalarımın sonucu olarak) ; ancak kendinden daha aptal olan hem cinslerini seviyorlar. kendinden şık, zeki veya akıllı olanların arkasından arkasından konuşuyorlar, çünkü aslında onlar gibi olmak istiyorlar ama olamıyorlar.
kadın istesek de istemesek de kıskanç ve ciddi ciddi tahammülsüz.

ha burada bir konu daha paylaşayım; mevlana der ki "gül düşün gülüitan ol".
yani bugün kadının belası kendi düşüncesi olabilir mi acaba? baksanıza bu kadar şiddet bu kadar zulüm evrenden kopup gelmemiştir. birileri bunu yaratmış olmalı.

kadından anneliği çıkardığınızda geriye kalanlar

 spoiler!
çok ağır bir soru

ezber bozacak bir yaklaşımla yanıtlarsak aslında hiç bir şey kalmaz. sadece beden kalır. aslında kadın olmak ta bir bilgi ve bilgi şartlanması olarak düşünülürse ve bu da düşerse kadından anneyi çıkarırsak sadece insan olma potansiyeli olan bir vücut kalır.

kadınlık gururu

önce gurur duygusunun neden olduğunu bilmek gerekir. gurur varmış gibi davranılan ama aslında hiç olmamış bir şeyin kendini beğenip durması.

kadın kendini savunma ihtiyacı bile duymasa, gurura ihtiyacı olur mu?

gurur

kendine saygı gösterilmesini isteyen kişinin, kendini korumak adına uydurduğu sanal, yapay kişilik övünmesi.

hiç sordunuz mu? ne için gurur duyuyorum diye?

ben sordum ve şu sonuca vardım.
hangi galakside doğacağıma ben karar vermedim?
annemi, babamı ben seçmedim?
aldığım eğitimi, doğacağım zamanı, ülkeyi ve bunun gibi hiç bir şeyi ben seçmedim.
bırakın seçmeyi sadece yaşamak zorunda olduğum durumları bile ben seçmedim.
 spoiler!
herkes şarlayacak ve ooo bizim hür irademiz var diyecekler. yok öyle bir şey dostlar. beyin ne öğrendiyse,neye şartlandıysa ve geniniz ne diyorsa paşa paşa onu yapıyoruz. sadece bahanelerle biz yapmışız gibi hissediyoruz o kadar. büyütülecek bir şey değil. hazım süreci zor oluyor. soda deneyebilirsiniz ama kısa süreli çözüm bilesiniz.

hiç bir şeyi ben seçmemişken yaptığımı sandığım neyimle gurur duyabilirim veya hangi özelliğimle gurur duyabilirim.

söyleyim hiç biriyle.
gurur, kıskançlık, öfke, sevgi gibi duygular beynin emniyet subabıdır. kendini korumak için idrak ettiği bir şeyi duygu olarak ortaya çıkarır.
 spoiler!
bunu düşünün derim

tatil modu

bir nevi kafadaki düşünceleri sessize alma modudur. çalışırsın çalışırsın çalışırsın ve pilin biter, batery low uyarısı alırsın. hah! işte orada sistemin artık kendisini kapatma yeridir tatil modu.

pazartesi sendromu

maaşlı çalışa her canlının tadacağı sendrom. maaşlı demiyelim çalışan herkesin diyelim. bu bile hafifletmez aslında sendromu.
tatil modundan çıkmadan hafta sonu biriken işler ve aynı rutine dönüşün verdiği dayanılmaz "of bu ne ya" hissidir.
ofiste kahveler uçuşur, gereksiz şakalar yapılır, müdür gelir ve hafta başlar.

erkeklik zarı

erkeğin erkekliğinin bozulduğu, namusunun gittiği, ailelerin artık erkeğe ikinci sınıf olarak baktığı, utanç duyulası bir insan haline gelmesidir.
zar dediysem öyle görünen bir zar değil; erkeğin arsızlaştığı zardır.
kendi kendine bozarlar bu zarı. ha bir kız da gelip bozmuş olabilir ama genel olarak erkek kendi bozar kendini.
namussuz namussuzdur, zarı olmaz.

yemek kartı

şirketlerin çalışanına sağladığı ve yemek yemelerini sağlayan kart. şirket karta anlaştığı kadar para yatırıyor.
sonra siz gidip anlaşmalı yerlerden limitiniz kadar yemek yiyorsunuz. bazı marketlerde de geçiyor. geçim mücadelesi malum.
ayın sonu gelmiyor o da ayrı bir konu. ilk gün zaten kendinize en pahalı yemeği ısmarlıyorsunuz, ayın en son günü de evden sandviç getiriyorsunuz. kapitalizm oyunlarından bişiy.
  • /
  • 6

fairy tale

gelişi ile heyecan yaratmış, sevindirmiş ama çok yanlış gelmiş yazar.
kadın sözlüğü, kadınları yererek, hırpalayarak, eleştirebileceğiniz bir alan değil.
doğruların peşindeyiz. ama güzellikle, sevgi diliyle ve olabildiğince nezaketle yazıyoruz. hiç birimiz kadın cinsinin mükemmel olmadığını biliyoruz, en iyi skalayı yakalamayı hedefliyoruz. kadın sözlüğü bunun için bulunmaz bir ortam.
kadınlar her türlü mecrada yeterince itilip, kakılıp, aşağılanıyor. bu şekilde yazmayı seviyorsanız bir çok sözlük sizi seve seve kabul eder. hatta baş tacı eder.
ama burası sizin alanınız değil! tüm samimiyetimle tekrar ediyorum, yanlış yerdesiniz.

Toplam betim sayısı: 101

sunshine

beğenerek okuduğum ve takip ettiğim yazar. anladığım kadarıyla anne içgüdüleri yüksek, kimsenin kırılmasını istemeyen ve genel ortamın huzurlu olmasına çaba gösteren kişidir.
umarım günün birinde karşılaşırız ve sarmaş dolaş oluruz.
yazılarımı veya yazdığım konuları çok fazla sevmiyor ve bunu anlıyorum. yalnız bir konuda değerlendirme olması için farklı noktalardan da bakabiliyor olmak gerekir. ateşin yakıcılığı, su ile ölçülür.
 spoiler!
yine edebiyat parçalıyor diyorsun biliyorum
sadece ateş olan bir ortamda olmuş olsan ve su'yun anlamını bilmesek bize ateş normal gelirdi.

bugün emine bulut vefat etti. bunun suçlusu hepimiziz aslında. çocuğunu 4-5 nesildir açık fikirli, doğru düşünen veya sadece kadına da değil kendine saygılı olmasını öğretemeyen ve bahane olarak erkek şiddetini gösteren bir kadın algısı var. bu kadınların eğittiği büyüttüğü kız çocukları, erkek evlatları var.

kasacası sevgili sunshine hayat bumerang gibidir biz hep karşıda olduğunu düşünürüz ama o bumerang bizim elimizden, dilimizden, düşüncemizden çıkmıştır ve eninde sonunda bizi bulur.

bana nasıl baktığın inan senin kendi bumerang'ın ben seni tüm kalbimle seviyorum.

sakin ol ve yavaşça klavyeni yere bırak

biraz önce müdürüme yakalandığımda yaşadığım replik. işten arta kalan zamanlarda sözlüğe sardım ve yazıyorum.
herkes iş yokken ojeden makyajdan veya erkeklerden bahsederken ben tıkır tıkır yazıyorum. herkesin dikkatini çekmiş herhalde.
müdürüm yanıma geldi ve neler yapıyorsun diye sordu ben de kıpkırmızı bir yüzle
-öhöm öhöm hiiç deyip en şirin halimi takındım ama yemedi.
bu günlük bu karar kızlar. yarın yine aynı saatte farklı başlıklarda buluşuruz.

sözlüğün sadece sözlük olmaması

terapi yeri gibi, geçen gün kayıt oldum, sıra numarası verdiler 5 diye. onları da doldurdum sonra hop yazar olmuşum.
yaz yaz ya bitmiyor. ne anlatacak şeyim varmış.
bir çok sözlükte yazdım burası güzel yermiş.

arvento

araç takip sistemi markası.
zaten bir bu kalmıştı takip etmedikleri. neredesin aysel, napıyorsun aysel, gittinmi aysel, geldin mi aysel? aysel de aysel. bu ne yahu.
müdür'üm bir de gevrek gevrek gülmez mi istersek seni yolda bırakabilriz diye. ben de sazan gibi atladım günün bütün yorgunluğuyla.
meğer sistem hem takip ediyormuş hem de isterse yolda aracı kilitleyebiliyorlarmış. şimdi bu adama ne yapmalı? ne demeli?

buraya da linki bırakıyorum. aman dikkat https://www.arvento.com

ayın elemanı

firmalarda işi en iyi yapan çalışana verilen stratejik kırbaç.

yani alttan alttan derki sen çalışmıyorsun, çalışırsan senin de elman kızarır. ayın elemanı artık sistemin adamıdır. sen artık bilirsin ve konuşurken ünlü gibi davranman gerekir.

madem oskar dağıtacaksın bunu primle yap o ne öyle bir yerlerde afişe etmek felan.

(bkz:göt)

an

en küçük zaman birimi olarak anlatılır ama bir de buradan dinleyin.

 spoiler!
kahveleri koyduysanız başlayalım.


sperm rahime düştüğünde önce 2ye sonra 4e bölünür. bu ayette söylediği gibi bir çiğnem et olana kadar devam eder.
sperm rahime düştükten sonraki 120. gününde ilk ruh üflendiği söylenir ki bu işte an dır.
yani sizin kim olacağınız ne olacağınız, cennete mi yoksa cehenneme mi gideceğiniz gibi her bilgi bu an'da belli olur ve kesinlikle değişmez. yani kulluğunuz belli olur.
 spoiler!
dini manada anlatıyorum bilimsel olarak ta anlatacağım merak etmeyin

ve siz bu an'nın versiyonlarını yaşarsınız. şöyle düşünün annesinden yeni doğmuş bir bebek ve aynı bebeğin çocukluk , ergenlik, yetişkinlik, yaşlılık evreleri hep o yeni doğmuş olan kızın evreleridir. bu evreler de demin bahsettiğim 120. günde oluşan astrolojik, genetik etkilerin bir tezahurudur. yani aynı sperm ile döllenmiş yumurtanın hallerinden başkası değildir. bu dinde kendini tanıma veya seyretme olarak anlatılır.

şimdi arkanıza yaslanın ve anlattıklarımı iyice düşünün sonra kahvenizden bir yudum daha alın ve yazının geri kalan kısmını okuyun. bu kıyağımı da unutmayın

siz kendinizi bir et varlık olarak düşünüyorsunuz ya aslında değilsiniz. beyninize gelen elektrik frekansının göz ile çözümlenmesinden başka bir şey değilsiniz. ama katı bir maddeyiz diyeceksiniz o da kuantum fiziğine göre gözlemlenen şeyin kendini parçacık yani madde olarak zannetmesinin yine beyninizde var sanılmasından başka bir şey değil.

bunların an'la ne alakası var diyeceksiniz.
 spoiler!
kahveden bir yudum daha alma zamanı geliş belli ki!

eğer beş duyu ile var sandığınız bedeninizi bir mikroskopla görme imkanınız olsaydı bügün sizi zorlayan kızdığınız, küstüğünüz, sevdiğiniz hiç bir şeyin anlamı olmayacaktı.
peki elektron mikroskobuyla görme imkanınız olsa???
bu seferde mikroskopla gördüğünüzün hiç bir anlamı olmayacaktı.

bunun anlamı aslında evren bir frekans katmanları bütünü. bir lahana gibi düşünün. siz en üs yaprağı görüyorsunuz ve bu diyorsunuz. bir alttaki de kendini bir üst ve bir alt frekansa göre değerlendiriyor.
an dediğiniz de işte bu değerlendirişin kendisi. yani siz et bedeninizden daha kesif bir frekansta da varsınız daha latif bir frekansta da ama şimdiki algınızda oluşmuş olan mekan algısı an'ın kendisi. yani 120. günde almış olduğunuz genetik ve astrolojik etkilerin kendini var saymasından başka bir şey değilsiniz.

onun için ölüm yoktur. ölüm denilen şey bu algı boyutlarından geçiş halidir. yani siz bir başka "aleme" veya "boyutu hissedip o algıya terfi ettiğinizde bir önceki algıdan ölürsünüz. size hiç mi olmadı. birisine çok aşıkken sonra sümük olsa silmeyeceğiniz kadar uzklaşmak.
olmuştur illaki. işte orada o kişiden öldünüz bilin.

an'da kalın dostlar an'da... ne varsa şu anda.
hayat şimdiden ibaret.
 spoiler!
evde kalmış bir kızın anıları diye yazarsınız bir yerlerde, koca bulamıyorsak boşuna değil

erkeklik zarı

erkeğin erkekliğinin bozulduğu, namusunun gittiği, ailelerin artık erkeğe ikinci sınıf olarak baktığı, utanç duyulası bir insan haline gelmesidir.
zar dediysem öyle görünen bir zar değil; erkeğin arsızlaştığı zardır.
kendi kendine bozarlar bu zarı. ha bir kız da gelip bozmuş olabilir ama genel olarak erkek kendi bozar kendini.
namussuz namussuzdur, zarı olmaz.

ekrem imamoğlu

tatilci belediye başkanı. tatilden gelebilirse büyük şehir çalışacak.

göt

bildiğin insanın kaba eti.

bu başlığı açmamın sebebi geçen iş yerindeki kızlardan dinlediğim hikaye.
hikaye de burada ---> (bkz:müdür)

yeme de yanında yat

lezzetli yemekler için söylenen lezzet yakıştırması.

en ilginç kullanımını bir mavi turda yeni tanışmış çiftin sabah kalktıklarında gece için söyledikleri şeydi.
ikisi de yiyişmemiş sadece yatmışlar.
(bkz:gösteripte vermemek)

anne olmak

insanın dünyaya geliş amacının bilmesidir anne olmak. kadın bedeni her haliyle anne olmak ve rahimiyetini yaşamak için hazırlanmıştır ve her yaptığı hareket veya hissediş bu yöndedir.
kendindeki yumurtayı dölleyecek spermi bile buna göre seçer.
yani siz birisine bir şey hissediyorsanız veya onu seviyorsanız, size çekici geliyorsa bilin ki bunu sizdeki kadınlık hormonu seçiyordur.
anne olmak kendini dölleyecek spermi seçen yumurtanın kendini bulmasıdır.

gerisi sadece hikayesi yok çok stresliymiş, yok çok güzel bir duyguymuş felan filan.
Henüz takip ettiği biri yok.